22 Aralık 2014 Pazartesi

Kırımlı - Murat Yıldırım


İkinci Dünya Savaşı'nda Kırım Türklerinin yaşadığı acıları anlatan ve Cengiz Dağcı'nın 'Korkunç Yıllar' adlı romanından uyarlanan 'Kırımlı/Korkunç Yıllar' filmi geçen hafta gösterime girdi. Film; imkânsızlıkların içinde yeşeren bir aşkı konu ediyor. Sadık ile Maria’nın aşkını. Sadık karakterini canlandıran Murat Yıldırım ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bilgisayar kampanyası başlıyor!

MUTLU HESAPÇI

21 Aralık 2014 Pazar

Elton John evlendiğini Instagram'dan duyurdu

Ünlü müzisyen Elton John, uzun yıllardır beraber olduğu David Furnish ile evlendiğini Instagram hesabından duyurdu. İmza atarken fotoğrafını paylaşan John, "Hukuki kısmı halloldu. Şimdi merasim zamanı" yazdı.

Ünlü müzisyen Sir Elton John, uzun yıllardır beraber olduğu David Furnish ile evlendiğini Instagram hesabından duyurdu.

İmza atarken fotoğrafını paylaşan John, "Hukuki kısmı halloldu. Şimdi merasim zamanı" yazdı.

Elton John'un basın sözcüsü, çiftin İngiltere'nin Berkshire kentindeki evlerinde düğün yapacaklarını ve ünlü yıldızların düğüne katılacağını söyledi.


Elton John ve David Furnish, 2005 yılında "medeni ortaklık" statüsünü almışlardı ve Windsor Guildhall'da bir törenle kutlamışlardı.

Mart'tan beri eşcinsel evlilik yasal

Medeni ortaklık statüsü, evlilik kadar kapsamlı olmamakla birlikte, çiftlere birlikteliklerinden dolayı bazı haklar tanıyor.

İngiltere ve Galler'de bu Mart ayına kadar hukuki olarak eşcinsel çiftlerin evlenmesi yasaktı ancak "medeni ortaklık" statüsü alabiliyorlardı.

Elton John, Mart ayında eşcinsel evlilikleri yasal hale getirdiği için "İngiltere ile çok gurur duyduğunu" söylemişti.


John, sözlerine şöyle devam etmişti:

"Bizim medeni ortaklık statüsü almamız, eşcinsel evlilik için uzun yıllardır kampanya yürüten pek çok insan için dönüm noktasıydı. 1950 ve 60'lı yıllarda İngiltere'de eşcinsel olmak çok zordu. Bu konuda insanların açık olması çok zordu. Üstelik suç olarak görülüyodu."

"Dolayısıyla evliliğin yasallaşması çok keyifli bir durum. Bunu kutlamalıyız. 'Medeni ortaklık statüsü var nasılsa, evlenmekle uğraşmayalım' demeyeceğiz. Evleneceğiz."

Elton John, instagram hesabında düğün davetiyesinin fotoğrafını da paylaştı.

Çiftin 2010 yılında doğan Zachary ile geçen yıl doğan Elijah adlı iki oğlu bulunuyor.

BBC Türkçe

Yeni James Bond Idris Elba olabilir!









ABD’deki Sony stüdyolarının geçtiğimiz haftalarda karşı karşıya kaldığı siber saldırı sonucunda internete sızdırılan epostalar ünlü İngiliz oyuncu Idris Elba’nın James Bond rolünü Daniel Craig’den devralan isim olabileceğini ortaya koydu.

Birce BORA / LONDRA 21 Aralık 2014 Hürriyet

Edmundo Perdomo


“İyi şeyler başardığım için bana 'gay' diyorlar”

Dört kuşaktır smokin diken bir ailenin 'Altın Makas' oğlu Levon Kordonciyan.

* Modacıların çoğunda bir cinsiyet sorunu var!

Gay’leri kast ediyorsun sanırım; iyi şeyler başardığım için bana da soruyorlar hep ‘gay misin?’ diye.
* Gay misiniz peki?

Hayır değilim; nedense başarılılar gay diye adlandırılıyor. İnce ruhlu olmak suç mu? Ben ailemden böyle gördüm.

http://www.posta.com.tr/PostaKarnaval/HaberDetay/-Iyi-seyler-basardigim-icin-bana--gay--diyorlar-.htm?ArticleID=259653

Malatya’da translara “makul şüphe” gözaltısı!

Malatya’da trans kadınların evi basıldı. Bir trans kadın da bindiği taksiden indirilerek zorla gözaltına alındı. Yerel kaynaklar, trans kadınlara dönük baskıların artmasında “makul şüphe” uygulamasının etkili olabileceğini belirtiyor.

Kamuoyunda “yargı paketi” olarak bilinen 6572 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanmasının hemen ardından, Malatya’da transların evleri basıldı ve bir trans bindiği taksiden zorla gözaltına alındı.

Polislere “kuvvetli şüphe” yerine “makul şüphe”de arama yetkisi tanıyan yasa kamuoyunda “polis devleti”ne doğru gidildiği söylenerek eleştirildi. “Makul şüphe” uygulamasının hak ihlallerine yol açacağı kaydedildi.

Ev baskını ve taksiden gözaltı

Yasayla ilgili tartışmalar sürerken, dün (18 Aralık) öğlen saatlerinde Malatya’da trans kadınların evleri basıldı. Polisin “fuhuş yapıldığı” iddiasıyla bastığı evden 2 trans kadın gözaltına alındı. Aynı gün içerisinde bir trans ise bindiği taksiden zorla indirilerek karakola götürüldü.

Karakolda hakaret ve psikolojik işkence

Malatya Homofobi ve Transfobi Karşıtı Gençlik İnisiyatifi’nden Emir Çoban’ın aktardıklarına göre, karakolda gözaltına alınan translara polis, “Götünü mü siktiriyorsun? İbne misin, top musun sen” ifadeleriyle psikolojik işkence uyguladı, hakaret etti.

Akşam saatlerinde ise Malatya’dan homofobi ve transfobi karşıtları karakol önüne giderek, arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep etti. Gözaltına alınan translar serbest bırakıldı.

Barınma hakkı gaspediliyor

Çoban yaptığı değerlendirmede, son zamanlarda Malatya’da seks işçisi translara dönük saldırıların arttığını söyledi. “Eskiden gece ev basarlardı şimdi güpegündüz baskınlar oluyor” diyen Çoban, her hafta en azından bir evin basıldığını ve trans kadınların gözaltına alındığını ifade etti.

Çoban baskınların trans kadınların barınma hakkını gasp ettiğini de sözlerine ekleyerek, “Sürekli ev değiştirmek durumunda kalıyoruz” dedi.

Çoban’a göre, baskın ve gözaltıların artmasında “makul şüphe” uygulaması da etkili olabilir.

www.kaosgl.com

“Sizce modern zamanların Hogwarts’ında LGBTİ’ye mensup öğrenciler olur muydu?”

Twitter’dan Bir Harry Potter hayranının kendisine yöneltiği “Sizce modern zamanların Hogwarts’ında LGBTİ’ye mensup öğrenciler olur muydu?” sorusuna JK. Rowling, “Eğer Harry Potter bize tek bir şey öğrettiyse o da kimsenin kapalı kapılar ardında yaşamamasıdır.” yazan bir poster paylaşarak cevap verdi.

http://turkagram.com/twitterdan-bir-harry-potter-hayraninin-kendisine-yoneltigi-sizce-modern-zamanlarin-hogwartsinda-lgbtiye/

SPoD, Beşiktaş Belediyesi’nde LGBTİ haklarını anlattı

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), Beşiktaş Belediyesi’ne yönelik “Kentli Hakları: LGBTİ Odaklı Yerel Yönetim Politikaları Bilgilendirmesi” eğitimini gerçekleştirdi.

Toplantıya CHP Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, başkan yardımcıları, meclis üyeleri, müdürler ve danışmanlardan oluşan bir grup katıldı. SPoD LGBTİ yönetim kurulu üyesi Gülesin Nemutlu’nun sunumu ve LISTAG Derneği üyesi Sema Yakar’ın konuşmasının ardından Beşiktaş Belediye Başkan danışmanı ve SPoD YK üyesi Sedef Çakmak da kendi deneyimleri üzerinden LGBTİ’lerin yaşadıkları sorunları ve Beşiktaş Belediyesi’nin yapacağı çalışmaları anlattı. Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar ise konuşmasında, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılıklara karşı Beşiktaş Belediyesi’nin, daima kararlılıkla mücadele edeceğinin altını çizdi.

dokuz8haber/sy

GS - Mersin: 3 - 2




Habertürk

VAN EKOGENÇ DERNEĞİNİN KAPATILMASI REDDEDİLDİ

VAN'da geçen yıl Haziran ayında bir grup genç tarafından kurulan Ekogenç Derneği hakkında, tüzüğünde 'cinsel yönelimlerin desteklenmesi' maddesi yer aldığı gerekçesiyle Van Valiliği tarafından açılan kapatma davasının 4'üncü duruşmasında...

VAN'da geçen yıl Haziran ayında bir grup genç tarafından kurulan Ekogenç Derneği hakkında, tüzüğünde 'cinsel yönelimlerin desteklenmesi' maddesi yer aldığı gerekçesiyle Van Valiliği tarafından açılan kapatma davasının 4'üncü duruşmasında karar çıktı. 5'inci Asliye Hukuk Mahkemesi derneğin kapatılması talebini reddetti.

Çeşitli meslek gruplarından bir grup genç Haziran 2013 yılında Van Gençlik ve Ekoloji (EKOGENÇ) Derneğini kurdu. Dernek hakkında tüzüğünde bulunan 'cinsel yönelimlerin desteklenmesi' maddesi nedeniyle Van Valiliği tarafından Temmuz ayında 5'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldı. Açılan davanın dördüncü duruşmasında mahkeme heyeti, dernek tüzüğünde geçen 'cinsel yönelimlerin desteklenmesi' maddesinin ahlaksızlık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği ile Kaos Gay Lezbiyen Kültürel Araştırmalar ve Dayanışma Derneği de karardan etkilenen gruplardan olduklarını ileri sürererek davaya fer'i müdahil oldu.

EMSAL KARAR OLDU

Derneğin Avukatı Müjde Tozbey Erden, Van Valiliği'nin, EKOGENÇ'in dernek tüzüğünde geçen 'cinsel yönelimlerin desteklenmesi' maddesinin nedeniyle ahlaksızlığa teşvik edildiği gerekçesiyle kapatılma davası açtığını söyledi. Avukat Erden, davayı kazandıklarını belirterek, "EKOGENÇ'in tüzüğünde geçen cinsel yönelimlerin desteklenmesi gerektiğine dair maddenin, ahlaksızlık olarak nitelendirilmesi üzerine açılan davada, mahkeme tarafından cinsel yönelimlerin desteklenmesi, özgürce yaşanabilmesinin ahlaksızlık olmadığı hak olduğu kabul edilmiş ve onaylanmıştır. Bundan sonra açılacak davalar içinde emsal karar halini almıştır. Arkadaşları bölgemizdeki muhafazakar iklimde LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel) bireylerinin varoluş mücadelesini gündeme getirmeleri, her şeye rağmen bu mücadeleyi destekleme konusundaki kararlılıkları nedeniyle de kutluyorum" diye konuştu.

Dernek kurucularından Cevahir Yiğit Böke ise dava süresince bir yıl boyunca hiçbir faaliyet gösteremediklerini söyledi. Hukuki mücadelinin yenik bir şekilde başladığını belirten Böke, "Bu sürede birçok yerden ve uluslararası destekler aldık ve bir hukuk mücadelesi başlattık. Bu davanın kazanımı Türkiye'de çok büyük bir kazanım olarak görülmesi gerekiyor. Çünkü 82 anayasasından itibaren Türkiye'de tek tip bir örgütlenme modeli vardı. Bu bir emsal karardır. Bu nedenle biz bu zaferi Türkiye'de bizim gibi düşünen herkesle paylaşıyoruz. Bir yıl boyunca her hangi bir faliyetimiz olmadığı halde derneğimize 45 başvuru oldu" diye konuştu.

DHA

Murat Yıldırım: Aşk yok hayatımda.


Aşk yok hayatımda. Bir süre tanımadım kendime... İşimde çok mutluyum. Neye konsantre olursanız, o olur. “İlla hayatıma biri girsin” derseniz, karşınıza biri çıkar. Benim şu an önceliğim işim.

Milliyet

Ansel Elgort Eşcinsel Mi?


Aynı Yıldızın Altında filmiyle yıldızı parlayan ünlü oyuncu Ansel Elgort, 18 Aralık’ta, Ağustos 2014’ten beri devam eden “eşcinsellik” iddialarına Twitter’da açıklık getirdi. Elgort, iddiaları reddederek 2 tweet paylaştı.

“Yeterince açık değilse söyleyeyim… Kızlardan hoşlanıyorum. Hem de çok.”
“Ayrıca şunu söylememe izin verin eğer gay olsaydım, bunu saklamazdım. Gay ya da straight olmak iyi veya kötü bir şey değil, sadece olduğundur. Neysen, osun. Kendine doğru ol.

AKP’li Gay ve Lezbiyenler’de Varmış.

Muhafazakar bir parti olan AKP, dindar bir toplum oluşturmak istediklerini bizzat Tayyip Erdoğan tarafından alanlarda dillendirmiş ve bu konuda çeşitli kesimlerden tepki görmüştü. Özelllikle eşcinsellik konusunda kesin görüşleri olan ve bu konuda katı bir tutum sergileyen Ak Parti, son yapılan açıklamalara göre LGBTİ’li olan bazı çevrelerden de oy aldığını gösterdi.

Konuyla ilgili İsmini açıklamayan 23 yaşındaki eşcinsel bir öğrenci, bir internet sitesine isimsiz verdiği röportajında, “Bu sene Onur Yürüyüşü’nde AK LGBT’liler olarak biz de varız, geliyoruz” dedi. LGBTİ bireyleri olarak AKP’nin eşcinsellere karşı tutumunu hiçbir şekilde desteklemediklerini söyleyen LGBTİ’li eşcinsel öğrenci, parti yetkililerine ve AKP’ye oy veren halka, AKP’yi destekleyen LGBTİ bireyleri olduğunu göstermek istediklerini belirtti.

Eşcinsel öğrenci, LGBTİ bireylerinin farklı ideolojik siyasi görüşleri olabileceğini, kabul ve hoşgörülü olunması gerektiğini savundu. ‘AK Parti LGBT Bireyleri’ adlı bu grubun, bu yıl düzenlenecek Onur Yürüyüşü’ne AKP bayrakları ile ilk kez katılacaklarını açıklaması AKP’li bazı çevreler tarafından tepki çekti. Gelen tepkiler üzerine AK Partili LGBTİ bireyleri 29 Haziran Pazar günü yapılacak yürüyüşe katılma düşüncelerini şimdilik askıya aldıklarını açıkladı.

AK LGBT bireylerinin yürüyüşte yer almalarını destekleyen Ulumeriç, “Bu arkadaşlar gerçekten var ve AKP’yi desteklemeleri normal. Çünkü AKP’lilerde henüz LGBTİ perspektifi gelişmedi. Zamanla gelişecek diye konuşan çeşitli ideolojilerden LGBTİ bireyler var. Bunun bir önemi yok, Onur Yürüyüşü’nde kendi kimliklerini temsil ediyorlar. Yürüyüş bunun için düzenleniyor” dedi.

http://www.enikonu.com/akpli-gay-ve-lezbiyenlerde-varmis.html

20 Aralık 2014 Cumartesi

Adam Boguta by Piotr Serafin


İngiliz şarkıcı Elton John erkek sevgilisiyle evleniyor

Dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Elton John, 2005 yılında "medeni ortaklık" yoluyla hayatını birleştirdiği David Furnish ile bu hafta sonu evlenecek

İngiliz basınında yer alan haberlere göre, 21 Aralık 2005'te "medeni ortaklık" adı altında eşcinsel çiftlerin hayatlarını birleştirebildiği uygulamaya dahil olan John ve Furnish'in, "medeni ortaklıklarının" 9'uncu yıldönümlerinde resmi olarak evlenecekleri bildirildi.

Ünlü şarkıcı, İngiltere'de geçen mart ayında eşcinsel evliliğin resmi ve yasal olarak kabul edilmesinin ardından evleneceğini duyurmuştu.

 ELTON JOHN SANDALYEYE OTURMAYA ÇALIŞIRKEN DÜŞTÜ

67 yaşındaki Elton John ve 52 yaşındaki David Furnish'in aile üyeleri ile David Beckham ve Elizabeth Hurley gibi ünlülerin davetli listesinde yer aldığı nikah töreninde, çiftin yüzüklerini evlat edindikleri çocuklarının taşıyacağı belirtildi. Nikah töreninin, İngiltere kraliyet ailesinin resmi konutunun da bulunduğu başkent Londra yakınlarındaki Windsor kasabasındaki evlerinde yapılması bekleniyor.

İngiltere'de ve Galler'de bu yıl çok sayıda eşcinsel çift evlendi. İngiltere'deki tüm siyasi partilerin desteklediği "eşcinsel evliliğin resmi olarak kabul edilmesini" öngören yasa tasarısı, geçen yıl temmuz ayında Kraliçe 2. Elizabeth tarafından onaylanmıştı. Yasanın onaylanmasıyla ülkede eşcinsel çiftler artık resmi törenlerin yanı sıra onay almaları durumunda dini törenlerle de evlenebiliyor. Ayrıca daha önce "medeni ortaklık" yoluyla hayatını birleştirmiş eşcinsel çiftler, bunu "evliliğe" çevirebiliyor.

İngiltere'de "medeni ortaklık" adı altında eşcinsel çiftler 2005 yılından bu yana hayatını birleştirebiliyordu. Ancak eşcinsel çiftler kiliselerde ve dini kurumlarda evlenemiyor ve "evli" olarak adlandırılmıyordu.

AA

Usher'a cinsel teklif: "Cep telefonunu içimde şarj etmek ister misin?"

ABD'li R&B şarkıcısı Usher, Miami'deki bir gece kulübünde şok bir teklifle karşılaştı.


Eğlenmek için gittiği kulüpte Usher'ın etrafını saran kadın hayranlarından biri, 36 yaşındaki şarkıcıya, "Cinsel organımın içinde cep telefonunu şarj etmek ister misin?" diye sordu.

İsmi açıklanmayan kadının sorusu, Usher ve masasının etrafındaki korumalar dahil çevredekileri hem şaşırttı hem de güldürdü.

Usher yaklaşık iki hafta önce Miami'deki "Art Basel" fuarındaki bir sanat çalışması kapsamında bir kadının cinsel organında cep telefonunu şarj etmişti.

Hürriyet

19 Aralık 2014 Cuma

Ayrıksı ve zarif bir melodram

Plastik evrenleri, asi karakterleri, alternatif müzik skalası, cinsel tabularla ilişkisi, anarşist yaklaşımı, punk kültürüyle bağı ve canlı rejisiyle bilinen biseksüel bir yönetmenin olgunlukla imtihanı… “Karda Bir Beyaz Kuş”, eşcinsel sinemanın “Yaşamın Dibi” ve “Kıyamet Kuşağı” gibi kilometre taşlarına imza atan Gregg Araki’nin “Tenin Gizemi”yle başlayan ikinci dönemine ait, gerilimle gizemin dengesini iyi ayarlayan zarif bir melodram... Matem, ölüm, aile, bekaret tabusu gibi temaları sömürüye kaymadan ele alınca, Almodóvar’ın bu türdeki katmanlı eserlerini hatırlatmak, “Annem Hakkında Her Şey”le bağ kurmak kolaylaşıyor.

Yeni Eşcinsel Sineması akımının nevi şahsına münhasır isimlerinden Gregg Araki, sinemaya 80’lerin sonunda girse de 90’ların başındaki tartışmalı eserleriyle anılmıştır. Başyapıt seviyesindeki “Yaşamın Dibi” (“The Living End”, 1991) ve “Kıyamet Kuşağı” (“The Doom Generation”, 1995) ile şöhrete kavuşmuştur. Kendi jenerasyonunda Gus Van Sant ve Todd Haynes’le birlikte ‘en önemli üç isimden biri’ olarak kabul görmüştür. Böylece ABD’de karşıt kültürün ayakları üzerinde duran bir temsilcisi olmuştur.

EŞCİNSEL SİNEMANIN AUTEUR YÖNETMENLERİNDEN

Yönetmen, camp (bilinçli bayağılık estetiği) dünyası, alternatif müziklere (shoegazing türü gibi) ilgisi, anarşist tavrı, cinsel tabuları yıkma arzusu, punk kültürüne yakınlığı, canlı rejisi ve ilişkilere getirdiği eşcinsel/biseksüel yorumuyla bir kimlik oluşturmuştur. Sinemasında her daim bir plastik doku öne çıkarken, buna John Waters kaynaklı, iğneleme kaygılı ince bir mizah da eşlik eder. En azından 1999’da çektiği en piyasa işi filmi “İkisini de Sevdim”e (“Splendor”) kadar süren asi ilk döneminde, homofobik ve muhafazakar kesimleri çaktırmadan eleştiri yağmuruna tutmuştur Araki.

Fransız Yeni Dalgası’nın metotlarını ‘karşıt kültür’ün gözünden yorumlayan Yeni Eşcinsel Sineması’nda yönetmenin bu yıllarını Jean-Luc Godard’a veya Louis Malle’e yakın bulabiliriz. Ama Godard’ın deneyleri ile Malle’in cinsellikle ilişkisini, Rainer Werner Fassbinder’in renkli ve plastik döneminin dokusuyla ve ruhuyla sarmalamak esaslı hedefe dönüşmüştür.

Rengarenk bir dünyada deneyci ve cinsel tabularla haşır neşir Fransız Yeni Dalgası temsilleri görürüz sanki. Tüm bunlar homoerotizmi öne çıkaran bir cinsel özgürlük/fantezi arayışıyla ele alınır. Eşcinsel, heteroseksüel veya biseksüel arzulara hitap etmesi fark etmeksizin, cinsellik Araki’nin sinemasının her daim bir parçası olmuştur. 2004 tarihli “Tenin Gizemi” (“Mysterious Skin”) onun için kilit bir eserdir. Zira orada geçmişinde cinsel tacize uğramış, biri jigololuk yapmaya başlarken, diğeri herkes tarafından dışlanan iki gencin dostluğu anlatılır. Joseph Gordon-Levitt ile Brady Corbet, Araki’yi en ciddi ve dramatik filmine yönlendirmiştir.

MELODRAMI SÜSLEYEN PLASTİK BİR GİZEM


Bu onun olgunlukla ve doğal renklerle imtihanı anlamına gelmiştir aslında. Anna Faris’li karton ve ticari komedi filmi “Smiley Face” (2007) ise yönetmenin iş kazalarından biridir. “Karda Bir Beyaz Kuş” (“White Bird in a Blizzard”, 2014) Araki ciddiyetiyle nefes alan bir film. “Tenin Gizemi” ile birlikte onun kariyerinin nadir edebiyat uyarlamalarından. Araki’nin asi ve dinamik karakterlerinden bir gıdım, cinsellik ve tutku sevgisinden ise fazlaca barındıran eser, temelde ‘matem’ duygusunu keşfe çıkıyor. Ancak karşımızda, ‘ölüm’ ve ‘kayıplar’ üzerinden akan en sıra dışı anne-kız ilişkilerinden biri beliriyor. Laura Kasischke uyarlaması “Bir Nefeste Hayat”ta (“Life Before Her Eyes”, 2006) Uma Thurman-Evan Rachel Wood arasında canlanan, gizem ve gerilim yüklü etkileşimin bir benzeri, edebiyatçının ikinci başarılı sinema uyarlamasında da mevcut.

Yeni Eşcinsel Sineması’nın ikinci kuşağından eşcinsel John Cameron Mitchell’in “Mutluluğun Peşinde”de (“Rabbit Hole”, 2010) ‘matem’le duygusallaşma zafiyetini tekrarlamayan yönetmen, sömürüden kaçmak için her şeyi yapıyor. Adeta “Annem Hakkında Her Şey”in (“Todo Sobre Mi Madre”, 1999) yeğeni olarak anılabilecek bir esere imza atıyor. 17 yaşındaki bir kızın cinsellikle tanışmasını, tutku dolu seks arayışını perdeye taşırken, bu eyleminde Edith Carlmar’ın cesaretiyle klasikleşen “Asi Kız”ı (“Ung Flukt”, 1956) kadar net durmuyor. Aksine arka fonda beliren acıdan, sürpriz finalleri seven bir Araki gizemi çıkarmak istiyor.

ANNE İLE KIZ SAÇ SAÇA BAŞ BAŞA

Amerikan banliyösünde bir ‘hagsploitation’ ya da ‘psycho-biddy’ atmosferi canlanıyor. Sanki “Strait-Jacket” (1964) veya “Mommie Dearest” (1981) kıvamında delilikten beslenen bir anne-kız çekişmesi izliyoruz. Bu kadınların arasındaki kavgaları merkezine alan psikolojik-gerilim şablonu, çıtır sevgili rekabetine kadar uzanırken, Green’in Woodley’nin karşısında sürekli arıza çıkması ve saçlarını bozması tedirgin edici Joan Crawford siluetini akla getiriyor.
Araki, aslında kitsch öğelerden beslenme ezberini sürdürüyor. “Tenin Gizemi”nden itibaren başlayan baskın plastik dünyayı çocukların/gençlerin hayalinde, rüyasındaymış gibi gösterme arzusu bir kez daha açığa çıkıyor. “Gümmm”de (“Kaboom”, 2010) kıyamet filmine kaykılan bu yorum, aslında “Karda Bir Beyaz Kuş”ta sürekli uyanırken çekilen Kat’in etrafında dönüyor. En nihayetinde de onun gerçeküstücü tablolarla sarılmış, ultra camp beyaz kabus sahnelerine kadar uzanıyor.

80’LERDE GEÇEN BİR DOUGLAS SIRK FİLMİ GİBİ


Karların altında yatan anne bedeni filmin ana imajı olarak zihnimize kazınıyor. Aslında 1988’de annesini kaybeden karakterimiz, uzun süre bu olayın gerçekliğini sorgulasa da esas mesele farklı gelişiyor. Dramatik yapı, pembe dizilere yakın bir omurgaya kavuşurken, bu plastiklik avantaja dönüşüyor.

Araki, seyirciye istediğini vermiyor. Aksine çıplak bir Shailene Woodley, seks sahneleri, gerçeküstücü kabus sahneleri ve sürekli uyanan bir karakterle, flashback anlatılarını anlamlandırıyor. 1988-1991 arasında, tam gününü bilmediğimiz havada kalan akış ilgi çekici... ‘Parlak renkler’ arka plandan her daim içeri sızarken, 80’lerde geçen bir Douglas Sirk filmi izlenimi de yaratılıyor.

İŞLEVSİZ AİLE YAPAYLIKTAN BESLENİYOR

Sheryl Lee’nin varlığı David Lynch malzemesine dönüşürken, eşcinsel arkadaş ekibi de ayrı bir katkı yapıyor. Meselenin özü temelde banliyödeki yan komşuyla ilişkinin yarattığı cinsel arayış, cinsellikle tanışma klişesi... Annenin rekabete girmesi de bir zalimlik getiriyor. Ama asla gerçek bir anne duygusu, bir evlilik iradesi hissedemiyoruz.

Araki kendi gençlik dönemine denk gelen bir periyoda odaklanırken, bir bakıma yaşadığı sıkıntıları da öne çıkarıyor. Ergenleri ele alma arzusunu bir kez daha gösteriyor. Ama cinsel fantezi adına net adımlar atmıyor. “Tenin Gizemi” geleneğini izleyip onu “Annem Hakkında Her Şey” yoluna sokuyor. Sürekli yapay bir kostümün, plastik set tasarımının, parlak renklerin anlamını kavramamız istenirken, arkadan ‘eşcinsel yorumu’ çıkıyor.

ÜÇ FORMÜLDEN BESLENEN ARAKI MELODRAMI

Araki geleneğinden bir melodram böylece beliriyor. Ölüm, matem, kayıplar, intikam, sadakat gibi kavramlar, dramatik yapıda çok farklı yerlere yerleştiriliyor. Böylece “Karda Bir Beyaz Kuş”, “Annem Hakkında Her Şey”, “Mommie Dearest” ve “Asi Kız”ın, üç ayrı köşeye itilmiş formülün bir karışımı olarak canlanıyor. 50 yaşını geçen biseksüel bir yönetmenin Almodóvar’ın olgunluk yıllarındaki geleneğine tutunma arayışı bu temelde…

Melodramatik öğelerle bezeli bir şablon denenirken, aslında hüzünle, kayıplarla, aileyle, evlilikle, başarıyla dalga geçmek hedef... “Kıyamet Kuşağı” kadar sert olmamak bu noktada anlam kazanıyor. Ergen kızın cinsel arayışı, çekişme kurallı anne-kız ilişkisi ve banliyöde geçen plastik melodram her türlü incelemeye açık hale geliyor. Amerikan orta sınıf ailesinin sıradan dünyasından birçok şey bu sayede önümüze dökülüyor.

Araki, kendi jenerasyonundan Todd Haynes’in bir Douglas Sirk filminden esinlenerek Technicolor renkleriyle çektiği melodram başyapıtı “Cennetten Çok Uzakta”ya (“Far From Heaven”, 2002) selam çakmış burada sanki. Oradaki 50’ler atmosferini 80’lere taşımış. Bu da kendine en uygun rolü bulan Shailene Woodley’nin fiziksel özelliklerini de kullanmasını iyi bilen başarılı performansına alan açıp, “Aynı Yıldızın Altında”da (“The Fault in Our Stars”, 2014) düştüğü gülünç durumu unutturmasını sağlıyor.

Kerem Akça - habertürk

Salih Keçeci'den Kuşum Aydın'a: O Zaten Biseksüeldir, Davul Gibi Olmuş

Hafta içi her gün TV8 ekranlarına yayınlanan Funda Özkalyoncuoğlu, Jess Molho ve Gamze Karaman ' ın hazırlayıp sunduğu Salih Keçeci'nin magazin gündemini yorumladığı 'Aramızda Kalsın' programı haftanın son bölümü ile izleyicisinin karşını çıktı.

Estetik mağduru olan ünlü sanatçı Kuşum Aydın'ın son görüntüleri herkesi şaşırtmıştı.

''Kuşum Aydın Biseksüeldir''
Aramızda Kalsın'ın bugünkü bölümüne usta gazeteci Salih Keçeci'nin Kuşum Aydın hakkında yaptığı açıklamalar damgasını vurdu. Keçeci, 'Aydın'ın bu hali sadece estetikten dolayı değil. Hormon ilaçları da alıyor. Aydın biseksüel. Aksini iddia eden varsa buyursun' dedi.

Programın sunucusu Jess Molho, Keçeci'nin bu açıklamalarına karşın, ''Saygımız sonsuz, öyle bir açıklama yaptı mı kendisi'' diye sordu. Keçeci'de bu soruya 'Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar' diye cevap verdi.

'Davul Gibi Oldu' 

Keçeci açıklamalarına şöyle devam etti; Vücudunda küçük, tadında
tuzunda estetik vardı. Beş sene önceki hali çok kibar, zayıf, temiz, pırıl pırıl yüzü ve fiziği vardı. Davul gibi oldu davul...

http://beyazgazete.com/video/webtv/televizyon-40/salih-kececi-den-kusum-aydin-a-o-zaten-biseksueldir-davul-gibi-olmus-433388.html

Jess Molho Hakkında
1994 yılından beri TV sunuculuğu yapmaktadır. Sihirli Annem, Çocuklar Duymasın, Dadı, Çarli İş Başında, Yaprak Dökümü, Mahşer, Sardunya Sokak adlı dizilerde rol almış, Oryantal Star'ın da sunuculuğunu üstlenmiştir.Star TV'de yayınlanan Ünlüler Sirki adlı yarışma programında da trapez üzerinde gösteri yapmak üzere yarışmacı olarak bulunmaktadır.Son olarak Fox TV'de Prenses Perfinya adlı dizide oynamıştır. İtalyan Musevisi'dir. Babası İtalyandır ve...

Los Vivancos'dan 'Best Of' flamenko






Çocukluklarından bu yana hep birlikte dans eden yedi kardeşten oluşan ve Türkiye'de de çok sevilen flamenko topluluğu Los Vivancos, dünyada ilk kez '7 Hermanos' ve 'Aeternum'un en iyi bölümlerini sergiledikleri 'Best Of' gösterileriyle 17 Aralık'ta Ankara MEB Şura Salonu, 19-20 Aralık'ta ise İstanbul CRR sahnesinde.

Radikal

Putin'e "Cinsel yöneliminiz nedir" diye sormak istediler

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in bugün yaptığı basın toplantısında Rus lideri protesto etmek isteyenler gözaltına alındı.


Rusya ’nın eşcinsellere karşı katı politikalarını protesto etmek isteyen eylemciler, polise verdikleri ifadede, Putin’e çeşitli sorular sormak istediklerini belirtti.

Independent’ta yer alan habere göre, gözaltına alınan yaklaşık 20 eylemci basın toplantısından 1 saat önce toplantının yapılacağı mekanın önünde toplandı. Toplantı salonuna izinsiz girmeye çalışan eylemciler, polis tarafından engellenince Rus lidere soramadıkları soruları yüksek sesle okudu. Eylemci Nataliya Diodasina, Putin’e, sorulacak sorulardan birinin “Cinsel yöneliminiz nedir?” olduğunu ifade etti.

RADİKAL