31 Ekim 2014 Cuma

Russell Brand biseksüel olup olmadığı konusuna açıklık getirdi.


Katy Perry’nin eski kocası olan ve 2011 Aralık’ında güzel şarkıcıdan ayrılan ünlü komedyen, biseksüel olmayı tercih ettiğini ama yetişme tarzı nedeniyle çok kuvvetli bir heteroseksüel mantaliteye sahip olduğunu ifade etti. Absolute Radio’dan Geoff Lloyd’a konuşan Brand şunları söyledi:
‘Şu ara bekarım. Bütün ilişkilere doğru biçimde yaklaşmak gerek. Bütün ilişki tiplerinden bahsediyorum, eşcinsel olanlar dahil… Her türlü tercihe ve ilişkiye saygıyla yaklaşıyorum. Biseksüel olmayı isterdim. Ama bu konuda çok gelenekselim. Hatta biraz sıkıcı olduğum bile söylenebilir.’
Brand, geçtiğimiz günlerde bir barın tuvaletinde bir erkeğin cinsel ilişki talebiyle karşılaşmış ve bu haber basına yansımıştı. Ünlü komedyenin, bu olaydan çok kısa bir süre sonra biseksüellik ve eşcinsellik konusunda saygılı olduğunu ama kendisinin koyu bir heteroseksüel olduğunu ifade etmesi, dikkatleri çekti.
http://metrosfer.com/russell-brand-biseksuel-mi/

Apple'ın patronu Cook gay olduğunu açıkladı

Apple'ın Steve Jobs sonrası dümene geçen dev ismi Tim Cook, ilk kez gay olduğunu açıkladı.


Yıllar önce Out dergisi tarafından dünyanın en güçlü eşcinseli seçilerek dikkatleri üzerine çeken Cook, ilk kez gay olduğunu açıkladı. Gay olmaktan gurur duyduğunun altını çizen Cook, bugüne kadar bunu söyleme ihtiyacı içine girmediğini; ancak konumu itibariyle insanlara ilham verebileceğini düşünerek bunu açıkladığını kaydetti.
Bloomberg Businessweek dergisinde yayımlanan mektubunda gay olduğunu söyledi. Gay'liğin Tanrı'nın kendisine verdiği en büyük armağan olduğuna da vurgu yapan Cook, bu mesajıyla Apple gibi çeşitlilikten yana olan bir şirkette çalıştığından ötürü şanslı olduğunu; ancak kendisi kadar şanslı olmayan bu azınlık kitlenin de yanında olduğu mesajını vermiş oldu.

Radikal

30 Ekim 2014 Perşembe

Dünya eşcinselliği ahlaki bir mesele olarak mı görüyor; 40 ülkelik listede Türkiye kaçıncı?

PEW'in hazırladığı rapora göre; 40 ülkenin eşcinsellik hakkında düşündükleri...

İlke Aksu - T24

ABD’nin saygın kuruluşlarından PEW Araştırma Şirketi, dünya genelinde bir araştıma yaparak farklı ülkelerde yaşayan insanların eşcinselliğe bakış açılarını ortaya çıkardı. Eşcinselliğin "ahlaken kabul edilemez" olduğu görüşünün en yaygın olduğu ülkeler arasında Gana 1. sırada yer alırken, Türkiye ise 13. sırada yer aldı.

Katılımcılara “Kişisel olarak eşcinselliğin ahlaken doğru olduğuna mı yoksa olmadığına mı inanıyor musunuz, ya da bunun ahlaki bir sorun olmadığını mı düşünüyorsunuz?” sorusunun yöneltildiği ankette; 40 ülke içinden Gana, yüzde 98’lik oranla eşcinselliği ahlaka uygun bulmayanlar sıralamasında en üstte yer aldı. 13. Sırada yer alan Türkiye’de ise yüzde 78’lik bir kesim eşcinselliğin ahlaken kabul edilemez olduğunu düşünüyor; yüzde 12’lik bir kesim ise, bunun ahlaki bir mesele olmadığına inanıyor.

Araştırmaya göre, Çek Cumhuriyeti, yüzde 56 ile eşcinselliğin ahlaki olarak kabul edilebilir olduğunu düşünen ülkelerin başını çekerken; onu yüzde 55 ile İspanya, yüzde 51 ile Almanya takip ediyor.

Pew tarafından hazırlanan grafik şöyle:


Simone from d’men at d’management Group


Engelli erkek çocuğa tecavüz!

ERZURUM’da zihinsel engelli 9 yaşındaki erkek çocuğa, sahibi olduğu bakkal dükkanında cinsel istismarda bulunduğu suçlamasıyla tutuklu yargılanan 56 yaşındaki Kutbettin Y. hakkında 16 yıl hapis cezası istendi.

Olay, geçen 14 Mart’ta merkez Yakutiye İlçesi’ne bağlı Şehitler Mahallesi’ndeki bakkalda meydana geldi. Bakkal dükkanı sahibi Kutbettin Y., iddiaya göre, aynı mahallede oturan zihinsel engelli erkek çocuğu A.O.’ya cinsel istismarda bulundu. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Kutbettin Y. hakkında Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’çocuğun nitelikli cinsel istismar’ suçundan, 16 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Geçen perşembe günü görülen davanın ilk duruşmasında, olayı ihbar eden G.D. tanık olarak dinlendi. Ekmek almak için bakkala gittiğini söyleyen G.D., "İçeriye girdiğimde rafların arkasında bulunan çekyat üzerinde akli dengesi yerinde olmayan A.O. yüzü üstü yatmıştı. Kutbettin Y. ise üzerindeydi. Beni görünce çocuğun üzerinden kalktı. 2-3 dakika sonra Kutbettin Y.’nın eşi geldi. Ben olmasaydım eşi zaten o halde görecekti. Eşinden dışarıya çıkmasını rica ettim. Yaptığının yanlış olduğunu söyledim. Benim de 3 çocuğumdan biri görme engelli. Aynı şey onun da başına gelebilirdi diye düşündüm. 3 gün vicdan azabından uyuyamadım. Olayları enişteme, amcamın oğluna ve eski muhtara anlattım ve ne yapmam gerektiğini sordum. Hatta muhtar ’Sen polis çağırmıyorsan ben çağırayım’ dedi. Polisleri çağırdı bunun üzerine gördükmlerimi anlattım" diye konuştu.

Bakkal Kutbettin Y. ise tanığın da kentsel dönüşüm nedeniyle kiracı olduğunu veresiye bir şeyler vermediği için aralarında husumet bulunduğunu öne sürdü. Suçlamaları kabul etmeyen Kutbettin Y., "Dükkanımın ön cephesi 6 metredir ve çekyat ana yolun tam karşısındadır. Ana yola bakan yol tamamen camdır bundan dolayı böyle bir ortamda gündüz vakti bir erkek çocuğuna bir eylemi gerçekleştirmem söz konusu değildir. Olaydan 2 ay kadar önce eskidiği için evden dükkana getirmiştim. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.

Alınan kriminal raporlarda çekyat üzerindeki sperm örneğinin Kutbettin Y.’den alınan kan örneği ile uyuştuğu da bildirildi.

Mahkeme heyeti Kutbettin Y.’nin tutuklu yargılanmasının devamına karar vererek duruşmayı eksikliklerin giderilmesi için erteledi.

DHA

Halit Ergenç, yılın adamı seçildi


Halit Ergenç, GQ Türkiye’nin kasım sayısına kapak oldu. ‘Yılın Adamı’ seçilen oyuncu, Richard Ramos’a poz verdi.

Ege Görgün yazısında Ergenç için “İyi bir aile babası olarak topluma örnek bir sanatçı portresi çiziyor” ifadelerini kullandı.

Kasımda üç ayrı kapakla çıkan GQ’nun diğer ünlü yüzleri Kerem Bürsin ve Serenay Sarıkaya oldu.

Habertürk

Hülya Avşar'dan 'Rüzgar Erkoçlar' itirafı!

'Rüzgar'ı ben çok istedim'

Hülya Avşar önceki akşam İstinye Park çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kutluğ Ataman'ın yöneteceği, başrolünü Rüzgar Erkoçlar'la paylaşacağı 'Oryantalya' filmi için kamera karşısına geçecek olan sanatçı "Rüzgar'ın olmasını ben çok istedim. Fazla ayrıntı vermeyeyim" dedi.

Vatan

Unutursam Fısılda

‘Babam ve Oğlum’, ‘Issız Adam’ gibi ağlatan gişe filmlerinin yönetmeni Çağan Irmak’ın yeni filmi “Unutursam Fısılda” 29 Ekim’de vizyona giriyor. 

Birbirini seven iki gencin müziğin, aşkın ve hayallerinin peşinde verdiği mücadeleyi konu alan film...

















29 Ekim 2014 Çarşamba

Kız arkadaşı ilişkilerini ailesine söylemek istemedi diye intihar etti


Birce BORA / LONDRA 29 Ekim 2014
Genç futbolcu intihar etti çünkü...

İngiltere’de West Ham kulübünün kadın futbol takımında forma giyen 20 yaşındaki Katie Sheppard'ın, lezbiyen sevgilisi ilişkilerini ailesine açıklamak istemeyince kendini asarak intihar ettiği ortaya çıktı.

“Gelecek vadeden bir futbol yıldızı” olduğu belirtilen ve aynı zamanda Kent Üniversitesi’nde spor terapistliği eğitimi alan Sheppard’ın ölümünden önce kız arkadaşı Nancy Richardson’a agresif telefon mesajları yolladığı ve son mesajında “Sakın telefonuna bakma, çünkü yanıma gelmek isteyebilirsin. Ancak gelirsen kapıyı açmam fiziksel olarak mümkün olmayacak” dediği belirtildi.

İLİŞKİ İNTİHARLA ORTAYA ÇIKTI
2 Temmuz'da hayatına son veren Sheppard’ın ölümüyle ilgili Croydon Ölüm Olayları İnceleme Odası’nda görülen davada, genç sporcunun cansız bedenini annesinin eşi  Nathaniel Hall’ın bulduğu belirtildi.
Hall verdiği ifadede, “Shepperd’ın eşcinsel olduğunu ve Nancy Richardson adında bir kız arkadaşının bulunduğunu Shepperd’ın ölümünden sonra öğrendiğini” açıkladı ve genç çiftin birlikte intihar etme kararı almış olmasından endişelendiği için hemen Richardson ailesinin evine gittiğini belitti.

Hall bu sırada Richardson’ın anne babasının kızlarının ilişkisini öğrendiğini de sözlerine ekledi.

Adli tabip dava sonucunda Sheppard’ın ölümünde “hiçbir suç unsuru bulunmadığı” kararına vardı ve ailesine başsağlığı diledi.

Hürriyet

Andoni Garcia by Johnny Lopera


Lambdaistanbul Artık Kadıköy'de!

Lambdaistanbul, üç aylık arayışın sonunda Kadıköy’de yeni bir ofise taşındı. 24 Ekim’deki kokteyle tüm Kadıköylüler davetli.

Türkiye’nin ilk LGBTİ örgütlenmesi olan Lambdaistanbul, üç aylık arayışın sonunda Kadıköy’de yeni bir ofise taşındı. 24 Ekim’de düzenlenecek açılış kokteyline Kadıköy’deki tüm sivil toplum kuruluşları ve esnaf davetli.

Lambdaistanbul, Beyoğlu’ndaki ofislerinden çıkarıldıktan sonra yeni ofis arayışında bir LGBTİ derneği olduğu için ayrımcılığa maruz kalmış, uzun süre Beyoğlu’nda kiralık ofis bulamamıştı.

Dernek en sonunda Kadıköy’de bir ofis buldu. bianet’e konuşan Lambdaistanbul gönüllüsü Elif Avcı, Taksim’den Kadıköy’e taşınmanın bir LGBTİ örgütü olarak mahalle kültürünün içinde olmak açısından önemine değindi:

“Taksim her ne kadar sivil toplum alanında hepimizin konuşlandığı bir alan olsa da, esnaf ve mahalle kültürü açısından Kadıköy farklı, daha gelişkin bir yer.

“Örneğin karşı komşumuz Bartınlılar Derneği. Onlarla tanıştık, mercimek köftesi ikram ettik. Alt katımızda bir Alevi derneği var. Ve etrafımızda birçok esnaf var.

“24 Ekim’de bir kokteylimiz olacak; tüm esnafı ve Kadıköy sınırları içindeki sivil toplum kuruluşlarını davet edeceğiz.”

Lambdaistanbul ofisi, 15 Ekim Çarşamba günü ofis çalışanları ve nöbetçisiyle resmen açılacak. Aynı gün ilk ofis etkinliği olarak vicdani retçi LGBTİ aktivisti Mehmet Tarhan ve Kobane’ye giden kadın heyetinin katılımıyla “Kobane ve direnişi ve antimilitarizm” konuşulacak.

Yeni ofisin yeni ihtiyaçları

Lambdaistanbul’un yeni ofisi eskisine oranla oldukça büyük. Avcı, “Ofis 130 metrekare. Kütüphane için ayrı bir odamız bile var” diyor. Ancak ofisi doldurabilmek için bir ihtiyaç listesi hazırladıklarından bahsediyor.

Derneğin ihtiyaç listesi şöyle: üçlü koltuk, ikili koltuk, iki çöp kutusu, iki tuvalet kağıtlık, çorba-makarna tenceresi, dikdörtgen masa, altı sabit sandalye, bulaşık makinesi, çay makinesi, dış mekan için ayaklı küllük.

Dernek nerede?

Lambdaistanbul Kültür Merkezi’ne (LKM) Kadıköy’deki Kabataş/Eminönü/Karaköy Vapur İskelesi’nden 600 m. (yaklaşık 9 dk.), Metro Kadıköy Durağı Çarşı çıkışından 600 m. (yaklaşık 9 dk.) ya da metrobüs son durak’tan 950 m. (12 dk.) yürüyerek ulaşabilirsiniz.

Kadıköy Rıhtım’a sırtınızı verip Söğütlüçeşme Caddesi’nden Boğa Heykeli’ne doğru yukarı çıkarken, Boğa’ya gelmeden biraz önce solda Halitağa Caddesi’ne dönün. Sağdaki ilk aralık olan Nal Sokak’a değil, ikinci sokak olan Şemsitap Sokak’a dönün. Şemsitap Sokak’a girince solda ilk bina, 1 no.lu Yılmaz Palas Apartmanı. İkinci katta daire 3′e çıkın.

Adres: Osmanağa Mah., Halitağa Cad., Şemsitap Sok. Yılmaz Palas Ap. No:1 D:3 34714 Kadıköy, İstanbul

Çiçek Tahaoğlu - Bianet

Eşcinsel İşçi Bülteni Çıktı!

KaosGL'nin ilk "İşçi Bülteni" çıktı! Bülteni hazırlayan Evren Çakmak "Sendikalar içinde büyütülecek sesle birlikte çalışma hayatında LGBTİ ayrımcılığına karşı ortak bir mücadele yürütmek istiyoruz" diyor.

KaosGL Sendikal Çalışmalar Grubu'nun hazırladığı "İşçi Bülteni" yayında. Bültende LGBTİ hareketinin çalışma hayatı ve sendikal mücadele konusundaki faaliyetleri özetleniyor.

KaosGL Örgütlenme ve Aktivizm Koordinatörü Evren E. Çakmak, “LGBTİ çalışanların sorunları ‘özel ve kamu’ ile ‘LGB (lezbiyen, gey ve biseksüel ) ve TT (travesti, trans) çalışanlar’ olarak ayrılıyor” diye anlatıyor.

“Kamuda çalışan LGBTİ’ler, 657 nolu kanundaki maddeler nedeniyle genel ahlak kisvesi altında baskı görüyor, hatta işlerinden men edilebiliyor. İşine son verilen polis memurları, öğretmenler oluyor.

“LGB çalışanların özel sektörde sıkıntıları daha çok görünür olamama üzerinden gelişse de, bu aslında diğer sorunların üzerini kapatan bir ana sorun olarak ortaya çıkıyor. Görünür oldukları takdirde farklı kaygılar ifade edilerek ya da doğrudan homofobik baskı ve mobbingle karşılaşıyorlar.

“TT çalışanlar için ise hiç varedilmiyorlar. Alternatif bir alan yaratılmaksızın, seks işçiliği zorunlu bir istihdam politikası olarak karşımıza çıkıyor.”

Dolayısıyla LGBTİ’ler çalışma hayatında yaşadıkları ayrımcılığa karşı sendikal bir mücadele yürütmek istiyor. Ama yine bir ayrımcılık alanıyla karşılaşıyorlar.

Çakmak “Sendikalar bu konuda yeterli çalışmalar yapmadığı gibi, sendikalar içinde LGBTİ üyelere yönelik bir ayrımcılık söz konusu” diyor, “Bizim sendika grubumuz da tam bu ihtiyaçtan doğdu. Yani sendikalarda LGBTİ görünürlüğünü sağlamak, sendikaların LGBTİ üyelerine bu alanda mücadele edebileceği ortamı oluşturmak ve sendikalar içinde büyütülecek sesle birlikte çalışma hayatında ayrımcılığa karşı ortak bir mücadele yürütebilmek için biraraya geldik.”

“Talebimiz net: İşyerinde ayrımcılığa karşı ortak mücadele”

LGBTİ hareketi 2001’den beri 1 Mayıslarda gökkuşağı bayraklarıyla alanlara çıkıyor, her yıl daha görünür oluyorlar. “İşçi ibne el ele, cinsel sınıfsal devrime!”, “O biçim iş”, “Patronsuz, pezevenksiz, sömürüsüz bir dünya” gibi pankartlarla LGBTİ’lerin sorunlarını alanlara taşıyorlar. Hareket güçlenmeye ve görünürleşmeye devam ettikçe, daha geniş kapsamda kabul görüyor. Ama yine de hiçbir ilerleme çaba sarfetmeden, mücadele etmeden olmuyor.

“Sendikalar içinde LGBTİ meselesinin gündeme gelmesi çok yeni. 2000’lerin başında LGBTİ örgütleri sendikalara dahil olmaya çalıştı ama dışlandı. Sendikal taleplerimizin sıralandığı bildiriler, karşıt görüşlü sendikaların manipülasyon amaçlı bildirileri olarak değerlendirildi. Sendikalar bunu kapitalist çürümenin bir parçası olarak gördüler ve böyle bir refleks geliştirdiler. Ama bu refleks LGBTİ hareketinin güçlenmesi ve görünürleşmesiyle biraz da olsa ortadan kalktı. Ama bunun yerini ‘tabanımız buna hazır değil, marjinal bir konu’ gibi bahaneler almaya başladı. Sendikalar, kendi üyelerinden gelen talepler konusunda faaliyete geçme konusunda bile geri duruyorlar.

“Biz sadece sendikal hareketin içinde LGBTİ görünürlüğünü değil, bunun yanısıra sendikal hareketin çoksesli ve daha demokratik bir yapıya erişebilmesi ve alandaki sorunları daha iyi görebilmesi için de çalışıyoruz. Somut taleplerimiz var. Sendikaların doğal görevini yerine getirmesi, LGBTİ üyelerinin sesini duyabilir hale gelmesi, işyerlerindeki homofobiye karşı ortak mücadelede için gerekli iradeyi geliştirilmesi.”

Eğitim Sen’li öğretmenlere toplumsal cinsiyet eğitimi

Sendika Grubu, KaosGL ile sınırlı değil. Çalışmalara katılan sendika şubeleri de Sendika Grubu’nun bir parçası oluyor. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) bu sendikalardan ikisi.

Çakmak “Eğitim Sen bizim için önemli bir partner, ilişkilerimiz istediğimiz seviyeye evrildi” diyor. Eğitim Sen’le LGBTİ çocukların okul ve aile baskısına karşı korunması için çalışmalar yürüttüklerini anlatıyor. Ayrıca KaosGL Sendika Grubu yılda 500’ün üzerinde Eğitim Sen’li öğretmene birebir eğitim veriyor; 18 bin öğretmene yayın desteği sunuyor.

13-14 Aralık’ta Ankara’da düzenlenecek olan Ayrımcılığa Karşı Sempozyumun bu seneki konusu da “İstihdam ve Çalışma Hayatı” olacak. KaosGL Sendika Grubu “Sendika içerisinde bu konuyu gündeme getirmek isteyenler sendika@kaosgl.org adresinden bizimle iletişime geçerlerse, biz yoldaşlığa hazırız” diyor.

Çiçek Tahaoğlu
İstanbul - BİA Haber Merkez

Türkiye bir internet sitesini daha kapattı

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) homofobik yasaklara bir yenisini ekledi. Dünyaca ünlü arkadaşlık sitesi gay.com, TİB kararıyla Türkiye’de erişime engellendi.

Milyonlarca kişinin tanışma ve sosyalleşme amacıyla kullandığı gay.com, daha önce erişime engellenen LGBTİ’lerin tanışma ve sosyalleşme platformu PlanetRomeo.com ve akıllı telefon uygulaması Grindr’ın arasına eklendi.

Engelli Web’in paylaştığı bilgiye göre ABD’nin Los Angeles merkezli internet sitesi 17 Ekim 2014 tarihinde TİB tarafından 490.05.01.2014.-178772 karar numarasıyla yasaklandı.

Her iki internet sitesine de DNS değişimi, Grindr’a da VPN kullanılmasıyla ulaşılıyor.

Odatv.com

Halil sezai Paris'te etek giydi


İstanbul’da şalvarla dolaşan Halil Sezai, Paris’te uzun etek giymişti.
Kendisini yolda tanıyan hayranları ile poz verdi

Posta

Sevda Demirel: Bir trans kadın sayesinde şöhret oldum

Sevda Demirel: Her zaman benim bir transseksüel kadın olduğumu düşündü insanlar

Michelle Demishevich

Fotoğraf: Sinem Babul
Türkiye'nin güzel ve seksi kadınlarından birisi Sevda Demirel ama kamuoyunda hep trans kadınlarla birlikte anıldı. Hatta kendisinin de bir transseksüel kadın olduğu iddia edildi. Hakkında çok söylendi çizildi. Magazin haberlerinin vazgeçilmezi oldu. Her zaman güzelliğiyle boy gösterdi dergilerin ve gazetelerin ön sayfalarında.

38 yaşında Almanya doğumlu ve bir boğa burcu kadını olan Sevda Demirel, şöhretini ve mankenlik kariyerini bir trans kadına borçlu olduğunu ifade ediyor. Televizyonda ilk defa Cem Özer Show'da gördük kendisini ve çok beğendik. Birgün yine bir televizyon programında gördük Sevda Demirel'i ama bu defa şaşırmışdık. "Mum Kokulu Kadınlar" filminin ödüllü oyuncusu Hande Ataizi'ye canlı yayında öyle bir tokat attı ki gündem durdu ve herkes bu olayı konuştu. Medya ardı ardına haber yaptı. İki kadın bir daha hiç konuşmadı.

Yıllar geçti ve Sevda Demirel şov dünyasından elini eteğini çekti. İstanbul'un Anadolu yakasında mütevazi bir hayat sürmeye başladı. Hayvan hakları savunucusuna dönüştü. Nerede hayvana yönelik şiddet ve katliam varsa Sevda Demirel hep en önde oldu. Sokak köpeklerinin yakalanıp Uzak Doğu ülkelerinden Tayland'a büyük gemilerle gönderildiğini bizler Sevda Demirel'den öğrendik. Kiraladığı küçük bir tekne ile saatlerce takip etti Marmara denizinde giden büyük gemiyi. Sosyal medyadan da duyurmuştu olayı an be an ancak devletin kolluk kuvvetleri ilgilenmedi. Gemi ufukta kaybolmuştu ve bizler bir televizyonun akşam bülteninde geminin ardından bakarken ağlayan bir Sevda Demirel gördük. Geçtiğimiz günlerde kimsesiz ve bakıma muhtaç trans kadınların yaşadığı Trans Misafirhanesi'ni ziyaret eden Sevda Demirel ile yeni Sevda'yı konuştuk.

'Herkes trans kadın olduğumu düşündü'

Kamuoyunda adınız her zaman trans kadınlarla anıldı.

Evet herkes benim bir transseksüel kadın olduğumu düşünüyordu. Çünkü ben uzun boylu ve iri yarıydım. Cem Özer Show ilk çıktığım televizyon programıydı. O programda da çok sorulmuştu. İnsanların benim hakkımda bu şekilde düşünmeleri benim umurumda bile olmadı hiçbir zaman. Çünkü bunlar benim için ayıp kıstasları değildi.

'Bir trans kadın sayesinde şöhret oldum'

İstanbul’a ilk geldiğim zamanlar henüz evden yeni ayrılmıştım ve çok gençtim. Şöhret olma hayallerim vardı ve kalacak bir yerim yoktu. Aydan adında bir transseksüel kadınla tanıştım. Onunla tanışmak hayatımın dönüm noktası olmuştu. Beni kötülüklerden korudu, bana kol kanat gerdi, kötü ortamlara itmedi beni ve hep olumlu yönde katkısı oldu. Ünlü fotoğrafçı Erol Atar’la tanıştırdı ve Aydan sayesinde modellik kariyerime adım atmış oldum. Ben bir trans kadın sayesinde şöhret oldum.

'Bir boksörle görücü usulü evleniyorum'

Sevda Demirel şimdilerde neler yapıyor?

Kısmetse 5 Kasım 2014’te evleniyorum. Hayatımda ilk defa gelinlik giyeceğim anne olmak istiyorum. İsim modacılarla çalışmadım nasıl olsa sandukada saklanacak ne gerek var. Çok öyle incik boncuk şeyleri de seven birisi değilim. Zaten uzun boylu gösterişli bir kadınım. Sade bir gelinlik olacak. Boksör bir adamla evleniyorum Almanya’da yaşıyor. Çok değerli birisi ama aramızda aşk yok çünkü görücü usulüyle evleniyoruz. Bir defa karşılaştık ve evlenme teklif etti sonrasında zaten. Beni tanımadan sadece facebook taki paylaşımlarımdan yazılarımla beni tanımış. Görücü usulü ile yapılan evlilikler uzun süreli oluyor bence.

'Yazık çok sert vurmuşum kıza'

Değişmiş bir Sevda Demirel görüyorum. Eski yıllarda biz sizi daha fevri hatırlıyoruz. Katıldığınız bir televizyon programında Hande Ataizi’ye tokat atmıştınız.

Bazen aklıma geldikçe kendi kendime “yazık çok sert vurmuşum kıza” diyorum. Hata mı, değil mi bilmiyorum. O dönem çok desteklemişti herkes. Hiç görüşmedik o olayın ardından. Bir defa Bebek’te karşılaştık. Paparazziler bizi aynı karede görüntülediler. Ama hiç konuşmadık. Bu olaydan sanırım evlenerek sıyrılacağım. Nerde görse hep kaçıyor benden. Korkmasın kendisine bir daha tokat atmam ki.

'Gezi gibi olaylar bizi ülke olarak çok olumsuz etiketliyor'

Gezi olaylarıyla başlayan ve şimdi de Kobanê olayları ile halkların sokakta sisteme karşı verdiği bir mücadele var. Bu toplumsal olaylar hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ben Avrupa’da büyüdüm. Ülkemi çok sevmeme rağmen oraların kültürü bana hep daha sıcak geldi. Çünkü kendimi daha emniyette hissettim her zaman. Bu tip olaylar ülkemize her zaman zarar verir. Mütemadiyen ülkede sürekli bir şeyler yaşanıyor ve bu tarz olaylar daha olumsuz hala getiriyor güzelim Türkiyemizi. Dünyanın en güzel ülkesine sahibiz ama biz bunları görmüyoruz. Nerede bölünmek istenen bir grup varsa onlarla karşı karşıyayız. İstanbul’da bile huzur kalmadı artık. Cumhurbaşkanımızdan daha çok refah ve huzur bekliyorum. Bu tip olaylar bizi ülke olarak çok olumsuz etiketliyor. Bu bir açıklama mıdır, yoksa özür müdür bilmiyorum ama Gezi olaylarına katılamadım çünkü astım hastasıyım ben o dönem orada olsaydım canımı orda bırakmış olurdum. Kalben dualar ettim hep. İnşallah ülkemiz çok daha güzel olacak.

'Artık kadınlar yönetsin devletleri'

Gelecek hakkında ne düşünüyorsunuz?

Artık devletleri kadınların yönetmesini istiyorum. Erkekler beceremiyor bu işi gördük. Duygusuzlar ve hep savaşma hissi var erkeklerde. Annelik, doğurganlık ve kadınlık hissi yok. Kadınların el attığı her yer çiçek gibi oluyor. Erkekler gitsin kadınlar olsun her yerde.

'Tövbekâr oldum'

Gelecekten bahsetmişken sizin kariyer planlarınızda neler var?

Yaklaşık bir sene önce tövbekâr oldum. Kapanmadım ama bir rüya gördüm çok etkisinde kaldım o rüyanın. Uzun zamandır kimseyle flört bile etmedim. Nikâhsız birlikteliğe ve alkole tövbe ettim. Kendimi hapsettim ama ben memnunum bu hapishane çok keyifli. Tövbe ettikten sonra inanılmaz rakamlara sahne teklifleri almaya başladım. İşte o noktada Allah tarafından sınandığımı düşündüm. Küçük bir güzellik salonu açtım kendime Dragos’ta.

'Kötü kalpli yılan kadınlar var'

Türkiye’nin en seksi ve güzel kadınlarından birisisiniz. Çevrenizde bugüne kadar fazlasıyla erkek olmuştur. Aşk hakkında önerileriniz nelerdir?

Benim değişmez tabularım var. Evli erkeklerle birlikte olmaya çok karşıyım. Hiçbir kadının ahını almaya hakkım yok. Dünyada o kadar çok bekâr erkek varken ve ben hepsine hayır derken niye evli bir erkeği seçeyim. Aldatmalarda buradan başlıyor. Çünkü kadınlar evli erkeklere evet diyor. Eğer bu kadınlar evli erkeklere hayır derlerse, o evli erkeklerin de eşlerini aldatma oranları düşer. Tabii ki eskort kadınlara da gider erkekler ama bir nebze düşer bu durum. Erkekler satın aldıkları bir şeyi sevmiyor duygu arıyorlar. İhanete korkunç karşıyım. Zevk için evli erkeği baştan çıkartıp diğer kadını ekarte etmeye çalışan kötü kalpli yılan kadınlar var. Kadınları ağlatan kadınlar yaşamasın zaten. Deniz Seki’nin de neden bu halde olduğunu tahmin edebiliyorum. Hüsnü Şenlendirici’nin eşi bebeğini emzirdiği zamanlar çok büyük beddualar etmişti. İşte sonuç ortada. Amerikalı ve Avrupalıların yaptığı gibi partnerinden hoşlanmıyorsan al karşına konuş ve medeni bir şekilde ayrıl. Erkeklerin bu yedekleme sistemini anlamıyorum.

'Üç beyazdan uzak dursunlar'

Sportif ve bakımlı birisi olarak kadınlara önerileriniz var mı?

En önemli kural un, şeker ve tuzdan uzak kalmak gerekiyor. Bol bol yürüyüş yapsınlar ve bisiklete binsinler. Sebze ve meyvelerden oluşan detokslar yapsınlar. Günde 1 saat pilates yapmak gerekir. Alkol ve sigaradan uzak dursunlar. Gece erken yatıp sabah erken kalkmaya özen göstersinler. Ben mesela saatlerce ayna karşısında olan birisi değilim. Günlük bakımımı gerektiği kadar yapıyorum. Sabah saat 7 de uyanırım yaşadığım sitedeki kadınlara ücretsiz pilates yaptırıyorum. Güzellik salonumu açarım sonra 50 tane köpeğim var benim onları beslerim onlarla ilgilenirim.

5 Kasım 2014 tarihinde Almanya'da yaşayan ve görücü usulu tanıştığı bir boksörle dünya evine girecek olan Sevda Demirel, en yakın zamanda anne olmak istediğini ifade etti.

28 Ekim 2014 Salı

David Gandy by Jumbo Tsui for FHM Collections


Önyargıları yenebilmek için sahnede

“Perfect Model Of Turkey” yarışmasının finaline kalan isimlerden biri de Çağla Akalın. Türkiye'de ilk kez bir model yarışmasında finale kalan bir trans birey ve bir aktivist olarak, yarışmanın kendisi için anlamını ve kişisel savaşını anlattı

Türkiye’de önyargılarla fazlasıyla zor koşullara itilip, hemen her gün yargılanıyorlar. Nefret cinayetleri sürüyor, yanlış tanınıyorlar ve hemen hepsi seks işçisi olarak biliniyor, haksızlığa uğruyor. Trans bireyler, kolay bir hayat yaşamıyor ama kimileri umut ediyor ve toplumun önyargılarını kırmak için mücadele ediyor. Çağla Akalın da bir trans birey ve bir aktivist…

“Perfect Model Of Turkey” yarışmasıyla finale kalarak, Türkiye’de bir model yarışmasında finale kalan ilk trans birey oldu. Çağla Akalın’ın asıl derdi ise güzelliğinin tescillenmesi değil; bu kimlikle ilgili önyargıları yenebilmek için kişisel savaşını farklı yollarla sürdürebilmek…

Türkiye’de ilk kez bir trans birey güzellik yarışmasına katıldı. Bu süreci biraz anlatır mısınız?

Bir ilki başarabilmek için çok uğraşıp, önce görsel ve yazılı medya üzerinden Türkiye’nin ilk Trans Kraliçesi unvanımı sunmaya çalıştım. Amacım sadece “ben en güzelim” diye ortaya çıkmak değildi. Asıl amacım trans bireylerin de her işi layığı ile başarabildiklerini gösterebilmekti. 2013 Türkiye Trans Kraliçeliği unvanını ilerletmek için de bir yol arıyordum. “Perfect Model of Turkey” yarışmasının yapılacağını öğrenince, yarışmanın yapımcısı Kemal Topuz ile irtibata geçtim. İlk görüşmeden sonra da elemelere çağrıldım ve jüri üyelerinin karşısına da çıkmış oldum. Tüm bu trafik içinde bir hafta sonra da yarı finale kaldım.

Peki Türkiye’de fark edilebilir bir muhafazakârlaşma varken; bu yarışmadaki dereceniz sizce Türkiye’nin gerçekleriyle çelişmiyor mu?

Benim derdim de bu zaten ve her kesime hitap edip, bizleri yani LGBT bireyleri yanlış tanıdıklarını ve aslında bizlerin de herkes gibi olduğunu gösterebilmekti... Hem bizler arasında da aşırı muhafazakâr olanlar var. Aslında inanç kişinin kalbinde... Camiye almadığın kişiyi dinsiz olarak yargılamak kolay olabilir ve çelişki de burada zaten. Bizler de inançlarımızı en iyi ve en temiz şekilde yaşıyoruz ama kimsenin gözüne sokmuyoruz.

İlk defa Berlin Film Festivali’nde gösterime girecek “Köpek” filminde de başrol oynadınız; filmin hikâyesi nelere değiniyor?

Tam olarak üç konuya değiniyor: Kadına şiddet, sokakta çalışan çocuklar ve benim aşk hikâyem. Çok iyi ve usta isimler ile birlikte başarılı bir işe imza attık. Yönetmenimiz ve aynı zamanda filmin senaristi Esen Işık bu film için çok emek verdi.

Bu tarz bir yarışmanın verdiği fırsatın önyargıları kırabileceğine yürekten inanıyor musunuz?

İnanıyorum ve bu önyargıları biraz olsun kırabilmek için bugüne kadar nasıl mücadele verdiysem bundan sonra da mücadele edeceğim. Ne yalnızız, ne de yanlış.

Nefret cinayetleri sürüyorken; sizce bu kimlikle ilgili önyargıları yenebilmek için en çok neye ihtiyacımız var?

Vicdan ve nefret cinayetleri yasasına... Ben Türkiye’nin bu yasayı çıkaracağını umut etmek istiyorum. Bizler öldürülürken, katillerimizin akla sığmayan bahaneler ile ceza indirimleri alması bizi kahrediyor. Toplum bizim her şekilde yok etmek için görmezlikten geliyor ama ileri bir Türkiye için bu tabular yıkılabilmesi için yürekten çaba gerekiyor.

Siz bu yarışmayla gündeme geldikten çevrenizde nasıl tepkilerle karşılaştınız?

Çok güzel mesajlar alıyorum, beni tanımayan insanlar tebrik ediyor. Birçok LGBT birey için de yaptıklarım belki biraz umut oluyor. Trans güzellik yarışmasının ilki örnek oldu ve ikincisi de yapıldı. Umarım bu yarışma da örnek olur ve devamı gelir.

Diğer yarışmacıların size tepkisi nasıl oldu?

Hiçbir şekilde kötü bir tepki ile karşılaşmadım; aksine hepsi ile kısa sürede kaynaştık.

Sizce Trans kimliklerle ilgili olarak en çok neler yanlış biliniyor?

Bizleri sadece seks işçisi olarak tanıyor ve biliyorlar. Ama toplum kendi ittiği yerde yargılıyor ve haksızlık ediyor. Önce sana bu elbiseyi giydiriyorlar sonra da “Neden bu elbiseyi giydin?” yargılıyorlar. Her alanda, her işi en iyi şekilde başarabiliriz ve toplumdan istediğimiz sadece ön yargılarını yok etmeleri...

CENK ERDEM
TARAF

Rüstem Batum: Tangonun zina olması bizi bozmaz


Rustem Batum ‏@RustemBatum
Tangonun zina olması  bizi bozmaz da asıl " Ata sporumuz"un gay seksi olması sonumuzu getirecek!

Türkiye'nin ilk trans modeli heyecanlandırdı!

Türkiye’nin ilk trans modeli olan sosyetik güzel Çağla Akalın önceki gün uluslararası bir modellik yarışmasında podyuma çıkarak bir ilke imza atmanın mutluluğunu yaşadı.


Havadis Türk -Türkiye’nin ilk trans modeli olan sosyetik güzel Çağla Akalın önceki gün uluslararası bir modellik yarışmasında podyuma çıkarak bir ilke imza atmanın mutluluğunu yaşadı.

Bir ilke imza atarak transların gözdesi oldu

Hafta sonu The GreenPark Hotel Bostancı’da finali gerçekleştirilen “Perfect Model’s Of Turkey” adlı yarışmada modacı Sıddık Süren imzalı birbirinden şık kıyafetle podyuma çıkan trans güzeli Çağla Akalın ayakta alkışlandı.
 
Yarışmanın jürisi tarafından yapılan oylama da derece alamayan Türkiye’nin ilk trans modeli Çağla Akalın, zarafeti ve sempatik tavırlarıyla yarışmanın odağı, kazananı oldu.


#türkiyeninilktransmodeli #Türkiyenintransgüzli

Haber: E.Kadir Kilci
Foto: Ç.Akalın

Sevda Demirel trans misafirhanesini ziyaret etti

Trans misafirhanesinde kadınlarla biraraya gelen Sevda Demirel, 'Biraz sevgimizden biraz bütçemizden ekleyelim buraya' dedi

LGBTİ aktivisti Öykü Ay’ın trans misafirhanesi için başlattığı yardım kampanyasına ünlü isimlerden Sevda Demirel de destek verdi. Kimsesiz ve  bakıma muhtaç trans kadınların yaşadığı misafirhaneyi ziyaret eden Sevda Demirel, misafirhanede kalan kadınlarla sohbet etti ve sorunlarını dinledi.

“Gözlerinin içinde sevgi eksikliği var”

Trans misafirhanesinde yaşayan trans kadınlarla bir araya gelen Sevda Demirel, “Ben onların da iyi yaşaması gerektiğini düşünüyorum. O kadar sevgi dolular ve o kadar mazlumlar ki burada olmaktan çok mutluyum” dedi.

“Biraz sevgimizden biraz da bütçemizden verelim”

Yaklaşık bir sene önce İstanbul LGBTİ Derneği’nin girişimiyle açılan trans misafirhanesinde kalan kadınların sorunlarını dinleyen eski manken Sevda Demirel, medyada tokat atan ve fevri kadın olarak tanınsa da aslında vicdanlı bir insan olduğunu söyledi.

Demirel, “Bizler biraz sevgimizden ve biraz da bütçemizden eklersek burada yaşayanları mutlu etmiş oluruz. Burada kalan arkadaşlarımın istediği de tek şey biraz sevgi” diye konuştu.

http://t24.com.tr/haber/sevda-demirel-trans-misafirhanesini-ziyaret-etti,275226