24 Mart 2017 Cuma

Füsun Kostak ve Pelin Turancı dudak dudağa!

'15 Dakikalık Şöhret İçin Neleri Göze Alırsınız?' oyununda Füsun Kostak ve Pelin Turancı'nın öpüşme sahnesi dikkat çekti

James Johnson'ın yazdığı '15 Dakikalık Şöhret İçin Neleri Göze Alırsınız?' oyunun prömiyeri, önceki gece Kadıköy Akla Kara Tiyatrosu'nda gerçekleşti.

'Kocamın Ailesi' dizisinden tanınan Füsun Kostak ve Pelin Turancı'nın rol aldığı oyunda, kız kıza öpüşme sahneleri dikkati çekti.

Geceye katılanlar arasında Buket Dereoğlu ve Yosi Mizrahi'nin yanı sıra birçok tiyatrosever vardı.

OYUNUN KONUSU

Lauren oyunculuk aşkıyla gittiği Audition'da Stella adlı bir yönetmenle karşılaşır. Daha önce girdiklerinin çok dışında olan bu seçme Stella'nın akıl almaz egzersizleriyle bir kaosa dönüşür. Kendi hayatında yolculuk yapmak zorunda kalan Lauren, Stella'nın alaycı, buz gibi tecrübesine kapılmıştır. Bu düellonun kazananı; rolü için kendinden vazgeçen Lauren mı, yoksa bir kukla yaratmaya çalışan Stella mı olacaktır?

http://www.posta.com.tr/fusun-kostak-ve-pelin-turanci-dudak-dudaga-haberi-1279781

YouTube, LGBTİ bireylerinden özür diledi

YouTube, LGBTİ bireylerinin yayımladığı videoların engellenmesi ve filtrelenmesi nedeniyle özür diledi. YouTube arafından yapılan açıklamada, "LGBTİ videolarının 'sınırlı Mod' içerisinde erişilebilir olduğu, ancak daha hassas konuları tartışan videoların bu modda yer almıyor olabileceği" belirtildi.

Bir tür "Aile Filtresi" olan YouTube'un yeni "Sınırlı Mod" özelliği, "toplum işaretlerini, yaş sınırlarını ve diğer bazı kriterleri kullanarak potansiyel olarak uygunsuz içerikleri belirlemek ve filtrelemek" için tasarlandı. Yetişkin içeriği görmek istemeyen kişilere yardımcı olması gereken bu özellik, yetişkin içerik barındırmayan videoları da zaman zaman filtreleyebiliyordu.

Milliyet'te yer alan habere göre, YouTube'da 8 milyon abonesi bulunan fenomen Tyler Oakley, platformun kendisine ilham kaynağı olan bir videoyu engellediğini ifade etti.

YouTube, yaptığı açıklamada LGBTİ videolarının "Sınırlı Mod içerisinde erişilebilir olduğunu ancak daha hassas konuları tartışan videoların bu modda yer almıyor olabileceğini" söyledi. Durumu incelediğini belirten firma, karışıklıktan dolayı özür diledi.

http://www.cnnturk.com/bilim-teknoloji/youtube-lgbti-bireylerinden-ozur-diledi

Power Rangers ‘ezberi bozdu’: İlk eşcinsel süper kahraman beyazperdede

Kısa bir süre sonra vizyona girecek ‘Power Rangers’ filmi, ana karakteri LGBTİ olan ilk büyük bütçeli süper kahraman filmi oldu.

90’lı yıllarda Türkiye’de de hayli popüler olan Power Rangers, bir grup genç ‘Ranger’ın şeytani cadı Rita Repulsa’ya karşı mücadelesini anlatıyor. Serinin 1995 ve 1997 yılı olmak üzere iki sinema filmi bulunuyor.

Hollywood Reporter’daki habere göre, televizyondaki orijinal ‘Power Rangers’ serisinde heteroseksüel olan sarı Ranger, bu filme lezbiyen olarak uyarlandı.

Filmdeki bir sahnede kahramanlar, Becky G. tarafından canlandırılan sarı ranger Trini’nin cinsel yönelimiyle yüzleştiğini öğreniyor. Bir karakter, Trini’nin ‘erkek arkadaş sorunları’ yaşadığını düşünürken, kısa bir süre sonra Trini’nin ‘kız arkadaş sorunları’ yaşadığı ortaya çıkıyor.

‘Çocuklar nereye ait olduklarını bulmakta özgür’

Yönetmen Dean Israelite, bahsedilen diyalogların küçük bir sahnede yer almasına rağmen sahnenin tüm film için çok önemli olduğunu söyledi.

“Trini kim olduğunu fazlasıyla sorguluyor” diyen Israelite, “Tamamen çözmüş değil. Bu sahneyle alakalı en harika şey, film ‘Bu normal’ diyor. Tüm çocuklar kim olduklarını ve nereye ait olduklarını bulmakta özgürler” diye konuştu.

Çizgi romanlarda eşcinsel kahramanlar vardı

Televizyonda yayınlanan dizi versiyonunda ‘mavi ranger’ı canlandıran ve cinsel yönelimi sebebiyle tacize uğradıktan sonra diziden ayrılan oyuncu David Yost ise alınan bu kararı övdü.

“Büyük bir sorumluluk aldılar” diyen Yost, “LGBTQI çevresindeki birçok insan bu temsiliyeti gördükleri için heyecanlanacak” ifadelerini kullandı.

DC’den ‘Wonder Woman’, ‘Catwoman’, ‘Batwoman’ ve ‘Harley Quinn’ ile Marvel’dan ‘Ice Man’ gibi önemli karakterler orijinal çizgi roman versiyonlarında LGBTİ olarak resmedilmişti.

Ancak bu karakterler sinemaya heteroseksüel olarak uyarlandı. X-Men’den ‘Northstar’, 1992 yılında yayınlanan seride ilk açık eşcinsel karakterdi.

‘Power Rangers’ Türkiye’de 24 Mart tarihinde vizyona girecek.

http://www.cnnturk.com/bilim-teknoloji/youtube-lgbti-bireylerinden-ozur-dile

The Walking Dead’de Bir Karakter Daha Eşcinsel Olduğunu Açıkladı

Dikkat! Bu yazı The Walking Dead’in yedinci sezonu hakkında sürpriz bozan içermektedir. Henüz izlemediyseniz okumamanızı tavsiye ederiz.

The Walking Dead’de dizi ve çizgi roman yine ortak noktada buluştu. Robert Kirkman tarafından yaratılan Walking Dead çizgi roman serisinde eşcinsel olan Jesus, dizide de eşcinsel olduğunu açıkladı. Yedinci sezonun 14. bölümünde Tom Payne tarafından canlandırılan Jesus, Maggie ile konuşurken “Hayatımda ilk kez bir yere ait olduğumu hissediyorum. Her zaman birilerine bağlanmakta zorluk çektim; komşular, arkadaşlar, erkek arkadaşlar…” dedi.

Dizideki altıncı eşcinsel karakter olan Jesus’un açıklamasıyla ilgili konuşan Payne, “Kimin umrunda? Eşcinsel olması onu değiştirmiyor.” dedi.

http://www.beyazperde.com/haberler/diziler/haberler-78078/

Kuir Kıbrıs Derneği'nden medyaya eleştiri

Kuir Kıbrıs Derneği, şiddet, cinsel istismar, taciz ve tecavüz gibi olayların birçok medya organında ele alınış biçiminin “kabul edilemez ve gazetecilik ilkelerine aykırı” olduğunu savundu.

Dernekten yapılan yazılı açıklamada, yaşanan olaylarda tecavüz mağdurunun cinsel yönelimi, doğum yeri veya kişisel hayatına dair bilgilerin konuyla alakası olmadığı gibi bunların yayınlanmasının kişinin özel hayatına karşı bir saldırı olduğu belirtildi.

Mağdurun eşcinsel olarak tanımlandığı başlıkların sadece eşcinsellere yönelik bir ayrımcılık olmadığı gibi yaşanan tecavüz olayının meşru gösterilmesine de sebep veren bir unsur olduğu kaydedilen açıklamada, “Bu tarz konular ele alınırken cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına dayalı şiddet, taciz ve/veya tecavüz meşru gösterilmemeli ve yaşanan olayın önemini azaltacak, mağdurları daha da zor durumda bırakacak sansasyonel söylemlerden uzak durulmalıdır” ifadelerine yer verildi.
Mağdurun kimliğinin gizli tutulması, kimliğin teşhisine yarayacak bilgiler verilmemesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, mağduru küçük düşürücü durumlara sokan veya yaşanan tecavüzü meşrulaştıracak söylemlerin kullanılmasından kaçınılması gerektiği vurgulandı.

Taciz ve tecavüz gibi cinsel şiddet suçlarının haberleştirilmesinde kullanılan dile özen gösterilmesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, haberde yapılan yanlışın basın yayın kuruluşları tarafından en kısa sürede düzeltilmesi gerektiği belirtildi.

http://www.kibrisgazetesi.com/kibris/kuir-kibris-derneginden-medyaya-elestiri/15066

23 Mart 2017 Perşembe

Eşcinsellere tazminat sürprizi

Alman Hükümeti, 1949 ila 1994 yılları arasında hüküm giyen eşcinsellere tazminat ödeme kararı aldı. Bakanlar Kurulu’nun çarşamba günü aldığı karara göre bu dönemde 175. maddeden dolayı mahkum edilen eşcinsellere tazminat ödemek için yeni bir yasa tasarısı hazırlanacak.

Adalet Bakanı Heiko Maas’ın (SPD) hazırlayacağı yasa tasarısı öncelikle söz konusu maddeden dolayı verilen yargı kararlarını hükümsüz ilan edecek ve mahkum edilen eşcinsellerin hepsine 3 bin Euro tazminat ödeyecek. Mahkumiyet sebebiyle özgürlüğü kısıtlanan eşcinseller ayrıca her bir mahkumiyet yılı için 1500 Euro alacak. Bu tazminatı alacakların içinde yaşı oldukça ilerlemiş olanlar hayli fazla.

KOLEKTİF TAZMİNAT OLARAK BİR VAKFA HER YIL 500 BİN EURO

Tasarıda sadece ferdi tazminatlar yer almayacak. Federal Hükümet, bu süre zarfında mahkum olmayanları da kapsayan bir toplu tazminata da hazır. Tasarıyla ilgili açıklamada bulunan Adalet Bakanı Maas, çoğu eşcinsel için ferdi tazminattan ziyade toplu tazminatın daha önemli olduğunu söyledi. Sebebi ise eşcinselliği suç sayan maddenin varlığının mahkum olanları etkilediği kadar mahkum olmayanları da etkilemiş olması.

Kolektif tazminat, Magnus Hirschfeld Vakfı’nın Federal Adalet Bakanlığı’nın bütçesinden bu yıldan itibaren her yıl 500 bin Euro almasını öngörüyor. Vakıf bu parayla uzun vadede güçlendirilecek ve böylece geçmişte takibe uğrayan eşcinsellerin hayat hikayeleri belgelenecek.

EŞCİNSEL İLİŞKİ 1994 YILINA KADAR YASAKTI

Federal Almanya, 1935 yılında Naziler tarafından sertleştirilen 175. maddeyi ceza hukukuna olduğu gibi almıştı. Doğu Almanya’nın 1968 yılında iptal ettiği bu kanun maddesini Batı Almanya 1994 yılında kaldırmıştı. Nazi döneminde eşcinselleri mahkum eden mahkeme kararları 2002 yılında hükümsüz ilan edilmiş, ancak Nazi döneminden sonraki mahkeme kararlarına dokunulmamıştı.

1 İLA 10 YIL ARASINA AĞIR HAPİS CEZALARI VARDI

Almanya’da eşcinsel ilişkileri cezalandıran ilk kanun 1872 yılında çıkarılmış ve bu kanun 1935 yılında sertleştirilmiş ve o haliyle 1994 yılına kadar uygulanmıştı. Bu kanuna göre iki erkek arasındaki cinsel ilişki 6 ay ile 5 sene arasında hapis cezası ile cezalandırılıyordu. Hatta ağır ceza alanların kaldığı süre 1 ila 10 yıl arasında değişiyordu. Bugüne kadar bu cezaya 140 bin erkek çarptırılmış. Almanya’nın tazminat ödeyeceği eşcinsel erkek sayısı ise 64 bin olarak hesaplanmış.

https://www.ilkelihaber.com/nazi-donemi-kanunundan-mahkum-escinsellere-tazminat-surprizi/

"Macho"ların dünyasında bir "Macha"

Lezbiyen olmak çok zor!

Murat Türker'in yazısı...

Dindar ve önyargılı bir aileye doğan Chavela Vargas "Elâlem ne der!" tavrının baskısı altında büyütülüyordu. Taş bebeklerden hoşlanmayan, hayalperest ve maceracı bir ruha sahip, genelde yalnız kalmayı tercih eden erkeksi bir kız çocuğuydu ne de olsa.

Sekiz yaşından itibaren şarkı söylemeye başladı, dileği sahnede ölen şarkıcı olarak hatırlanmaktı, fakat 100 seneye yaklaşan ömrünün sonuna kadar sahnelere çıkmayı sürdürmesine rağmen bunu başaramadı.


Türkiye'de 70'li yıllardaki aranjmanlarla da tanınan Meksika müziğinin bir numaralı ikonu, hem acıların, hem aşkın kadınıydı. Seneler sonra resmen açıkladığı lezbiyenliğini tutucu bir toplumda onurla taşımak hiç kolay olmamıştı, fakat "Tüm Meksika'yı yatağa attı" diyen dostları cinselliği doludizgin yaşadığını teyit ediyor.

İKSV'nin düzenlediği 36.İstanbul Festivali'nin Nerdesin Aşkım? bölümünde seyirciyle buluşacak filmlerden Chavela'nın dünya prömiyeri Berlinale'de yapılmıştı. Yönetmenliğini Catherine Gund ve Daresha Kyi'nin paylaştığı ABD yapımı belgesel, güçlü sesiyle gümbür gümbür şarkılar söyleyen Chavela'yı layıkıyla anıyor.

Lezbiyen olmak çok zor

"Müzik kariyerimin başında kadın gibi giyiniyordum, tutmadı, zaten travesti gibi görünüyordum" diyor Chavela. Bunun üzerine tarz değiştirdi. 50'li yıllardan önce bir kadının pantolon giymesi devrimci bir hareketti. İlk defa kıvırmayan, flört etmeyen, makyajsız bir sanatçıyla karşı karşıyaydı ülkenin en popüler şarkı türü rancheraların hayranları.

Fakat Chavela o kadar alımlıydı ki, etrafındaki tüm erkeklerle kadınların arzu nesnesi haline gelmişti. Sadece iki veya üç gitar eşliğinde sahneye çıktığında, bir derenin tatlı şırıltısından uzak, bir kanyonun gümbürtüsü kadar büyük sesiyle gönülleri fethetti.

Ünlü şarkıcı-besteci José Alfredo Jiménez'le tanışması kariyerini iyice parlattı, aşk acısı çeken terk edilmiş erkek şarkılarını gereksiz süslemelerden arındırarak müziği özüne kavuşturdu. Güfteleri değiştirmeden karşı cinse ait rolü seve seve üstlenirken, aşk trajedisiyle yaralanmış ruhu, alkol alarak iyice içlenmiş bir erkeğin tavrıyla yansıttı.

Fakat Jiménez'in alkolizme bağlı karaciğer sirozundan ölmesi, alkolle zaten arası iyi olan Chavela'yı da etkiledi. "Macho"ların hâkim olduğu kadın düşmanı bir çevrede "macha" olmak zorundaydı, yarattığı kimliği her şeye karşın ayakta tutması gerekiyor, durmadan alkole sarılıyordu. Riyakârlığı muhafazakârlığını aratmayan bir toplumda resmen olmasa da lezbiyenlikle anılmak hiç de kolay değildi.

Aşk motoru

Birbirinden renkli arşiv görüntüleriyle Chavela'nın hayatını adım adım izlememizi sağlayan siyah beyaz fotoğrafların Latin Amerika'nın divası hakkında ayrıntılı bilgi kaynağı oluşturduğu kesin. Kariyerinde önemli yer tutan olaylar dışında tüm dünyada sevilmesine sebep olan şarkılardan da nasipleniyoruz.

Fakat seyircinin dikkatini 90 dakika boyunca ayakta tutmayı başaran belgeselin iki kadın yönetmeni, sanki daha çok Chavela'nın yalnızlığa sık sık sığınan bir kadın olarak mücadelesine, sevgiye susamış bir lezbiyen olarak gayet hareketli geçen aşk hayatına teferruatlı bir biçimde vâkıf olmamızı istemişler gibi duruyor.

"Elizabeth Taylor'ın düğününde herkes sarhoş, gecenin sonunda herkes birilerini yatağa atıyor… sabah uyanmışım, yanımda Ava Gardner!"

Belgeselde kahramanımızın Frida Kahlo ile ilişkisi hakkında da uzun anlatımlar var, meşhur ressamı görüntüleyen muhtelif siyah beyaz filmler eşliğinde.

Renkli hayatı boyunca tanıştığı birçok erkeğin birbirinden çekici eşlerini baştan çıkarmaktaki ustalığıyla da tanınan Chavela, plak şirketi Orfeon'un sahibinin elinden de sevgilisini alınca telif haklarından mahrum oluyor. Chavela'nın müzisyenleri sömüren prodüktörler hakkındaki negatif izlenimi boşuna değil!

Film boyunca Vargas'ın yakın dostları, sahneye çıktığı mekânların işletmecileri ve bilhassa sevgilileri anılarını detaylı bir şekilde, coşkularını hiç yitirmemişçesine paylaşıyor.

Belgeselin ana direğini oluşturan, 90'lı yıllarda yapılmış ve daha önce yayımlanmamış bir röportajda Chavela, "Hiç âşık oldunuz mu?" sorusunu önce sert imajına halel gelir tasasıyla, karakterinin en belirgin özelliklerinden haşin bir tepkiyle geçiştirmeye yelteniyor, fakat akabinde "Çok kere âşık oldum, sevmediysen yaşamamışsın demektir" diye U dönüşü yapıyor.

Almodovar dönemi

Onu seven kadınların desteğiyle yaşamını sürdürebildiği, alkol yüzünden toplumdan ve müzikten uzaklaştığı dönemi atlattığında Chavela'nın tekrar doğuşunda İspanya'nın büyük katkısını da görüyoruz belgeselde. Bu anlarda bizi iyice etkisi altına almış olan eserin kreşendosunda da artma seziliyor.

Vargas’ı tıpkı Laura García Lorca gibi adeta kanatları altına alan meşhur yönetmen Pedro Almodovar, filmlerinde ona yer vermekle kalmayıp en büyük hayali olduğunu öğrendiği Paris Olympia müzikholünde konser de ayarlıyor. Fakat Fransa'da Chavela fazla tanınmadığından sinema ustası, salonu şahsi çabalarla doldurma faaliyetini hayatında en çok yorulduğu dinamiklerden biri olarak hatırlıyor.

Kosta Rika'da doğmuş olmasına rağmen memleketi saydığı Meksika'da Chavela'nın büyük tiyatrolarda asla sahneye çıkmadığını öğrenince, muhteşem Palacio de Bellas Artes'te (Güzel Sanatlar Sarayı) performans gerçekleştirmesi için de önayak oluyor. Parlak sonuç, Chavela'nın hakettiği itibara memleketinde yıllardan sonra kavuşması anlamına geliyor.

Dünyanın tüm kadınlarına selâm olsun

Bedeninin kendini taşımaya zorlandığı ilerleyen yaşlarında teklif edilen tekerlekli sandalyeye başta hayır demişti gururlu Chavela; mecburen kabul ettikten sonra bile sahne alkışından kendini mahrum edemeyen Vargas, kariyerinin ikinci safhasında 20 sene daha şarkı söyledi. Tüm gezegende Latin Amerika'nın en ünlü figürlerinden biri oldu, Meksika'da ise zaten lezbiyenlerin bir numaralı ikonuydu.

Chavela belgeseli Mart ayında Amsterdam ve Guadalajara'da gösterildi, İstanbul Festivali başlarken Meksiko Gezici Film Festivali kapsamında şehrin çeşitli sinema salonlarını dolaşmış olacak.

Kadın doğmanın bir ayrıcalık olduğunu söylüyor belgeselde, müzikte ve cinsellikte özgürlük için tüm hayatı boyunca mücadele eden inatçı Chavela. İlelebet sürmesi beklenen birçok şey gibi, sonsuz aşkın bayatlamış bir klişe olmasından, hayatı aşka endekslemenin saçmalığından dem vuruyor. Şarkılarını yeryüzünün tüm kadınlarına, annelere, kız çocuklarına, kız kardeşlere, eş, dost ve sevgili olan kadınlara adıyor.

Binlerce insanın katıldığı cenazesinde, ülkesinin millî bir değeri sayılmasına rağmen Meksika tanrılarına inanan Chavela'nın tabutu bayrakla değil, üstünden çıkarmadığı kırmızı pançosuyla örtülüyor...

http://t24.com.tr/haber/macholarin-dunyasinda-bir-macha,395152

LGBTİ Danışma Hattı Açılıyor!

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD), 2017 Nisan itibariyle LGBTİ’lerin telefon yoluyla ulaşabilecekleri bir danışma hattı açıyor. Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim odaklı sorular için doğru ve güvenilir bilgiyi aktaracak danışma hattı, gönüllüleriyle birlikte hizmet verecek.  Proje; LGBTİ’lerin sosyal, psikolojik, hukuki sorunlarını azaltmayı amaçlıyor.

SPoD danışma hattı şu konularda hizmet verecek:

– Cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim tabanlı şiddet ve ayrımcılık

– Cinsiyet geçiş süreci

– HIV ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar

– Açılma, cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim odaklı sorunlar

– Ruh sağlığı

– LGBTİ’lere hizmet veren kurumlar

Telefon hattı haftaiçleri saat 13.00-20.00 arasında çalışacak ve gönüllü ekibi SPoD’un Şişli’deki ofisinde çalışacak. Gönüllüler için SPoD ekibiyle birlikte çalışma fırsatı olacak. Derneğin ruh sağlığı alan koordinatörü ve hukuk alan koordinatörü danışmanlık verilen konularda gönüllere destekçi olacaklar.

Danışma Hattı Gönüllüleri

Genel görevi: Danışma hattını arayan LGBTİ’lere bilgilendirme yapmak, verilen hizmetin bilgilerini sisteme girmek, gerektiğinde e-posta yoluyla bilgilendirme yapmak.

Danışma hattı gönüllüsü, danışma hattı koordinatörüne sorumludur. Danışma hattı koordinatörü, hukuk koordinatörü ve ruh sağlığı koordinatörüyle yakından çalışır ve gönüllülere destek verirler. Gönüllüler gerektiğinde diğer alan koordinatörleriyle işbirliği yapar.

Rolün sınırları:

– Danışma hattını arayan LGBTİ’lerin ilk bağlantı kurduğu kişidir.

– Hattı arayan ve bilgi isteyen kişilere kendi girişimciliği ile duyarlı bir şekilde en iyi bilgiyi sunmayı hedefler.

– Verdiği bilgi ya da desteğin, arayan kişinin fiziksel, psikolojik ve duygusal esenliği üzerindeki etkisinin her zaman farkındadır.

– Verdiği bilginin doğru ve güncel olması için çabalar.

– Hattı arayan kişilere destek verirken SPoD’un danışma hattı ve diğer politikalarının sınırları içinde davranır.

– Hattı arayanlara gerektiğinde duygusal destek sağlar.

Görev ve sorumlulukları:

– Danışma hattını arayan kişilere SPoD’un hizmet amaçları doğrultusunda uygun destek, tavsiye ve bilgi vermek

– Kararlaştırılan zaman suresi içerisinde mail aracılığıyla bilgi isteyen kişilere uygun ve doğru bilgilendirmekte bulunmak

– Danışma hattını arayan kişiler ile ilgili (ad/soyad haricinde) bilgileri düzenli olarak kayıt altına almak

– Ayda en az 6 saat danışma hattında görev yapmak

– Karmaşık gelebilecek bilimsel, yasal, sosyal ve sağlık konularını anlaşılabilir bir şekilde karşısındakine sunmak

– Genel olarak SPoD’un ve özelde Danışma Hattı’nın politika ve prosedürlerini uygulamak ve bağlı kalmak

– Gerektiğinde duygusal destek sunmak

– Hattı arayan herkese davranışları olumsuz olsa da saygılı davranmak

– Danışma hattı gönüllüsü olarak görevini sürdürürken duygusal olanlar da dahil kendi ihtiyaçlarını belirleyebilmek ve süpervizyon ya da psikolojik danışmanlık gibi kaynakları kullanabilmek

– Kararlaştırılan zaman içerisinde hattı arayanlara kitap, broşür gibi yazılı dökümanları yollamak

– LGBTİ bireylerini etkileyen konularda kendini geliştirmeye açık olmak

Diğer görevler:

– Danışma hattının diğer gönüllülerini desteklemek

– Diğer gönüllüler ile bilgi ve deneyim paylaşmaya hazır olmak

– Danışma hattı toplantılarına düzenli olarak katılmak

Hat nöbeti:

– Danışma hattı için her nöbet 13.00’te baslar ve 20.00’de biter.

– Öncesinde bir gün öncesinin notlarını okumanız ve takip etmeniz gereken konularda bilgilenmeniz gerekmektedir.

– Telefonlara cevap verebilmek için ofiste olmanız gerekmektedir.

– Nöbet bitiminde gereken formları doldurmalısınız.

– Her gönüllünün ayda en az iki kez, toplam 7 saat nöbet tutmasını bekliyoruz.

Aranan nitelikler:

– İyi bir dinleyici olması ve iletişim becerileri

– LGBTİ camiasını etkileyen konularda duyarlı ve bilgili olması

– Empatik ilişki kurabilmek

– Zor durumlarda sakin ve etkili olabilmek

– Danışma hattını arayan kişilerin çokkültürlü yapısı karşısında önyargısız davranabilmek

– Kendi başına ve bir takımın üyesi olarak çalışabilmek

– Hattı arayan kişiler ile profesyonel sınırları koruyabilmek ve güçlü bir iş etiği anlayışı

– Geribildirime açık olmak

– SPoD’un politika ve prosedürlerine uymak

Düşünmeniz Gerekenler: Zamanlama önemlidir. Ayrımcılığa uğrayan ve kırılgan yapısı olan kişiler danışma hattını arayabileceği için eğer şu anda kendiniz duygusal travma ya da zorluklar yaşıyorsanız, danışma hattı gönüllüsü rolü sizin için şu an doğru bir yol olmayabilir.

Sizden beklentilerimiz:

– 4 günlük eğitim çalışmasının tamamına katılmak (1-2-8-9 Nisan)

– Hatta görev aldığınız günlerde sorumluluğunuzu yerine getirmeniz

– SPoD’un politika ve prosedürlerini uygulamanız

– Gizlilik kuralının önemini anlayıp bundan şaşmamanız

– Hattı arayan LGBTİ bireyler ile profesyonel ilişkileri ve sınırları her daim sürdürmeniz

Siz ne kazanacaksınız?

– LGBTİ camiası içinde desteğe ihtiyaç duyanlara yardım etmek oldukça ödüllendiricidir.

– Başkalarına yardım ederken kazanacağınız iletişim becerilerini hem iş hem de özel hayatınızda kullanabilirsiniz.

– Eğitim

– Kişisel ve profesyonel gelişim

– LGBTİ camiası ile ilgili kamusal kaynakları öğrenmek

– Sosyal konularda bilgilenmek

– Farklılığa değer verilen bir organizasyonda çalışma fırsatı

– LGBTİ camiası için bir farklılık yarattığınızı bilmek

– İleride sosyal hizmet uzmanlığı, psikoloji, sivil toplum gibi alanlarda kariyer edinmek için hazırlık

Başvuru

Danışma hattında gönüllü olarak çalışmak isteyenler buradaki başvuru formunu 26 Mart 2017 saat 24.00’e kadar doldurabilirler.

 http://www.sivilsayfalar.org/lgbti-danisma-hatti-aciliyor/

YouTube, LGBTQ+ topluluğundan özür diledi

YouTube, yaptığı açıklama ile LGBTQ+ topluluğu tarafından sunulan videoların engellenmesi ve filtrelenmesi nedeniyle özür diledi.

Pek çok LGBT Youtube kullanıcısı, platformun içerikleri uygunsuz olarak işaretleyen ve gizleyen bir filtreleme mekanizması ile videolarını sansürlediğini iddia ediyor. YouTube'un yeni "Sınırlı Mod" özelliği, "toplum işaretlerini, yaş

sınırlarını ve diğer bazı kriterleri kullanarak potansiyel olarak uygunsuz içerikleri belirlemek ve filtrelemek" için tasarlandı. Yetişkin içeriği görmek istemeyen kişilere yardımcı olması gereken bu özellik, yetişkin içerik

barındırmayan videoları da zaman zaman filtreleyebiliyordu. Konuyla ilgili olarak, Youtube'da 8 milyon abonesi bulunan fenomen Tyler Oakley, platformun kendisine ilham kaynağı olan bir videoyu engellediğini ifade etti.

YouTube, yaptığı açıklamada LGBTQ+ videolarının Sınırlı Mod içerisinde erişilebilir olduğunu ancak daha hassas konuları tartışan videoların bu modda yer almıyor olabileceğini söyledi. Durumu incelediğini belirten firma, karışıklıktan

dolayı özür diledi.

http://www.milliyet.com.tr/youtube-lgbtq-arti-toplulugundan-ozur-teknoloji-2418261/

400 bin üyeli LGBTİ arkadaşlık sitesi gerekçesiz engellendi

Türkiye'nin 400 bin üyeli LGBTİ arkadaşlık sitesi SheMaleTurk.com sitesi beşinci kez engellendi. Siteye erişimin engellenmesiyle ilgili hiçbir gerekçe de gösterilmedi.

400 bin üyesi olan LGBTİ arkadaşlık sitesi SheMaleTurk.com web sitesi beşinci kez engellendi. Cuma gününden beri erişime kapalı olan sitenin neden engellendiğine dair gerekçe ise gösterilmedi.

Bianet’ten Çiçek Tahaoğlu'nun haberine göre, sitenin İçerik Danışmanı ve Basın İlişkileri Koordinatörü Erman Paçalı, sitenin daha önce de engellendiğini ve iletişime geçtikleri yetkililerin kendilerine “Kusura bakmayın, yanlışlık olmuş” dediklerini aktardı.

Paçalı, 18 Mart’tan beri SheMaleTurk.com sitesinin açılması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile iletişime geçmeye çalıştıklarını söylerken, engelleme gerekçesi olarak “idari tedbir” yazısıyla karşılaştıklarını ifade etti.

Erişim engellerinin bir tacize döndüğünü belirten Paçalı, “Bu durum itibarımızı etkiliyor. Ayrıca üzerimizde psikolojik baskı oluşturuyor. Cuma gününden beri site yine erişime kapalı ve gerekçesini öğrenmek için bile muhatap

bulamıyoruz. Ancak medya kuruluşları durumu haberleştirip, olayı gündeme taşıdığında muhatap buluyoruz, ‘kusura bakmayın’ deyip siteyi açıyorlar” dedi.

Gey, lezbiyen ve biseksüellerin arkadaşlık sitesi gabile.com daha önce iki kez, lezbiyen arkadaşlık sitesi lezce.com iki kez ve LGBTİ arkadaşlık sitesi shemaleturk.com tam beş kez erişime engellenmişti.

http://www.cnnturk.com/turkiye/400-bin-uyeli-lgbti-arkadaslik-sitesi-gerekcesiz-engellendi

21 Mart 2017 Salı

Cinsiyet Kalıplarını Fırça Darbeleriyle Yıkmaya Geliyorlar: Arda Bektaş ve Tayfası!

Yurt dışında erkek makyaj youtuber'ları, Jeffree Star gibi kozmetik markasına dönüşecek kadar rağbet görürken; ülkemizde erkek makyaj vlogger'ı neredeyse yok denecek kadar az.

Şimdi sizi Türkiye'nin ilk erkek makyaj youtuber'ı Arda Bektaş ve ekibiyle tanıştıracağız.


Ondan ilk kez sosyal medya üzerinden haberdar olduk, gerçekten de cinsiyet rollerini yıkmaya gelmişti.

Kendin olabilmenin, hele hele adeta kutsallaştırılan "erkekliğe" karşı bir hakaret olarak görülen makyaj, süs gibi "feminen" işlerin içine girmenin, hem de homofobinin gırla gittiği bir ülkede nasıl bir cesaret gerektirdiğini zaten biliyorsunuz...

Arda henüz 18 yaşında ve Türkiye'nin ilk erkek makyaj vlogger'ı... Bu işe başlama sebebi de hem biraz "eğlencesine", hem de biraz politik!

Makyaj yapmayı çok sevdiğini ve bu yüzden de sürekli erkek makyaj youtuber'larını izlediğini söyleyen Arda, Türkiye'de hiç erkek makyaj vlogger'ı olmadığını fark edince bir ilk olmaya karar verdi. Bir hobi olarak başlayan bu işin diğer kısmında ise, zorbalığa ve ayrımcılığa maruz kalan gençlere sosyal medya üzerinden destek olmak ve cesaret vermek vardı.

Videolarına "Eski Sevgilimin Cenazesine Gidiyorum Makyajı" gibi yaratıcı, eğlenceli başlıklarla ve içeriklerle verdiği için de kısa sürede iyi bir takipçi kitlesi oluşturdu.

Hangimiz eski sevgilimizin cenazesine makyajsız gideriz ki zaten?!

Elbette böylesine cüretkar bir işin ucunda "online linç" olmasa olmazdı!

Sosyal medya üzerinden görünürlük sağlamasıyla gelen "erkek adam makyaj yapmaz, erkek dediğin şöyle olur, böyle olur" tarzı söylemlerle pek çok homofobik ve cinsiyetçi insan, genç Youtuber'a tepki gösterdiler.

Lakin açıkçası bu linçler ve olumsuz tepkiler onu sosyal medyadan uzaklaştırmak bir yana dursun, daha fazla içerik ve video üretmesine motivasyon oldu!

Zira toplumun dayattığı cinsiyet kalıplarına girmemiş, girememiş bir genç için ne homofobik söylemler, ne de "erkek dediğin"ciler yeni değil!

Arda'nın ayrıca şahane de bir ekibi var; bir diğer vlogger olan Madır Öktiş ile de "linççilere hitaben" eğlenceli videolar hazırlıyorlar.

"Sen diken sal üstüme üstüme, bende deste deste gül" misali! :)

Madır Öktiş de sosyal medyada zorbalığa maruz kalmıştı; bunun üzerine Arda ile beraber "linç makyajı" videosu hazırladılar.

En iyi mücadele yöntemi her şeye rağmen var olmak ve gülmektir, gerçekten de! Bunu kanıtlarcasına, bu gençler dışlanan, horlanan her lgbti genç adına adeta, homofobiklerle dalga geçiyor, sözlerin ve nefretin onları incitemeyeceğini gösteriyorlar. Cesaret ve güç veriyorlar; heteroları da kendilerine hayran bırakıyorlar.

Aynı zamanda sıkı aktivistler olan bu gençler, videolarda sadece goygoy değil, homofobi ve transfobi üzerine ciddi paylaşımlarda da bulunuyorlar.

Mizahın nasıl ince bir zeka gerektirdiğini gösteren, zehir gibi gençler bunlar.

Arda sadece lgbti hakları üzerine değil, kadın hakları üzerine de sıkça sesini çıkarıyor; videolar çekiyor, düşüncelerini paylaşıyor.

Onun en büyük destekçisi de büyükannesi!


Biz Arda'yı çok sevdik; cesaretinden ve emeğinden ötürü kutluyoruz.

Daha çok videolarını görmek istiyoruz.

Nefret söylemlerine hazırlananlar için ise cevabımız çoktan hazır!

Sevgiyle!

20 Mart 2017 Pazartesi

Müdür ve koruması eşcinsel genç bir erkeği kaçırıp tecavüz ettiler

Bir işletmenin müdürü olan bir kişi, korumasıyla birlikte, “Cinsel tecavüz”, “Soygun”, “Cinsel ilişkiye girmek için alıkoyma”, “Şiddet tehdidi” suçlamalarıyla gözaltına alındı.
Eşcinsel genci kaçırıp tecavüz ettiler

23 yaşındaki eşcinsel bir genç, dün ağlayarak Lefkoşa Polis Müdürlüğü'ne gitti.
Lefkoşa'da faaliyet gösteren bir süpermarketin müdürü olan bir kişi buluştuğunu ancak cinsel ilişkide bulunmak istemediği halde, söz konusu kişinin korumasının tehdidiyle cinsel tecavüze uğradığı, kendisine borç senedi imzalatıp, bin 500 TL parasının elinden alındığı yönünde şikâyette bulundu.
Bu olay üzerine harekete geçen polis harekete geçti iş yeri sahibini ve korumasını gözaltına aldı.

Emine UYSAL

Eşcinsellere hakaret eden Niran Ünsal, gay barda sahneye çıktı

Ünsal, “ticari kayıplar yaşadığını” söyleyerek başörtüsünü çıkarmıştı

Lezbiyen, gay, biseksüel, transeksüel (LGBT) bireylere ettiği hakaretler ile tartışmaya yaratan şarkıcı Niran Ünsal, Ankara’da bir gay barda sahne aldı.


Geçmişte “Açılmak, şeytana hizmet etmektir” diyen Ünsal, “ticari olarak çok ciddi kayıplar” yaşadığını söyleyerek başörtüsünü çıkarmıştı.

Ünsal, üç yıl önce eşcinsellere yaptığı hakaretlerin ardından “SIXTIEES Clup Ankara” isimli gay barda sahne aldı.

Ünsal’ın gay barda sahne almasına LGBTİ grupları da tepki gösterdi. Türkiye LGBTİ Birliği sayfası sosyal medya hesabından olaya tepki göstererek, “Niran Ünsal adlı Homofobik bu gece Ankara’da Sixtiees adlı Gay Bar’da sahne alıyor. Arkadaşlarımız ve dostlarımız zaten gitmez. Gitmek isteyenler de Hande Kader, Eylül Cansın’ı bir kere düşünüp öyle gitsin.” diye yazdı.


"Bunca yıllık dönmeyim, senin kadar çabuk dönenini görmedim"

Trans Oyuncu Çağla Akalın, Niran Ünsal’ı sert sözlerle eleştirdi.

"Tesettüre grip ticari kayıp yaşıyorum diyen tesettürden çıkan Niran Ünsal'a saygı duymaktan başka yapacak bir şeyim maalesef yok. Fakat Lady Gaga üzerinden LGBT bireylere demediğini bırakmayan, toplumun ahlak yapısı için büyük mücadele veren sayın Ünsal Ankara'da LGBT bireylerin mekanı olarak bilinen bir gece kulübünde sahne alıp tükürdüğünü yalamıştır. O kadar nefret söylemine karşı en ufak bir ceza bile almazken bazı kesimler takdir edip destek vermişlerdi. O dönem size destek veren kesimler bugünkü durumunuz için ne söyler bilemem ama benim size söyleyeceğim iki çift lafım var. Sevgili Niran Lut Kavmi günahsa (lutilerin) parasını yemek günah olmuyor mu? Açıklık o bu şu günah dedin bir çok sanatçı arkadaşına laf söyledin kalbini kırdın bu da günah olmuyor mu?

Bana göre günah Reklam malzemesi yaptığın o mukaddes örtüyü kullanmak...

Bana göre günah insanları nefrete sürüklemek...

Bana göre günah insanların kalbini kırmak...

Bana göre günah, günahkar olarak gördüğün bir topluluğun öyle ya da böyle bir şekilde geçmişte aşağılayıp yerin dibine sokup sonra karşılarına çıkıp onlara sanatını icra edip o kişilerin parasını yemek...

Sen şimdi çıkıp o Tweet'leri ben atmadım dersen ben hiç şaşırmam, Çünkü bunca yıllık dönmeyim senin kadar çabuk dönenini görmedim."

Niran Ünsal ne demişti?

Niran Ünsal sosyal medya hesabından, 2014 yılında İstanbul’da gerçekleşen ABD’li şarkıcı Lady Gaga’nın konserine giden LGBTİ bireyler hakkında ayrıştırıcı ve homofobik açıklamalarda bulunmuştu. Lady Gaga konserine giden LGBTİ bireylerin fotoğraflarını paylaşıp hedef alan Ünsal, “Bizim çabamız işte bu gidişata dur demek içindir, bunu istiyorsanız amenna! Türk bu değildir! Telaşımızın asıl sebebi budur!!! Anneler babalar bu ülkenin gençliğini zehirleyenlere dur demek boynumuzun borcudur! Cinsel tercihlerinden bize ne git evinde yaşa! Evlatlarımıza böyle şarlatanlıklar yaparak örnek olamayacaksınız” diye yazmıştı.

http://t24.com.tr/haber/escinsellere-hakaret-eden-niran-unsal-gay-barda-sahneye-cikti,394573

Niran Ünsal gay barda

Şarkıcı Ünsal “SIXTIEES Clup Ankara” isimli gay barda sahne aldı.


Şarkıcı Niran Ünsal bir yıl önce tesettüre girdikten sonra "ticari kayıp yaşadım" diyerek başını açmış ve tartışmalara neden olmuştu. Şarkıcı Ünsal şimdi de, yaklaşık üç yıl önce eşcinsellere yaptığı hakaretlerin ardından “SIXTIEES Clup

Ankara” isimli gay barda sahne aldı.

Niran Ünsal’ın gay barda sahne almasına Türkiye LGBTİ Birliği sosyal medya hesabından tepki göstererek, “Niran Ünsal adlı Homofobik bu gece Ankara'da Sixtiees adlı Gay Bar'da sahne alıyor. Arkadaşlarımız ve dostlarımız zaten gitmez.

Gitmek isteyenler de Hande Kader, Eylül Cansın'ı bir kere düşünüp öyle gitsin.” diye yazdı.

NE DEMİŞTİ

Şarkıcı Niran Ünsal sosyal medya hesabından, 2014 yılında İstanbul’da gerçekleşen ABD’li şarkıcı Lady Gaga’nın konserine giden LGBTİ bireyler hakkında ayrıştırıcı ve homofobik açıklamalarda bulunmuştu. Lady Gaga konserine giden LGBTİ

bireylerin fotoğraflarını paylaşıp hedef alan Ünsal, “Bizim çabamız işte bu gidişata dur demek içindir, bunu istiyorsanız amenna! Türk bu değildir! Telaşımızın asıl sebebi budur!!! Anneler babalar bu ülkenin gençliğini zehirleyenlere

dur demek boynumuzun borcudur! Cinsel tercihlerinden bize ne git evinde yaşa! Evlatlarımıza böyle şarlatanlıklar yaparak örnek olamayacaksınız” diye yazmıştı.

Odatv.com

18 Mart 2017 Cumartesi

Bahar Candan'ı gay lobisi destekliyor (muş!)


'İşte Benim Stilim'in yarışmacılardan Bahar Candan'ın ağlama şekli, programa konuk olan Hakan Ural'ı şaşkına uğratmış. Ural "Gerçek mi?" diye diğer jüri üyelerine sormuş. Vallahi ben de aynı tepkiyi verdim çünkü Bahar Candan'ın varlığından sosyal medyada dolaşan ağlama videosuyla haberdar oldum.

TV8'i izlemediğim için bilmiyormuşum ama meğer Bahar kızımız fenomenmiş.

ASLINDA ÇOK ZEKİ
Bahar'ı biraz araştırdım, video'larını izledim ve edindiğim izlenim şu: Sanılanın aksine Bahar, gayet zeki bir kız ve tüm o salaklıkları bilinçli yapıyor. Bebek gibi konuşması, ilkokul terk tespitleri, erotizm kokan mimik hareketleri; bu kız her şeyiyle dikkat çekmeye programlanmış. Ee televizyonda da izleyicinin dikkatini çekenlerin kullanım süresi uzun oluyor.
Bahar'ı Banu Alkan'ın genç modeli olarak görebilirsiniz ama bir farkla; Alkan'ın iyi kötü bir sinema kariyeri vardı. Bahar'da o da yok. Bahar'ın kariyer namına hiçbir şeyi yok ama çok popüler. Bahar son dönemde ünlü olmanın en kestirme yolunu yani aptalı oynuyor. Aptalı oynamak, kendini rezil etmek, popüler olmanın en kolay yolu. Aldığım duyumlara göre Bahar; TV, eğlence ve magazin sektöründeki gay lobisinin desteğini de almış. Ee gay lobisinin desteğini alan birinin şov dünyasında sırtı yere gelmez.

Mevlüt Tezel - Sabah

Amerika'da bir Türk üniversite erkek öğrencisi sınıf arkadaşının iki kere tecavüzüne uğramış!

ABD’de Türk öğrenciye tecavüz iddiası mahkemede

ABD’de öğrenim gördüğü üniversitede tecavüze uğradıktan sonra intihar girişiminde bulunan Türk erkek öğrenci okuldan ihraç edilmesi üzerine tazminat davası açtı.

Bir sınıf arkadaşı tarafından tecavüze maruz kaldığını söyleyen Princeton Üniversitesi Yüksek Lisans öğrencisi Türk genci, New Jersey’deki federal mahkemede açtığı davada okul yönetiminin intihar girişiminden sonra kendisine gerekli ilgiyi göstermediğini ve ardından sınav notlarının başarısız olmasıyla okuldan haksızca ihraç edildiğini ifade etti. Mahkeme kağıtlarında “John Doe” (ABD’de ismi gizli tutulmak istenen ya da kimliği bilinmeyen erkek için kullanılan rumuz) olarak tanımlanan Türk öğrenci, “Öğrenci Y” olarak kayda geçen diğer erkek öğrenciyi suçladıktan sonra üniversitenin kendi yönetmelikleri ve eyalet yasalarını ihlal ettiğini ileri sürdü.

İki defa tecavüze uğradığnı söyleyen Türk genci, İlk tecavüz sonrasında yaşadığı ağrı ve kanamalar neticesinde 3 gün sonra Türkiye’ye ailesinin yanına gittiğini kaydeden öğrenci, bir Türk doktoruna muayene olduğunu, tecavüze uğradığını söylemekte çekinmesine rağmen doktorun raporunda kanama ve darbe izlerini not ettiğini belirterek raporu da mahkemenin yargıcına sundu.

Türk öğrenci, yaşamış olduğu travma, şiddet ve stresten dolayı Princeton Üniversitesi’nden mahkemenin belirleyeceği makul bir tazminat ücreti talep etti.

PRİNCETON SUÇLAMALARI REDDETTİ

 ABD’nin en saygın üniversiteleri arasında yeralan New Jersey Eyaleti’ndeki Princeton Üniversitesi’nin iletişimden sorumlu başkan yardımcısı Dan Day, davanın “yanlış suçlamaları içerdiğini” belirterek “Bu dava haklı değil ve güçlü bir savunma ile mahkemeye çıkacağız.”

Razi CANİKLİGİL NEW YORK

Hürriyet

http://www.hurriyet.com.tr/abdde-turk-ogrenciye-tecavuz-iddiasi-mahkemede-40398800

Trump kendine yakışanı yaptı, Merkel’in elini sıkmadı!

ABD’ye resmi ziyaret gerçekleştiren Almanya Başbakanı Angela Merkel, Amerikan Başkanı Donald Trump’la Beyaz Saray’da dün ilk kez bir araya geldi.


Toplantının ardından basın toplantısı düzenleyen ikilinin görüşmesi ‘tokalaşma’ krizine sahne oldu. Basının karşısına çıkan ikiliden Merkel, “El sıkışmak ister misin?” diyerek Trump’a soru sordu. Trump ise Merkel’i duymazlıktan geldi. Trump’ın, Merkel’in teklifini duymazlıktan gelmesi sosyal medyada büyük ses getirdi.

Hande Yener nerede?



Hadise, Demet Akalın ve Gülşen, dün bir araya geldi. Bu karede tek eksiğin Hande Yener olduğunu fark edenler ise “Devlerden Hande’ye nispet” yorumu yaptı.

Türk Pop Müziği'nin 3 başarılı kadın popçusu, ittifak yaptı! Demet Akalın, Gülşen ve Hadise, dün bir araya gelip yeni projeler konusunda fikir alışverişinde bulundu. Yemekte Hadise, Akalın'la Gülşen'i yaz aylarında işlettiği ve ablasına ait olan Bodrum'daki beach club'ta sahne almaları konusunda ikna etti.

Güzel popçu Hadise, kendisi ve diğer iki meslektaşının olduğu kareyi "Bu yazı sallar mıyız?" notuyla paylaştı. Gülşen ise toplu kareyi paylaşıp "Yazın Bodrum yansın o zaman" dedi. Demet Akalın ise aynı karenin altına "Devler buluşması" yazarak adeta pop dünyasındaki düşmanı Hande Yener'e "Biz buradayız, sen neredesin!" der gibiydi.

17 Mart 2017 Cuma

Bebek Ken Brezilya poposu ameliyatı için Türkiye'ye geldi

Ken bebek Rodrigo Alves 50'nci ameliyatını oldu!

Bu güne kadar 50 defa estetik ameliyat olan Alves, örümcek ağı estetiği ve Brezilya poposu estetiği için Türkiye’ye geldiğini açıkladı


Yarı Brezilyalı yarı İngiliz olan Rodrigo Alves, bugüne kadar geçirdiği operasyonlar sonrasında Barbie’nin sevgilisi Ken’e benzeyince şöhreti çok daha fazla arttı.

Türkiye’ye gelir gelmez Show TV'deki Zahide Yetiş'le programına katılan Rodrigo Alves, örümcek ağı estetiği ve Brezilya poposu estetiği için Türkiye’ye geldiğini açıkladı.

Estetik operasyonlara 18 yaşından sonra psikolog eşliğinde başladığını söyleyen Alves, bedeninden memnun olmadığını ve bunu değiştirmek için estetik cerrahiden yardım aldığını söyledi.

Programa, istediği çizgi karaktere benzemek için birçok estetik operasyon geçiren 'Canlı Barbie' lakaplı Pixee Fox ile katılan Alves ayrıca, Türkiye’nin özellikle estetik cerrahide çok ileri bir yerde olduğunu ifade etti.

Pixee Fox ve Rodrigo Alves, sempatik ve samimi tavırlarıyla seyircilerin ilgi odağı haline geldiler.

33 yaşındaki Brezilyalı Rodrigo Alves, Barbie'nin sevgilisi Ken'e benzemek için tam 50 defa bıçak altına yattı.

Daily Mail'in haberine göre; Küçük yaşlarda kendisiyle dalga geçtikleri için depresyona giren Alves, çareyi estetik ameliyatlarda bulmuştu.

Bu güne kadar 50 defa estetik ameliyat olan Alves, 360 bin sterlin yani tam 1 milyon 728 bin 754 TL harcadı.

Alvesi geçtiğimiz yıl, burnunda meydana gelen çökme nedeniyle hastaneye başvurmuştu.

Yüz gerdirme operasyonuyla 50'nci ameliyatını olan Rodrigo Alves, "Yüzümü hiç hissetmiyorum" açıklamasında bulundu.

Estetik bağımlısı olduğunu kabul eden Alves, estetik ameliyat yaptırmaya devam edeceğini belirterek, ancak hiçkimsenin onu örnek almaması gerektiğini söyledi.

Son olarak Alves, "Defalarca ameliyat oldum ve bu bir domino etkisi. Nasıl ki arabanızı her yıl bakıma götürüyorsunuz, bu da öyle bir şey..." dedi.

LGBTİ yöneticisi gözaltına alındı

Hakkındaki arama kararı nedeniyle Atatürk Havalimanı'ndan yurt dışına çıkışına izin verilmeyen Arat, ifadesi alınmak üzere Emniyet Şube Müdürlüğüne götürüldü

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği yöneticisi Kıvılcım  Arat, Almanya’ya gitmek üzere geldiği Atatürk Havalimanı'nda, hakkındaki arama  kararı nedeniyle gözaltına alındı.


Alınan bilgiye göre, Almanya’daki bir konferansa gitmek için Dış  Hatlar Terminali’ne gelen Arat'ın pasaport kontrolü sırasında bir davadan dolayı  arama kararı bulunduğu tespit edildi. Yurt dışına çıkışına izin verilmeyen Arat,  polis tarafından gözaltına alındı.

Atatürk Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğüne götürülen Arat’ın  ifadesinin alınmasının ardından yarın adliyeye sevk edileceği bildirildi.

http://www.milliyet.com.tr/lgbti-yoneticisi-gozaltina-alindi-gundem-2415671/