16 Eylül 2014 Salı

10 dakika göbek atan Tarkan: Dansöz müyüm bilemedim?


Harbiye Açıkhava’da arka arkaya verdiği  9 konserle tarihe geçen Tarkan, önceki akşam sezonun son konseriyle hayranlarına veda etti.

Tam 10 dakika boyunca kıvrak figürleriyle solo dans gösterisi yapan Tarkan’ın performansı Harbiye’yi adeta yıktı.

Tarkan, dansın sonunda hayranlarına “Dansöz müyüm bilemedim? Ama olsun dans etmeyi çok seviyorum” sözleriyle seyircilerine seslendi.

Vatan

Lady Gaga İstanbul'da sahnede soyundu

Ünlü şarkıcı Lady Gaga, İTÜ Stadyumu'ndaki konserine Türkçe "İstanbul, sizi seviyorum" diyerek başladı. Ünlü şarkıcının konseri, diğer dünya yıldızlarının aksine tam saatinde başladı. Lady Gaga'nın sahnede soyunması da dikkat çekti.


Lady Gaga, İstanbul konserine Türkçe sözler söyleyerek başladı. Ünlü şarkıcı ‘İstanbul sizi seviyorum’ dedikten sonra sevilen şarkılarıyla hayranlarını coşturmaya başladı.

Lady Gaga, konser vermeye gelen diğer dünya yıldızlarının aksine tam saatinde konserine başladı. Bad Romance şarkısına geçerken sahnede soyundu ve sadece siyah bir kilotla kalan Lady Gaga'ya yardımcıları yeni kıyafetini giydirdi.

Radikal

Kazakistan’ın milliyetçi lideri: Eşcinseller ulusumuz için bir tehdit

Kazakistan’daki Bolaşak adlı milliyetçi hareket, bir basın açıklaması düzenleyerek eşcinsellik “propagandası”nın yasaklanmasını istedi.

Geçen hafta yapılan açıklamada eşcinsellerin kamuda ve orduda görev almasının engellenmesi çağrısında bulunuldu.

Bolaşak lideri Dauren Babamuratov, eşcinsellerin Kazak toplumuna baskı uyguladığını iddia ederek eşcinsel haklarını savunmanın yasaklanması istedi.

Eşcinselleri cezalandırmak için DNA testi!

Almaata'daki gey barların şehri “Orta Asya’nın gey başkenti”ne dönüştürdüğü söyleyen Babamuratov şu ifadelerde bulundu:

“Alışveriş merkezlerinde ve halka açık diğer yerlerde renkli pantolonlar giymiş pek çok genç görüyoruz. Artık yönelimlerini saklamıyorlar. Bence birinin eşcinsel olup olmadığını DNA’sına bakarak anlamak çok kolay olmalı. Bir kan testiyle kişinin dejenere olup olmadığı ortaya çıkacaktır.”

Rusya’da “geleneksel olmayan cinsel ilişkiler propagandası”na yönelik yasaklar LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) haklarının insan hakları olduğunu ifade etmenin önündeki en büyük engeli oluşturuyor. Yasa, eski Sovyet ülkelerinde de yandaş topluyor.

Kaos GL

Transeksüel muhabir Michelle Demishevich Kurt işten çıkartıldı

Türkiye’nin ilk trans TV muhabiri Michelle Demishevich, "Cinsiyet kimliğinle sorunumuz yok ama iş ahlakına uymuyorsun" denilerek işten çıkarıldığını söyledi. İMC TV ise Demishevich'in haber kaynaklarıyla tartışma yaşadığı söyledi.
Çiçek Tahaoğlu - Bianet


Demishevich, Mart 2013’ten beri İMC TV’de muhabirlik yapıyordu. Türkiye’nin ilk trans TV muhabiri olduğuna dair haberler Hürriyet Kelebek’ten +1 TV’ye, Agence France Presse TV’den Time dergisine birçok mecrada yer almıştı.

Demishevich: Sigortasız çalışma, mobbing...

Demishevich işten çıkarılmasıyla ilgili şunları söyledi:

“Mobbing, girdiğim günden beri sigortamın yapılmaması, fazla mesai, cüzi maaş… Yedi aydır habere gönderilmiyordum. Haber müdürümüz gittikten sonra yeni haber müdürleri için son seçenek olmuştum. Doğrudan olmasa da, sohbet arasında kıyafetim, makyajımla ilgili uyarılar alıyordum. Ben gideyim diye yapılan uyarılar olduğunun farkındaydım.

“Bugün genel müdürün odasına çağrıldım. ‘Cinsiyet kimliğinizle sorunumuz yok ama iş ahlakına uymuyorsun’ dediler. Özlük haklarımdan vazgeçip işten ayrıldığıma dair bir kağıt imzalatmak istediler. Avukatım ikaz etti, imzalamadım. Birkaç gün içinde, çok sayıda avukatla dava açacağım.”

Demishevic olayın ardından sosyal medya hesaplarından kırmızı rujlu bir fotoğrafını “Uygunsuz kıyafetim, kırmızı rujum, sarı saçlarımla ahlaka uygunsuz 1 şekilde sevgiyle gülümsüyorum” mesajıyla paylaştı.

İMC TV: Haber kaynaklarıyla tartışma yaşıyor

İMC TV’den yapılan açıklamada ise Demishevich’in işine son verilmesinin, iddia edildiği gibi kırmızı ruj ve uygunsuz kıyafetle ilgili olmadığı söylendi. Açıklamada Demishevich'in habere gittiğinde haber kaynaklarıyla tartışma yaşadığı ve şikayetler geldiği ifade edildi.

Kanalın açıklaması şöyle:

“Birlikte çalıştığımız Michelle Demishevich ile yollarımızı ayırmamız nedeniyle sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde yer alan iddialar üzerine konuya açıklık getirme ihtiyacı duymaktayız.

“Michelle Demishevich’le çalışmaya son vermemizin, iddia edildiği gibi “kırmızı ruj ve uygunsuz kıyafet”le herhangi bir ilgisi yoktur. Kendisinin 7 aydır habere gönderilmediği iddiası da doğru değildir. Bizimle çalışmaya başladığı tarihten bu yana düzenli olarak haber takip etmiş, haberler için görevlendirilmiştir.

“Bizden ayrılmasına yol açan temel neden, iş disiplinine uygun hareket etmemesi, bu konuda uyarılmasına rağmen buna uygun davranmamaya devam etmesi olmuştur. İzlediği çok sayıda haberde habere kaynaklık eden kişilerle yaptığı tartışmalar nedeniyle tarafımıza birçok şikayet gelmiş, bu şikayetler doğrudan kendisine de aktarılmış ve İmc Tv çalışanı olarak izlediği haberlerde haber kaynaklarıyla tartışmaması, gerginlik ve tartışmaların nedeni olmaması gerektiği yönünde uyarılmıştır. Son olarak 13 Eylül’deki Cumartesi Anneleri eylemini izlemek üzere görevlendirilmiş, burada Cumartesi Anneleri’ni temsil eden kişilerle de tartışması, bir Cumartesi Annesi’ne yakışıksız sözler sarf etmesi bizim açımızdan son nokta olmuştur. İmc Tv olarak, çalışanlarımızın işlerini gazetecilerde olması gereken sorumluluk bilinciyle yapmaları noktasındaki hassasiyetimiz kimlik ve cinsiyet farkı olmadan herkes için geçerlidir.

“Michelle Demishevich’e çalıştığı süre boyunca giyimi, kurum içindeki davranışları nedeniyle uyarıda bulunulduğu da doğru değildir. Kendisinden, bizimle çalıştığı süre boyunca beklediğimiz gibi İmc tv’den ayrıldıktan sonra da sorumluluk ve dürüstlükle hareket etmesini bekleriz.”

"Hangi ruj yakışmamış ki kız sana!"

Pembe Hayat LGBT Derneği gönüllüleri, çalışanları ve yöneticileri, kırmızı ruj sürerek Demishevich'e destek oldu.

"TV muhabiri olmam da aktivizm"

Demishevich 30 Mart 2013’te bianet’e verdiği röportajda, trans bir bireyin televizyon muhabirliği yapmasının önemini vurgulamış, şöyle konuşmuştu:

“Aktivizm, sadece elinde bayrakla İstiklal’de yürümek değil. Trans bireyler televizyonda sadece olumsuz haberlerle gösterilirken benim televizyon muhabiri olarak çalışmam da bir aktivizm. ‘Ötekiler’in de bir şeyler yapabileceğini göstermek lazım. O yüzden bayrağı elime alıp yürümeye karar verdim. Ben burada herkes gibiyim. Cinsiyet kimliğim dışarıda kaldı. İşimi çok seviyorum”. (ÇT)

Lady Gaga konserinde dikkat çeken kıyafetler


Dünya yıldızı Lady Gaga'nın İstanbul konseri öncesinde konsere kostümlerle gelenler dikkat çekti.

Konser öncesinde uzun bilet kuyruğu oluştu. Konsere kostümlü gelenler dikkat çekti. ‘Artpop’ albümüyle en çok satanlar listesinde birinci sırada yer alan Gaga, dünya turnesi kapsamında İstanbul’da. Konser öncesinde uzun bilet kuyruğu oluştu. Konsere kostümlü gelenler dikkat çekti.

Gaga, bu akşam Maslak'taki İTÜ Stadyumu’nda sevenleriyle buluşacak. Yoğun ilginin beklendiği konsere saatler öncesinde gelenler, biletlerini görevlilere göstererek alana girebiliyor.

Milliyet

Trabzon'da "GAY"Ları dolandıran adam

Trabzon polisi geçtiğimiz günlerde çok ilginç bir operasyon düzenledi. Kendilerine gelen bir ihbarı değerlendiren polis ekipleri E.E, adlı bir kişinin Gay olan 12 kişiyi dolandırdığı yönünde ihbar aldı. Polis ekipleri E.E’yi gözaltına alarak emniyete getirdi. Zanlı hakkında şikayette bulunan kişiler, “ Bizimle İnternet üzerinden tanıştıktan sonra Çay bahçesinde buluşuyordu. Sonrasında ise otelde bize ilaç içirdikten sonra biz soyarak kaçtı.”ifadesine bulundular. Emniyetteki ifadesinde E.E, suçlamaları kabul etmediği öğrenildi.

Haber61.Net

Milli Gazete: eşcinseller şerde yarışıyorlar

Türkiye’nin İlk Eşcinsel Meclisi Kuruluyor


Share on facebookShare on twitterShare on emailShare on printMore Sharing Services0
Son CHP’li Kadıköy Belediyesi, milli ve manevi değerlerimize tamamen aykırı faaliyetlerin altına imza atmayı sürdürüyor. Kur’ân-ı Kerim’de yasaklanan ve sapkınlık olarak nitelendirilen eşcinsel yönelimler belediye bünyesine alınıyor. Kadıköy Belediyesi’nde Meclis kurma izni alan LGBTİ’ler hazırlıklara başladı. İlk toplantı 11 Eylül’de yapıldı. Resmi açışıl ise Ekim ayında…

İlk Toplantı Yapıldı

Kadıköy Belediyesi tarafından onaylanan ve desteklenen LGBTİ Meclisi Türkiye’de yaygınlaştırılmaya çalışılan sapkın cinsel yönelimleri koruma altına alıyor. LGBTİ üyelerinin Twitter ve Facebook gibi sosyal paylaşım mecralarında gururla ilan ettikleri Meclis için 11 Eylül’de Kadıköy Belediyesi Kent Konseyi’nde bir toplantı gerçekleştiren LGBTİ’ler Ekim ayında Meclisi resmen kurmayı plânlıyor. Kent Konseyi’nde gerçekleştirilen ilk toplantıda LGBTİ Meclisinin nasıl kurulacağı, ne gibi işlevler üstleneceği, ne tür çalışmalar yürüteceği konuları görüşüldü. Resmi kuruluş öncesi ilk toplantıya birçok LGBTİ üyesi katıldı.

Lgbt’liler Zafer Olarak Görüyor

LGBTİ Meclisi kurma izni alan eşcinseller, bu durumu sosyal medya üzerinden şu şekilde duyurdular: “2014 yerel yönetim seçimleri LGBTİ hareketi için önemli bir adımdı. Aktif olarak katıldığımız ve LGBTİ arkadaşlarımızın açık olarak belediye meclislerine adaylıklarını koydukları bir seçimdi. Aynı zamanda çok önemli bir çalışma olarak SPoD (Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği) 41 il ve ilçe belediye başkan adaylarıyla LGBTİ dostu belediyecilik protokolünü imzaladı. Geçirdiğimiz bu süreç LGBTİ hareketi açısından önemli bir adımdı. Şimdi yavaş yavaş bu adımlarımızın meyvelerini topluyoruz. Yerel yönetim seçimlerinin ardından İstanbul’da bu protokolü imzalayan belediyeler ile ne tür çalışmalar yapabileceğimiz konusunda çeşitli toplantılar düzenledik. Birçok fikir ve öneri sunduk. Bu fikirlerden birini yakın zamanda Kadıköy Belediyesi ile gerçekleştireceğiz. Ekim başı itibariyle Kadıköy Belediyesi Kent Konseyi kapsamında bir LGBTİ Meclisi oluşturacağız.”

http://www.milligazete.com.tr/haber/Serde_yarisiyorlar/334711#.VBiI1fl_vCs

15 Eylül 2014 Pazartesi

DAVID GANDY FOR AUTOGRAPH BY MARIANO VIVANCO


LGBT Oyuncular Homofobiyle Burun Buruna

Sonuçları yayınlanan çalışmaya göre birçok LGBT oyuncu hala Hollywood’da homofobiyle karşı karşıya;

California, Los Angeles Üniversitesi’ne bağlı Williams Institute tarafından gerçekleştirilen ve SAG-AFTRA tarafından fonlanmış çalışmanın sonuçları oldukça ilginçti. Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçları Federasyonu olarak da bilinen SAG-AFTRA’ya bağlı olarak çalışan oyuncular ile birlikte gerçekleştirilen çalışmaya 5.700’ün üzerine LGBT birey olan veya olmayan oyuncu katıldı ve sonuçlardan çarpıcı olanlar şöyle.

LGBT oyuncuların yarısından çoğu homofobik yorumlarla sette karşılaşıyor, özellikle de LGBT bir oyuncunun olmadığı bilinen setlerde homofobik şakalar bitmek, tükenmek bilmiyor.
Oyuncu ajansları, yönetmen ve yapımcılar hala LGBT oyunculara işe vermek istemiyor.
LGBT oyuncuların yarısından fazlası yönetmen ve yapımcıları LGBT oyuncular hakkında olumsuz yorumlarda bulunduklarını doğruluyor, özellikle çekim sırasında başarısız olunan durumlarda cinsel yönelimleriyle ilgili hakarete uğrayabildiklerini söylüyorlar.
LGBT oyuncuların heteroseksüek oyunculara göre menajerleri daha az bu da onları dezavantajlı duruma sokuyor, LGBT olduğu bilnen oyunculardan sadece %36’sının menajeri bulunuyor.
Yapımcı ve yönetmenlerin %45’i LGBT oyuncuların heteroseksüel oyuncular kadar kolay pazarlanamadığını düşünüyor bu yüzden de tercih etmediklerini söylüyor.
Heteroseksüel oyuncuların birçoğu LGBT rollerinde oynamak istemiyor, çünkü bunun gelecekteki kariyerlerini etkileyeceğini düşnüüyorlar.
Sonuç olarak Kaliforniya Los Angeles Üniversitesi’nden akademisyen Lee Badgett ve Jody L Herman eğer bir LGBT birey olarak Hollywood’da oyuncu olarak hayatta kalmak istiyorsanız karşınızda birçok bariyer olduğunu belirtiyor.

GayMag

Lezbiyen olduğunu açıklayan Orange is The New Black yazarı boşandı

Kısa süre önce Orange Is The New Black dizisinin oyuncularından Samier Wiley'le ilişki yaşamaya başlayan yazar Lauren Morelli, kocasından da boşandı.

Mayıs ayında lezbiyen olduğunu açıklayan ve sonra da dizide Pousey rolünü canlandıran Samier Wiley’le ilişki yaşamaya başlayan Lauren Morelli, 2 yıllık kocasından boşandı. TMZ’nin aktardığına göre çift “dostane” bir şekilde ayrılırken, Morelli Lexus marka arabalarını, eski kocası da Mazda marka arabalarını aldı.
Orange is the New Black dizisinin yazarı Morelli, Mayıs ayında bir makale yayınlayarak aslında lezbiyen olduğunu açıklamıştı. Morelli makalesinde “Lezbiyen olduğumu ilk olarak 2012 sonbaharında fark ettim” diye yazmıştı. Piper ve Alex adlı karakterler arasında geçen ve kendi yazdığı cümlelerin okunması sırasında bunu fark ettiğini, “kendi geleceğinin nasıl görünebileceğine dair” bir fikir edindiğini de eklemişti.

Kısa süre sonra, dizide Pousey rolünü canlandıran Samier Wiley’yle ilişki yaşamaya başlayan yazar, 66. Emmy ödüllerinden sonra yapılan partinin çıkışında ilk kez beraber görüntülenmişti.
Orange Is The New Black dizisi, bir hapishanede hayata tutunmaya çalışan, bu esnada lezbiyen ilişkiler yaşayan bir kadını anlatıyor.

Radikal

Okulda transseksüel arkadaşa etekli destek

Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde bir okulda erkek öğrenciler transseksüel arkadaşlarını desteklemek için etek giyerek okula gitti.
Facebook'ta Paylaş

BUENOS AIRES - Okul yönetimi tarafından pantolon giymeye zorlanan transseksüel arkadaşlarına destek vermek için etek giyen erkek öğrencilerin eylemine kız öğrenciler de katıldı. Öğrencilerin eylemlerini Facebook sayfasında duyurmasından sonra Pedro II Lisesi yöneticileri resmi kıyafet prosedüründe düzenlemelere gideceklerini açıkladı. (Canan KAYA/DHA)

Papa'dan çocuklu evlilik açılımı

Papa 1. Francis göreve geldiğinden beri farklı bir Papa olduğunu gösteriyor. Katoliklerin ruhani lideri, Vatikan'da 20 çiftin nikahını kıydı. Çiftler arasında yıllardır birlikte yaşayan ve çocukları olanlar da vardı.

Papa 1. Francis, Vatikan'da 1300 yıl sonra Avrupa dışından gelip, Papalık koltuğuna oturan ilk isim. Göreve geldiğinden bu yana Vatikan'da hoşgörü ve açıklık politikaları uyguluyor. Bunun son örneği de evlilik kurumu üzerine oldu.

Arjantinli din adamı Vatikan'da toplu nikah kıydı. Nikahları kıyılan 20 çift arasında yıllardır evlenmeden yaşayıp çocukları olan çiftler de vardı. 18 aydır görevde bulunan Papa, ilk toplu nikahında çiftleri kutsadı. 77 yaşındaki din adamı, çiftlere tavsiyede bulunmayı da ihmal etmedi.

Papa 1. Francis daha önce de Vatikan'da tabu olarak kabul edilen birçok şeyi yıkmıştı. "Eşcinseller ve kürtaj yaptıran kadınları yargılamak bana düşmez" demişti. Kilisenin kürtaj, doğum kontrolü ve eşcinsellik gibi konularda çağrı yapma takıntısını sona erdirmesi ve daha merhametli olması gerektiğini  savunmuştu.

CNN


Papa, 20 çifti evlendirdi

Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francisco, Vatikan'da yapılan törenle 20 çifti evlendirdi. Çiftlerin arasında hali hazırda birlikte yaşayanların olması ise Papa'nın, Vatikan'ın kurallarını yumuşatmasının bir işareti olarak algılandı.


RADİKAL – Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Franscisco, Vatikan’da yapılan törenle 20 çifti evlendirdi. Vatikan’ın “evlilik dışı cinsel ilişkiyi” günah olarak kabul ettiği bilinirken, Papa’nın hali hazırda birlikte yaşayan çiftleri de evlendirmesi, ruhani liderin kuralları yumuşatma çabasının devamı olarak algılandı.

Telegraph’ın haberine göre, görevi üstlendiği 18 aydan bu yana gerçekleştirdiği ilk evlenme merasiminde Papa, çocuğu olan çift Gabriella ve Guido’nun da nikahını kıydı. Ruhani lider, törende evlilik tavsiyeleri de verdi. Papa, “Evlilik gerçek hayattır, bir televizyon programı değildir” dedi.

Emine Erdoğan'ın eşcinsel modacısı konuştu

Aylık olarak yayınlanan ve 'muhafazakar' okuyucuları hedefleyen bir yayın çizgisi izleyen "Aysha" isimli kadın dergisinin bu ayki kapak konusu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan oldu.

RADİKAL – “First Lady Emine Erdoğan” başlığıyla Çankaya Köşkü’nün yeni ev sahibini kapağına taşıyan dergi, Emine Erdoğan’ın doğumundan genç kızlığına, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile tanışmasından bugününe kadar yaşadıklarını okuyucuya aktardı.

Derginin kapak konusunu oluşturan bu yazının ardından ise, Emine Erdoğan’ın modacılarından biri olan Tanju Babacan ile yapılmış röportaj yer alıyor. Gay modacı Tanju Babacan, bir süre önce muhafazakar bir yaşamı tercih etmiş ve dine yönelmişti. Babacan, cinsel tercihleri nedeniyle, özellikle camiye alışma konusunda zorlandığını da dile getirdiği röportajda, Emine Erdoğan ile birlikte çalıştıklarını söylüyor.

Babacan, “Emine Erdoğan Türkiye’nin First Lady’si oldu. Ona özel kreasyon hazırlıyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Evet, hanımefendi ile çalışıyoruz. Kendisi beni ağırladı, birlikte bir çalışmamız var. Bu sorunuza bu kadar cevap vermek istiyorum. Giyim insanların şahsına özeldir. Meşrebinizin ve lezzetinizin uyması önemlidir. Herkesin kendine has bir tarzı vardır.”

Patrick Rukai by Brian Jamie


LGBT’lerin kabullenilişi ve giderek sönümlenen ‘Gayborhood’lar

Chicago’nun Boystown semtinde bulunan en eski gay barlardan birinde barın müdavimleri, barda tanık oldukları olaya gülmekteler: Bir heteroseksüel kadın sürüsü…

Little Jim adlı barın 39 yıldır müdavimi olan 61 yaşındaki semt sakini Jame Davies, espri ile karışık “Sanki gay müzesinde gibiydiler. Fosilleşip fosilleşmediğimizi görmeye gelmişler gibi.” diyor.

GAYBORHOODLAR CAZİBESİNİ KAYBEDİYOR

Bunu ilerlemenin bir işareti olarak görebilirsiniz, fakat British Colombia Üniversitesi’nden sosyolog Amin Ghaziani bunu Amerika’nın tarihi gay yerleşim bölgelerinin “gayliğinin azaltılması (de-gaying) veya heteroseksüelleştirilmesi (straightening)” olarak yorumluyor.

Aralarında yirmi heteroseksüelin de bulunduğu bir grubun, homoseksüel evlilikler ve oy verme hakkı için açtıkları davaların federal mahkemelerde kazanılması, Amerika’da LGBT bireylerin gittikçe kabul edildiğinin göstergesi. Akademisyenler ve demograflar bu durumu ‘gayborhood’ (gay/eşcinsel semti) denilen bölgelerin cazibesini kaybedişinin sebebi olarak görüyor. Gay ve lezbiyenlerin, ‘gayborhood’lardan göçünün boyutunu hesaplamak zor. Çünkü Birleşik Devletler Nüfus Sayımı Bürosu bireylere cinsel yaşamları hakkında sorular sormuyor. Ancak, büro homoseksüel çiftlerin yaşadıkları hane bilgilerini toplamakta. Bu veriler eksik de olsa ABD’nin en doğru LGBT nüfusu hesaplamasını ortaya koyuyor. Ghaziani’nin yeni kitabında (There Goes the Gayborhood) not ettiği üzere; son 10 yılda, gay yerleşim bölgelerinde yaşayan gaylerin sayıları ülke genelinde yüzde 8.1 azalmış, lezbiyen bireylerin yüzde 13.6 oranında düşmüştür.

GAYBORHOOD İKİLEMİ

Görünürde bu durum yani demografinin değişmesi, gelişimin bir göstergesi. Sayıca az gay ve lezbiyen bireyler kendilerini dışarıya kapalı yerleşim bölgelerinde saklanmak zorunda hissetmiyorlar. Fakat bu değişim aynı zamanda eşcinsel topluluklar için ikilem yaratıyor. Bu topluluklar 50 yıllık eşcinsel hakları mücadelesinin odak noktası olan ve kültürel olarak önem teşkil eden bu mekanları nasıl koruyacaklar?

Ghaziani’ye göre sorulması gereken, bu kurtarılmış, güvenli bölgelere daha güvenli zamanlar geldiğinde ne olacağı.

DAHA ÇOK ÇOCUK ARABASI, DAHA AZ SEKS SHOP

Ghaziani ve diğer sosyolog ve demografların dikkatini çeken bu yavaş değişim, Boystown ve ABD’nin diğer kapalı gay bölgelerinde gözle görünür biçimdedir.

Seattle’daki tarihi eşcinsel dostu Capitol bölgesindeki homoseksüellerin hane sayısı, 2000-2012 yılları arasında yüzde 23 azalırken, yakın çevrelerdeki semtlerde ve şehrin çevresindeki banliyölerde eşcinsellerin hane sayısı artmıştır.

Washington Üniversitesi’nden Amy Spring’in 2012 yılında yaptığı araştırma ise gay ve lezbiyenlerin Washington’daki Tacoma bölgesi ve Nevada’nın Spring Valley bölgesi gibi orta büyüklükteki şehirlere dağıldıklarını gösteriyor.

Chicago ‘da Boystown ve komşu semtlerdeki eşcinsel nüfus yüzde 12 civarında. Bu Chicago ‘daki en yüksek oran. Fakat Ghaziani, diğer semtler ve varoşların da bu sayıya ulaşmakta olduğunu söylüyor.

Boystown, hala gökkuşağı renkli ‘onur’ direkleri ve Halsted caddesi boyunca sıralanan gay ve lezbiyen önderlerin tabelaları ile bir anıt özelliğini koruyor. Semti ikiye bölen ana cadde de ülkenin en büyük LGBT topluluğu merkezi. Bir hamam ve pek çok gay bar ve kulüpleri bulunuyor.

Ayrıca ABD’nin belediyece tanınmış ilk eşcinsel semti olmaktan gurur duyan Boystown, yakında LGBT bireylerin ihtiyaçları için planlanan uygun fiyatlı konut geliştirme projesine ev sahipliği yapacak. Fakat Halsted caddesi bugünlerde, heteroseksüel çiftlerin sürdüğü bebek arabalarıyla dolu. Bölgenin göl kıyısına yakın olması ve en iyi eğitimin verildiği devlet ilkokulun bölgede yer alması burayı bir çekim merkezi haline getirdi.

Değişen zevklerin işareti olarak, Ghaziani’nin belirttiğine göre, semtin sunduğu doğal görüntünün en belirgin unsuru olan seks shopların yerinde artık manikür pedikür salonları var. Ghazianinin röportaj yaptığı pek çok heteroseksüel semt sakini, Boystown’u bir eşcinsel semti olduğunu bile düşünmüyor.

Eşcinsel semtlerindeki gay yaşamının merkezi olan barlar bile değişmekte. Semtin simgesi olan büyük dans pisti ve amatör drag (erkeklerin kadın kıyafetleri giymesiyle yapılan gösteriler) gecelerine ev sahipliği yapan mekanlar, viski barları ile yer değiştirmiş durumda. Little Jim barmeni ve semt sakini Jimmy Bissonette, “Bu gece kulübü, şehirdeki yok olan onlarca gece kulübünden sadece biri” diyor.

Yaşlı müşterileri çeken loş ışıklı bir barda, bar masasının arkasında duran Bisonette “Gençler artık ‘parıltılı’ barlar istiyorlar.” diyor.

İnternette, gay semtlerinin çekiciliğini azaltan unsurlardan. gay camiası içerisinde çeşitli işlerle ilgilenmiş olan Mark Thomas’ın gözlemlerine göre yeni nesil,

internetteki konuşma odaları, randevu siteleri ve gaylerin gündelik buluşmalarına yardım eden Grindr gibi uygulamaları tercih ediyor.

YÜKSELEN FİYATLAR

Muhtemelen Boystown’un değişen yüzünü ve ülkedeki eşcinsel yerleşim yerlerini en fazla etkileyen faktörlerden biri seçkinleştirme.

1970’lerin sonu ve 1980’lerin başında, bu semtin başı çeteler ve yaygın suçlarla beladaydı. Bu da konutların ucuzlamasına yol açıyor ve bu durumda ev sahipleri de semte yönelen gaylere karşı ayrımcılık yapmaya pek niyetlenmiyordu. New York’taki West Village ve San Francisco’daki Castro semtlerinde olduğu gibi Boystown’da da semte olan LGBT akını konut stokunu yeniden canlandırdı ve yeni iş kollarının da bölgeye akın etmesini beraberinde getirdi. Son olarak da istenen miktarda bir toplamdan daha az insanın seçkinleştirilmesine neden oldu

Fakat zaman içinde Boystown’daki gay nüfusun bir kısmı, özellikle fiyatlar ucuz iken gayrimenkul satın alamamış olanlar, kiraların hızla yükselmesi ve semtin yaptığı sıçrama nedeniyle buradaki yaşam giderlerini karşılayamaz oldular.

“Hiçbirimizin olmasını istemediğimiz şey oldu” diyor Thomas, “Gayrimenkul fiyatları tavan yaptı, semt sakinleri daha zenginlerden oluşmaya başladı ve sokaklara bebek arabaları hakim oldu. Nihayetinde bu olanlar, ciddi miktarda gay nüfusunu şehirdeki başka semtlere veya uygun herhangi bir yere gitmeye zorladı.”

Çevredeki kenar mahallelerden biri olan Berwyn yükselen fiyatlar ve LGBT’lerin toplumda daha fazla kabul görmesinden yararlanabilmek için arayışa girdi.

Devam etmekte olan bir pazarlama kampanyası, yaklaşık 57,000 nüfuslu ve şehir merkezine 13 kilometre uzaklıktaki bu yere göreceli olarak ucuz kalan evleriyle müşteri çekmeye çalışıyor. Aynı zamanda Berwyn’in ülkede en yüksek eşcinsel hane yoğunluğuna sahip yerlerden biri olması ve Illinois eyaletinde yasal hale geldiğinden beri eşcinsel evlilikler konusunda lider konumda bulunmasıyla övünüyor.

Berwyn, gay ve lezbiyenlerin mavi yakalılara ait bu yerleşim yerine taşınmayı düşünmelerini sağlamak için Onur Yürüyüşü ve Boystown’daki etkinliklere temsilciler de gönderiyor.

Kar amacı gütmeyen Berwyn’i Geliştirme Derneği yetkililerinden Amy Crowther, “İnsanların tek istediği güzel ve konforlu bir yaşam sürmek. Gidecekleri yerler, yapabilecekleri etkinlikler ve iyi bir ev istiyorlar. Berwyn tüm bu imkanlara sahip ve burada açık bir kültür var. Homojen bir yapıda değiliz.” diyor.

BİR DÖNEMİN SONU MU?

Bazı gay ve lezbiyenlere göre, gay semtleri artık eskisi kadar gerekli ve faydalı değil. 46 yaşındaki Michael Rogers, yaklaşık 20 yıl önce batı Pensilvanya’dan Washington D.C.’ye taşındığında başkentin büyük eşcinsel yerleşim bölgelerinden Dupont Circle’da yaşamak için can attığını anlatıyor. Fakat, geçen yıl Oregon eyaletinin Portland kentine taşınırken büyük bir LGBT nüfusu ile birlikte ikamet etmenin pek de önceliği olmadığını söylüyor. Rogers, “Bundan 20 yıl sonra eşcinsel semtlerinin bugün bilinen halleriyle var olmaya devam edip etmeyeceğinden emin değilim.” diyor.

Washington’daki Third Way(Üçüncü Yol) isimli, kamuoyunda LGBT’lerin durumunu takip eden grubun araştırmacılarından biri olan Lanae Erickson Hatalsky, kendisinin ve eşinin büyük sınavlarını ilk evleri için Washington D.C.’de alışveriş yapmaya başladıklarında verdiklerini belirtiyor. Semtin içinde el ele tutuşarak rahatsız bakışlar ya da ıslıklarla karşılaşmadan dolaşabilecekler miydi? Çocuk sahibi olurlarsa okulda veya çocuk parkında iki annesi olan tek çocuk onlarınki mi olacaktı? “Bir önceki LGBT kuşağı kendilerine korunaklı ve kabul edilmiş yerler yaratmak için fazlaca çaba harcamak zorunda hissettiler ve Y kuşağı LGBT’lerinde olmayan bir his.” diyerek devam ediyor: “Ben bizim cinsel yönelimine bakmaksızın herkesle dost olabileceğimizi ve gitmek istediğimiz hemen hemen her yere gidebileceğimizi hissettiğimizi düşünüyorum.”.

Chicago  içinde ve çevresindeki kimi yerlerde partneri ile birlikte yaşamış olan Jaime Zurheide(38) eşcinsel semtlerini hiçbir zaman çok çekici bulmamış. Doktora öğrencisi olan Zurheide ve partneri gay ve lezbiyenler için bir pazar olmaya çalışan Berwyn’de bir ev satın almışlar. Zurheide semtin misafirperverlik için harcadığı çabayı takdir ediyor. Ancak, buraya taşınma kararlarının işe gidiş geliş süresi ve maddi yükle ilgili basit hesaplamalara dayandığını belirtiyor. Kendi kuşağının, özellikle de şehirde yaşayan kesimin, önceki kuşağın gay ve lezbiyenlerinin sahip olmadığı bir konforla yaşadığını söyleyip ekliyor: “Burada(Chicagoland) 10 yıl yaşadım ve bu hiçbir zaman üzerine düşüneceğim bir konu olmadı. Daha eski kuşaklara baktığımızda onlar için uğruna savaşılacak daha çok şey vardı. Ben kabullenilmek için mücadele etmek zorundaymışım gibi hissetmiyorum.”

USA TODAY’den çeviren Eda Başoğlu- Cansu Özyapıcıel

Evrensel gazetesi

Kısa paçalı Volkan!

Kısa pantolon kervanına Volkan Demirel de katıldı


Milli Takım’ın son maçında kadroya alınmayan Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel, önceki gün Zorlu Center AVM’deydi. Gazatecilerle konuşmak istemeyen Demirel, kısa paçalı pantolunuyla dikkat çekti.

Habertürk

Tarihin en garip dayanışması beyaz perdede: “Pride”

1984 yılında Galler’de yaşanan sıra dışı dayanışmayı anlatan yapım “Pride” vizyona girdi. Londralı bir eş cinsel grubunun greve giden madencilere destek verdiği olaylar örgüsünde kasabalıların hayatına yeni bir özgürlük kavramının girmesi de işleniyor.

Filmde rol alan aktör Bill Nighy, dönemin önemini anlattı:
“Benim jenerasyonumdan birine ya da bana hayatınızdaki dönüm noktalarından bahseder misiniz diye sorsanız çoğu kişiden alacağınız cevap, olaylar sonrası eş cinsellere duyulan sempati olacaktır. Bir de belki Amerika’da yaşanan sosyal hak ve özgürlükler konusu. Bu iki konu hayatımızda gururlanacağımız bir şeyler yaşamamızı sağladı. Film de empati duygusunu öne çıkararak bir anlamda kitlelere eğitici bir rol oynayacak.”

1984 yılının Mart ayında Margaret Thatcher hükumeti 20 kömür madeninin kapatılmasına karar vermiş ve uzun vadede madenlerin %70 oranında azaltılacağını duyurmuştu. Gallerli madenciler ise ayaklanarak Demir Leydi’ye karşı seslerini yükseltmişlerdi.

İlk gösterimini Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren “Pride” Avrupa’da vizyona girdi.

Copyright © 2014 euronews

Pembe Panter Olcay Şahan!

Beşiktaş’ın başarılı oyuncularından Olcay Şahan, önceki gün Nişantaşı’ndaydı. Bir arkadaşıyla mağazaları dolaşıp alışveriş yaparken görüntülenen Şahan’ın ilginç renkli giyim tarzı dikkatlerden kaçmadı.UMUT ÜNVER / MAKARON VATAN












2014'üm yaz şarkıları

40 milyon kullanıcısı bulunan Spotify bu yaz  en çok dinlenen şarkıları açıkladı. Benim bu  listeden anladığım ortalama müzik dinleyicisi  sekiz yaşında, dünya çok zevksiz ve yaşlanıyorum.

30 yıl önceki listelere baktım, ihya oldum. Eskiden müzik daha iyiymiş demekten kendimi alamadım. 2014’ün yaz şarkılarını dinleyeceğime 1984’ün yaz şarkılarını dinlerim daha iyi. Varsın geçmişte yaşamak böyle olsun, ben razıyım.

2014’ün yaz şarkıları

* Calvin Harris -  “Summer”
* Ariana Grande feat. Iggy Azalea - “Problem”
* Magic! - “Rude”
* Iggy Azalea - “Fancy”
* Jason Derulo feat. Snoop Dogg - “Wiggle”
* Nico & Vinz - “Am I Wrong”
* Coldplay - “A Sky Full of Stars”
* Clean Bandit feat. Jess Glynne - “Rather Be”
* Sam Smith - “Stay With Me”
*  David Guetta feat. Vassy - “Bad”

1984’ün yaz şarkıları

* Michael Jackson - “Thriller”
* Prince - “When Doves Cry”
* Madonna - “Borderline”
* Culture Club - “Karma Chameleon”
* Duran Duran - “Wild Boys”
* Van Halen - “Jump”
* Hall & Oates - “Out of Touch”
* Kool & The Gang - “Joanna”
* Bruce Springsteen - “Dancing in the Dark”
* Stevie Wonder - “I Just Called To Say I Love You”

Mehmet Tez - Milliyet