31 Ocak 2015 Cumartesi

SİYAD'a göre 2014'ün en iyi filmleri

1)             Deux Jours, Une Nuit – İki Gün ve Bir Gece (Yönetmen: Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne.) Bir Film – Mars Production

2)             La Grande Bellezza – Muhteşem Güzellik (Yönetmen: Paolo Sorrentino) Calinos Film

3)             Inside Llewyn Davis – Sen Şarkılarını Söyle (Yönetmen: Ethan Coen, Joel Coen.) Bir Film

4)             The Grand Budapest Hotel - Büyük Budapeşte Oteli (Yönetmen: Wes Anderson) Tiglon

5)             Nightcrawler - Gece Vurgunu (Yönetmen: Dan Gilroy) Mars Cinema Group

6)             The Wolf of Wall Street - Para Avcısı (Yönetmen: Martin Scorsese) Medyavizyon

7)             En Duva Satt pa en Gren Och Funderade pa Tillvaron – İnsanları Seyreden Güvercin (Yönetmen: Roy Andersson) Filmartı

8)             Gloria (Yönetmen: Sebastian Lelio) Bir Film

9)             Sils Maria – Sils Maria: Ve Perde (Yönetmen: Olivier Assayas) Bir Film

10)         Interstellar – Yıldızlararası (Yönetmen: Christopher Nolan) Warner Bros. Türkiye


Cannes'da büyük ödülü kazanan Inside Llewyn Davis'in başrolünde Oscar Isaac var.

11)         Dallas Buyers Club - Sınırsızlar Kulübü (Yönetmen: Jean-Marc Vallee) Medyavizyon

12)         Her - Aşk (Yönetmen: Spike Jonze) Chantier Film

13)         Only Lovers Left Alive – Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Yönetmen: Jim Jarmusch) Mars Production

14)         Gone Girl – Kayıp Kız (Yönetmen: David Fincher) The Moments Entertainment

15)         Pozitia Copilului – Çocuk Pozu (Yönetmen: Calin Peter Netzer) Mor Film

16)         Le Passe – Geçmiş (Yönetmen: Asghar Farhadi) Mars Production

17)         The Broken Circle Breakdown – Kırık Çember (Yönetmen: Felix Van Groeningen) Kurmaca Film

18)         Al Midan – Meydan (Yönetmen: Jehane Noujaim) Bir Film

19)         20.000 Days on Earth – Dünyada 20.000 Gün (Yönetmen: Iain Forsyth, Jane Pollard.) Calinos Film

20)         The Hobbit: The Battle of the Five Armies - Hobbit: Beş Ordunun Savaşı (Yönetmen: Peter Jackson) Warner Bros. Türkiye

Senem Kuyucuoğlu: Aşkın cinsiyeti yok


Ruha aşık olan bir insanım. Cinsiyetin çok fazla önemi yok. Bu kadın bu erkek deyip bir şey hissetmiyorum. Bana göre aşk çok özel bir duygu. Aşkın cinsiyeti yok diyorum.

Hürriyet

AKP'li vekil: Farklı cinsel tercihleri arzu etmeyiz, eşcinsellik önlenebilir!

'Mahalle namusu'nu öneren AKP'li vekil: Farklı cinsel tercihleri arzu etmeyiz, eşcinsellik önlenebilir!

AKP'li İsmet Uçma'dan Kadına Şiddeti Araştırma Komisyonu'nda LGBTİ bireylere ayrımcılık

Kadına Yönelik Şiddeti Araştırma Komisyonu’nda “Kadına şiddete karşı mahalle namusuna sahip çıkmalı” sözleri nedeniyle eleştirilen AKP İstanbul Milletvekili İsmet Uçma, kadına şiddetin araştırıldığı  LGBTi bireylere yönelik ayrımcı söylemde bulundu. Uçma, “Hiç arzu etmeyiz ama sevgili arkadaşlar, toplumumuzda bunlar hiç olmasın, insanlıkta hiç olmasın isteriz ama aykırı cinsel tercihlerle ilgili yaşanmış olaylara ilişkin bir istatistiki bilgi elimizde yok. Bu şöyle ya da böyle, kabul edilsin ya da edilmesin toplumun bir vakıası” dedi.

Uçma, “Bunu şunun için önemsiyorum: Bunun önlenebilir metotları ve yöntemleri vardır, dünyadakinden farklı, bizim kodlarımızdan da üretilebilecek birtakım çözüm önerileri olabilir. En azından, toplumsal olarak yani doğuştan getirmiyorsa yaygınlaşması önlenebilir ve onların da insan haklarının koruma altında olması gerekir. Ama buna ilişkin elimizde bir çalışma ve bir veri yok. En azından buna yönelik, reklamasyon ve tanıtıma yönelik, propagandaya yönelik olguların önü belki eğitimle, anlatımla kesilebilir diye düşünüyorum” diye konuştu.

Araştırma Komisyonu’nun geçtiğimiz hafta toplantılarında  T24’ün tutanaklardan edindiği  görüşmeler şöyle.

İSMET UÇMA (İstanbul) – Şimdi, kadın erkek eşitliği kadına yönelik şiddetin azaltılması ya da ortadan kaldırılması konusunda önemli bir olgu olarak görülüyor. Şuna yönelik bir araştırma var mı?

Doğrusu kadın erkek statüsünü eşitlemek kadın aleyhine bir haksızlık çünkü insanlık yeryüzü serüvenine başladığı andan itibaren kadın daima öndedir ve erkekten üstündür. Şimdi, kadının bütün kültürlerdeki bu gerçek değerinin tespiti konusunda elinizde bir çalışma olup olmadığını doğrusu merak ediyorum. Çünkü alışılmış bir ezber var, dünya da bunu bizim toplumumuza iyi ezberlettiriyor “Kadın erkek eşittir.” Hayır, değildir. Bu, kadın aleyhine bir durumdur. Kadın, yani kimi imtiyazlar ve kimi donanımlar ve kimi değerler bakımından erkekten üstündür. Biz bunu adaletin sağlanması açısından söylüyoruz, temel hak ve özgürlükler bağlamında ifade etmiyorum.

Dolayısıyla bu konuda elimizde yapılmış herhangi bir çalışma ve veri olup olmadığını ya da sahiden eşitse eşitliğine ilişkin bir verinin olup olmadığına dair hem alan araştırması, ampirik araştırma olabilir hem diğer alanlarda uzmanlarına sipariş edilmiş araştırmalar olabilir. Bu konuyu eksiklik olarak görüyorum ve bunun Başkanım, gündeme alınmasını talep ediyorum doğrusu çünkü bu statünün farklılaşması bizim işimizi kolaylaştıracaktır.

‘Cinsel suçların hastalık belirtisi olup olmadığı’

Cinsel suçların hastalık belirtisi olup olmadığına dair bir istatistiki veri de yok. Bu fevkalade önemlidir arkadaşlar. Yani bir toplumda, mesela 76 milyonluk bir toplumda, bunu sonra genelleştiririz, dünya insanı üzerinde de araştırmalar yapabiliriz ama bu suçlara ilişkin, bu suçlara mütemayil olan ya da bu suçları işleyenlerin gerçekten de hastalık düzeyleri; bu, çevre şartlarından olabilir, doğuştan getirdiği bir durum olabilir yani gensel olabilir bunlara ilişkin elimizde ciddi veriler yok. Bu konuların da araştırılması gerekir diye düşünüyorum ya da bu tür öngörülere ilişkin bir rehabilitasyon çalışmanız var mı?

‘Aykırı cinsel tercihlerle ilgili
istatistiki bilgi elimizde yok’

Hiç arzu etmeyiz ama sevgili arkadaşlar, toplumumuzda bunlar hiç olmasın, insanlıkta hiç olmasın isteriz ama aykırı cinsel tercihlerle ilgili yaşanmış olaylara ilişkin bir istatistiki bilgi elimizde yok. Bu şöyle ya da böyle, kabul edilsin ya da edilmesin toplumun bir vakıası. Bunu şunun için önemsiyorum: Bunun önlenebilir metotları ve yöntemleri vardır, dünyadakinden farklı, bizim kodlarımızdan da üretilebilecek birtakım çözüm önerileri olabilir. En azından, toplumsal olarak yani doğuştan getirmiyorsa yaygınlaşması önlenebilir ve onların da insan haklarının koruma altında olması gerekir. Ama buna ilişkin elimizde bir çalışma ve bir veri yok. En azından buna yönelik, reklamasyon ve tanıtıma yönelik, propagandaya yönelik olguların önü belki eğitimle, anlatımla kesilebilir diye düşünüyorum.

Ruhsar Demirel (Eskişehir) –Sayın Uçma dedi ki “Çocuğu kaybetmemek için babaanneden başlamalı.” Sayın Uçma, bu da cinsiyet atıflı bir şey. Biz halk sağlıkçılarda şöyle bir tabir vardır: “Bir kadının sağlığı ana rahmine kız çocuk düştüğünde başlar.” Hani yumurtanın güvenliği anlamında diye. Dolayısıyla bunu belki çocuğu kaybetmemek için nineden başlasak iyi olur çünkü dünyada çok bilinen bir söz var deniliyor ki…

İsmet Uçma (İstanbul) – Dedelerden başlayalım.

Ruhsar Demirel (Eskişehir) – Tabii, tabii, elbette. Çok bilinen bir söz var, diyor ki: “Bir erkeği eğitirseniz bir kişiyi, bir kadını eğitirseniz bir kuşağı eğitmiş olursunuz.” O yüzden kadın üzerinden eğitimi artırmak…

İsmet Uçma (İstanbul) – Üstünlük, kadının üstünlüğü…

Ruhsar Demirel (Eskişehir) – Üstünlük anlamında değil de işte, Adem’i de biz kandırdığımız için daha zekiyiz yani onu kabul etmek lazım. O zekâyla beraber üstünlüğü …

İsmet Uçma (İstanbul) – Onlar hurafe olduğu için arkadaşlar…

Ruhsar Demirel (Eskişehir) – Üstünlüğü nereye… Fıkha da bakarız o konuda. Yani o yüzden eğitim hakikaten çok önemli.

Çok teşekkür ediyorum.

Başkan – Teşekkür ediyorum size.

Sayın İsmet Uçma, herhâlde bir şey ilave edeceksiniz; buyurun.

İsmet Uçma (İstanbul) – Evet, bir şey ilave edeceğim.

Çok teşekkür ediyorum Sevgili Başkanım.

Şimdi Ruhsar Hanım, tabii, arkadaşlar, bakın bu namus ve benzeri konularında -ondan sonra sorularımı yönelteceğim- hiç kimsenin öldürme hakkı yoktur; konu ne olursa olsun ama kimsenin öldürme hakkı yoktur.

Peki, öldürme hakkının olmadığını biz hangi yöntemlerle anlatacağız? Kadın cennette Adem’i kandırdı hurafelerini ve yanlış otantiği savunduğumuz sürece ve toplumdan bu olguları kaldırmadığımız sürece devam edecektir bu.

Ruhsar Demirel (Eskişehir) – Ama onu siz söylediniz.

İsmet Uçma (İstanbul) – Söyledim evet ama siz hâlâ…

Ruhsar Demirel (Eskişehir) – Siz söylediniz.

İsmet Uçma (İstanbul) – Ama şöyle, onu bir eliptik bir soru olarak sordum. “Siz potansiyel suçlusunuz, şunları şunları şunları yapmışsınız tarihte falan ve otantiklerde bunlar geçiyor, bunları ayıklamamız gerekir.” dedim.

Ruhsar Demirel (Eskişehir) – Tabii, tarihle dini de ayırmak lazım.

İsmet Uçma (İstanbul) – Kuşkusuz ki yani bakınız bu Kabalalarda geçen bir olgudur. Havva ismi Kur’an’da yoktur, Adem’in eşidir o ve yeryüzüne aile olarak gönderilmiştir. “Buradan bir çıkış yolumuz olabilir.” demiştim.

“Boşanma Allah’ın sevmediği ; en kötü fiildir”. Bu da uydurmadır”

Sevgili arkadaşlar, bir başkası, mahkeme sonuçlanıncaya kadar arada geçen sürede işlenen olaylarla ilgili elimizde veri yok. Bunu şunun için söylüyorum: Kronik hâle gelmiş bir vakıa varsa boşanmayı hızlandırmak lazım, uzadıkça devreye başka unsurlar giriyor. Şimdi, bize kutsal metinler diyor ki: “Aranızda bir ihtilaf olduğunda iki taraf ailesinden birer kişi çağırın. Taraflar iyi niyetliyse onlar sulh olurlar, değillerse evet, ayırın.” “Boşanma Allah’ın sevmediği, en kötü fiildir.” Bu da uydurmadır arkadaşlar. Dolayısıyla, dinî otantiği uydurma olgular üzerine bina ederseniz, o zaman adam ufak şeyden dolayı bunu öldürme hakkına kadar götürebilir. Dolayısıyla, bunların arıtılıp, durultulması lazım. Bu sürede meydana gelen olaylarla ilgili bilgimiz yok. Eğer bu süreçteki olaylar, olay intikal etmeden önceki süreçlerle yakın ya da eşitleniyorsa kronik hadiselerde, çözülemeyeceği önceden öngörülen, anlaşılan hadiselerde onun için birden çok hâkim ya da hâkime olması gerekir. Boşanmayı hızlandırmak lazım ki şiddeti önlemiş ya da önlenmesine bir katkı vermiş olsun.

Hülya Karabağlı - T24

Beşiktaş Belediyesi’nden Trans Misafirhanesi’ne ücretsiz sağlık desteği

Beşiktaş Belediyesi zor durumdaki ve yaşlı trans kadınlar için açılan Trans Misafirhanesi'ne ücretsiz sağlık desteği verecek

Zor durumdaki ve yaşlı trans kadınların kalması için İstanbul LGBTİ’nin açtığı ve geçtiğimiz günlerde Trans Melekler’in katkılarıyla genişletilen Trans Misafirhanesi’ne bir destek de Beşiktaş Belediyesi’nden geldi. Beşiktaş Belediyesi sosyal hizmet ve sağlık hakkı kapsamında misafirhanede kalan trans kadınlara ücretsiz ve anonim sağlık hizmeti sunmaya başladı. Her ay periyodik olarak gerçekleştirilmesi planlanan sağlık taramalarının ilki bugün gerçekleştirildi. Belediyenin sağlık personeli misafirhaneye gelerek trans kadınları sağlık kontrolünden geçirdi.


Sedef Çakmak: Sağlık ve barınma hakkı iki temel mesele

Kaosgl.com’da yer alan habere göre, sağlık taramasını bizzat denetleyen Beşiktaş Belediye Başkanı danışmanlarından SPoD LGBTİ aktivisti Sedef Çakmak çalışmalarına ilişkin KaosGL.org’a açıklamalarda bulundu. LGBTİ’lerin eşit yurttaşlık mücadelesine Beşiktaş Belediyesi olarak destek olmaya devam edeceklerini kaydeden Çakmak sözlerine şöyle devam etti:

“Sağlık ve barınma LGBTİ hareketi için de en önemli iki konudan birisi. Her ne kadar Tarlabaşı Beşiktaş Belediyesi sınırları içerisinde olmasa da LGBTİ meselesi tüm İstanbul’u ister istemez kapsıyor. Biz de LGBTİ dostu bir belediye olma yolunda ilerlediğimiz için sağlık hizmetlerimizi bu alanda ihtiyaç duyan arkadaşlarımıza ulaştırmaya çalışacağız.”


‘Beşiktaş Belediyesi LGBTİ hakları için çalışmaya devam edecek’

Sağlık taraması ile başlayan hizmetlerinin ileride genişleyerek devam etmesini planladıklarını da vurgulayan Çakmak, “Beşiktaş Belediyesi’nde LGBTİ haklarına ilişkin eğitim çalışmalarımız da devam ediyor. Başkanımız ve yardımcıların da katılımıyla eğiitm çalışması yaptık. Bizim için çok zihin açıcıydı” dedi.

Çakmak son olarak Beşiktaş Belediyesi’nde LGBTİ’lerin ihtiyaçları yönünde çalışmaların devam edeceğini de vurgulayarak, belediyenin çeşitli müdürlüklerine alanlarına ilişkin ayrı eğitim çalışmaları yapacaklarını da müjdeledi.


Beşiktaş Belediyesi sosyal yardımından trans kadınlar da faydalanıyor

İstanbul LGBTİ’nin yerel yönetim politika sorumlusu ve aynı zamanda Beşiktaş Belediyesi çalışanı Ejder Narsap da Beşiktaş Belediyesi’nde yaşayan, ihtiyaç sahibi üç trans kadına sosyal yardım desteğinde bulunduğunu hatırlattı. Bu sosyal yardımın aslında olması gereken bir hizmet olduğunu da söyleyen Narsap şöyle konuştu:

“Trans Misafirhanesi’nin sağlık ihtiyacını belirledikten sonra Beşiktaş Belediyesi ile iletişime geçtik ve belediye bu konuda yardımcı olacağını söyledi. Bugün de bunun sonucunu görüyoruz.”

Narsap, trans kadınların yerel yönetimlere ve sosyal yaşama katılımının da çok önemli ve gerekli olduğunu belirterek, “Önümüzdeki günlerde belediyenin de desteğiyle misafirhaneye dönük sosyal ve kültürel etkinlikler de yapmayı planlıyoruz” ifadelerini kullandı.

T24

Roma`dan eşcinsel çiftlere "medeni birliktelik" onayı

İtalya'nın başkenti Roma'da Belediye Meclisi, eşcinsel çiftlerin "medeni birliktelik" adı altında evli olarak kaydedilmesini kabul etti.
Roma Belediye Meclisi'nin aldığı kararla, eşcinsel evliliklerin yasal olduğu ülkelerde evlenen çiftler de medeni birliktelik kayıtlarına geçirilecek.
Demokratik Partili (PD) Belediye Başkanı Ignazio Marino'nun da desteklediği düzenlemeye PD'nin yanı sıra Sol, Ekoloji, Özgürlük (SEL) partisi ve 5 Yıldız Hareketi (M5S) de onay verdi. Sağ kanattaki Yeni Merkez Sağ (NCD) , Haydi İtalya (FI) ve İtalya'nın Kardeşleri (FdI) partileri ise düzenlemeye karşı oy kullandı.
Belediye Meclisi'ndeki oylamayı, İtalya'nın en tanınmış açık eşcinsel politikacılarından SEL partisinden Puglia Bölge Başkanı Nichi Vendola da izledi. Vendola kararı sevinçle karşılarken "Şimdi ise eşcinsel evlilikleri için savaş vermeliyiz. Ortaçağ'ı geride bırakarak fiili olarak zaten birlikte olan çiftlere ve medeni birlikteliklere yasal tanınma ve meşruiyet kazandırmalıyız" dedi.
'Aşk herkes için eşit'
Belediye Başkanı Marino da kararın "tarihi bir dönem noktası" teşkil ettiğini söyledi ve "Bu girişimle, siyasi ve kültürel tarihimizi paylaştığımız diğer Avrupa ülkeleriyle aynı çizgiye geliyoruz" dedi. Marino, kendi internet sitesinde yayımladığı mesajda da "Bugün İtalya'nın başkenti, 'Bu kentte aşk herkes için eşit' mesajı vermiştir" diye yazdı.
İtalya'da son aylarda bazı belediyelerin yurtdışında evlenen eşcinsel çiftlerin birlikteliklerini resmi olarak kayda alması tartışmalara yol açmıştı. İçişleri Bakanı Angelino Alfano, belediyelere bu uygulamayı durdurmaları talimatını vermiş, aralarında Roma Belediye Başkanı'nın da bulunduğu bazı yerel yöneticiler ise Alfano'ya karşı çıkmıştı.

www.bbc.co.uk

Hallmark, lezbiyen çiftin aşkına yer veriyor

Tebrik kartları üreticisi Hallmark, Sevgililer Günü için başlattığı kampanyada farklı örneklerle aşkın her haline yer veriyor. Kampanyada en çok dikkat çeken video ise, Eugenia ve Corinna isimli lezbiyen çiftin aşkları.

Leo Burnett imzası taşıyan ‘Put Your Heart to Paper’ kampanyasında gerçek hayattan çiftlerin hikayelerine yer veriliyor. Aşkın her halinin gerçek hayattaki karşılıklarını gösteren videolarda, 56 yıldır beraber olan Bob ve Kim çiftinden, 3 yıldır birlikte olan Eugenia ve Corinna’ya kadar farklı çiftler var.

Videolarda çiftlerden eşleri ya da sevgilileri için hissettikleri duyguları “aşk” kelimesini kullanmadan ifade etmeleri isteniyor. Sonrasında bir araya gelen çiftler videoları izlerken hem gülümseyip hem de duygusal anlar yaşıyor.  

http://www.campaigntr.com/2015/01/30/99449/hallmark-lezbiyen-ciftin-askina-yer-veriyor/

30 Ocak 2015 Cuma

Thomas Kurt


Trans kadını içeri almayan hamamcıya, ayrımcılık suçundan 3 bin TL ceza

Trans kadını hamama sokmayan işletmeciye ayrımcılık suçundan ceza verildi. Avukat Eren Keskin, ilk kez trans bireylerle ilgili bu maddeden bir ceza verilmiş olduğunu ifade ederek, "Bence bu karar, bu konuda trans bireylere güven sağlayacak bir karar olacak. Yargıtay da bu kararı onarsa biraz daha rahat bir hayat yaşayabilirler" dedi.

İstanbul ’da, kadın arkadaşıyla gittiği tarihi Galatasaray Hamamı’nda “Sizin gibi dönmeleri almıyoruz, kendi hamamınıza gidin!” diyerek içeriye sokulmayan İpek Kırancı adlı trans bireyin şikâyeti üzerine iş yeri sahibine Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 122. maddesinde düzenlenen “ayrımcılık” suçundan 3 bin TL para cezası verildi. Bu maddeden ilk kez ceza verildiğini kaydeden Kırancı’nın avukatı Eren Keskin, “Bence bu karar, bu konuda trans bireylere güven sağlayacak bir karar olacak. Yargıtay da bu kararı onarsa biraz daha rahat bir hayat yaşayabilirler” dedi.

İstanbul’da yaşayan ve yıllar önce cinsiyetini değiştirerek kadın olan İpek Kırancı, iddiaya göre 26 Aralık 2013’te arkadaşı Helga Maria Margereta Binder ile birlikte yıkanmak için Galatasaray Hamamı’na gitti. Hamamı işleten Ahmet Karagüney, pembe nüfus cüzdanını göstermesine rağmen, “İçeriye kesinlikle giremezsin!” diyerek, Kırancı ve arkadaşını geri çevirdi. Bunun üzerine Kırancı, avukat Eren Keskin aracılığıyla şikayetçi oldu. Karagüney hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde düzenlenen “Kişiler arasında dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım yapmak” suçlamasıyla altı aydan bir yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ilk duruşması, geçen yıl 13 Kasım’da görüldü. Sanık Karagüney, o gün Paskalya tatiliyle ilgili yoğunluk yaşandığını ve rezervasyonla çalıştıklarını belirterek, “Kırancı yanında yabancı uyruklu bir kadınla geldi. Tek kişilik yerimiz olduğunu, misafirlerini ağırlayabileceğimizi söyledik. Başka yerimiz olmadığını, kendilerini kabul edemeyeceğimizi söyledik. Ayrıldılar” dedi. Kırancı ise İstanbul LGBTT adlı eşcinsel örgütünün başkanlığını yaptığını, yirmi yıl önce ameliyatla kadın olduğunu ve kimliğini değiştirdiğini söyledi. Kırancı, o gün öğleden sonra arkadaşıyla hamama gittiklerinde kendilerine Karagüney’in “İçerisi dolu, sizin gibi dönmeleri almıyoruz. Kendi hamamınıza gidin, sadece arkadaşınızı alabiliriz” dediğini anlattı.

Davanın dün görülen ikinci duruşmasında, Kırancı’nın arkadaşı Binder, tanık olarak dinlendi. Binder “Sanık bize ‘Siz buraya giremezsiniz, emri ben verdim’ dedi. İpek, ‘Benim pembe kimliğim var. Neden bizi içeri almıyorsunuz?’ diye itiraz etti. Sanık da bağırarak, almayacağını söyledi. Bana da ‘Yalnızca siz girebilirsiniz’ dedi. İpek’e de ‘Sen kendi hamamına gir, buraya giremezsin’ dedi” diye konuştu.

Hakim Gönül Doğan, ayrımcılık suçunu işlediği için Karagüney’i 150 gün adli para cezasına mahkum etti. Bunu da 3 bin TL para cezasına çeviren Hakim Doğan, beş yıllık denetimli serbestlik uygulaması koyarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmetti. Avukat Eren Keskin, ilk kez trans bireylerle ilgili bu maddeden bir ceza verilmiş olduğunu ifade ederek, “Bence bu karar, bu konuda trans bireylere güven sağlayacak bir karar olacak. Yargıtay da bu kararı onarsa biraz daha rahat bir hayat yaşayabilirler” dedi.

İsmail Ssaymaz - Radikal

29 Ocak 2015 Perşembe

Madonna'ya mı benzemiş, Billur Kalkavan'a mı?

Madonna'ya benzemek için servet harcadı


Bir sanatçıya hayran olmanın sınırı yok... ABD'de Adam Guerra adında bir adam hayranı olduğu Madonna'ya benzemek için 175 Bin Dolar (420 Bin TL) harcadı ve defalarca bıçak altanı atmayı göze aldı.

My Strange Addiction (Benim Garip Bağımlılığım) adlı TV programına konuk olan 27 yaşındaki Guerra, son 12 yıl içinde tam 18 kez estetik operasyon geçirerek Madonna'ya benzemeye çalıştığını anlattı. Bu operasyonların maliyeti 75 Bin Dolar.

Ayrıca Madonna'ya tam olarak benzemek için ihtiyacı olan kıyafetlere de yaklaşık 100 Bin Dolar harcadı.

Adam Guerra'nın Madonna aşkı 15 yaşında başlamış.

Genç adam o dönemi şöyle anlatıyor: " 15 yaşındayken Madonna'ya aşık oldum. O benim ruhumla konuşuyordu sanki. Ona benzersem ona olan saygımı ifade edebileceğimi düşünüyordum."

Adam Guerra'nın Madonna hayranlığı bu kadarla da sınırlı kalmadı. Ünlü şarkıcının turnelerinde de görev alan dans eğitmeni Carlton Wilborn'dan dersler de aldı.

Ancak programın ilerleyen bölümlerinde Adam Guerra, hiç beklenmedik bir şey oldu.

Tam kameralar karşısında dans ederken hıçkırıklarla sarsıldı ve sadece Adam Guerra yani kendisi olmak istediğini söyledi.

İşin ilginç yanı, My Strange Addiction adlı program ekibinin sonradan anlattıkları.

Ekip, çekimin yapılmasından bir süre sonra Adam Guerra'nın Madonna'ya benzemek için oluşturduğu gardrobundaki tüm kıyafetleri sattığını ve sevgilisinin yanına taşındığını söylediler.

Adam Guerra'nın annesi de oğlunun durumuna anlam veremediğini söyledi.

Radikal

Pakistan'ın 'öteki' yüzleri


27 yaşındaki Wasseem Akram Pakistan’da bir cep telefonu aksesuarı satıcısı. Ancak Akram’ın gündüz ile gece hayatı arasında dağlar kadar fark var.

Hava kararmaya başlayınca aynanın karşısına geçiyor. Tıraş oluyor, rujunu sürüyor. Böylelikle akşamki hayatına “Rani” (kadın düğün dansçılarına Pakistan’da verilen isim) olarak devam ediyor.

Akram bunun nedenini; “Hayat çok zor, tek işte çalışarak ailemin geçimini sağlamak imkansız. Düğünlerde ve özel partilerde dansçılık yapmak cep telefoncuda çalışmaktan çok daha fazla para kazanmamı sağlıyor” şeklinde açıklıyor.

Pakistan’da farklı cinsel kimliklerin aleni bir şekilde toplum içinde "yaşaması" neredeyse imkansız.

Farklı cinsel kimlikleri kendilerine adeta bir tehdit olarak gören aşırı dinciler, onlara ölüme varan saldırılar düzenlemekten çekinmiyor...

Bu tarz bir yaşam sürenler de bu yüzden kendilerini saklamak zorunda...

Kimileri ailelerinin korkularından köylerini terk edip şehirlere göç ediyor ve burada da ikili bir yaşam sürüyor.

Radikal




Ajda Pekkan'ın bacaklarına 55 bin TL tazminat


Ajda Pekkan bir konser alanında fotoğraflarını çekerek fotoğrafını izinsiz kullanıp "bacaklarının sırrı ne" yazılı afişlerle sprey reklamı yapan kozmetik şirketine, iki eczane ve bir internet sitesine açtığı tazminat davasını kazandı. Mahkeme sanatçıya 55 bin TL tazminat ödenmesine karar verdi.

Radikal

Reyhan Karaca...'BİR GAY İLE AŞK YAŞAYABİLİRİM!

Reyhan Karaca yeni imajı ve yeni albümü Sobe ile Pal Fm de konuğu olduğu Emel Yalçın'ın Drive Time programında sıra dışı ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Hayranı olduğu dünyaca ünlü şarkıcı George Michael'ı görmek için Londra'ya gidip günlerce kapısında çadır kuran şarkıcı Reyhan Karaca, Emel Yalçın'ın "George Michael'ın Gay olduğunu duyduğunda hayal kırıklığı yaşadın mı" sorusuna "Benim için Aşkın cinsiyeti yok ben bir gay ile de evlenebilirim, aşk yaşayabilirim" cevabını verdi.

Emel Yalçın Drive Time hafta içi her gün 18.00-20.00 saatleri arasında Pal Fm de ünlü konuklarını ağırlamaya devam ediyor...

Fransa`da yabancı ile eşcinsel evlilik tartışması

Fransa'da Yargıtay, 18 aylık bir hukuki tartışmanın ardından Fransız bir erkeğin, Faslı bir erkekle evliliğine onay verdi.
Savcılık, Fransa'nın evlilik sözleşmesi konusunda Fas'la yaptığı ikili anlaşmayı gerekçe göstererek, evliliğin iptali için başvurmuştu.
İki ülke arasındaki anlaşma, evli çiftlerin her birisinin kendi ülkesinin yasasına uymasını öngörüyor. Savcılık, "Fas'ta eşcinsel evliliğin yasak olmasını" gerekçe göstererek, evliliğe itiraz etmişti.
Yerel mahkeme, savcılığın itirazına rağmen evliliğe izin vermiş ve Dominique ve Muhammed isimli eşcinsel çift 9 Kasım 2014 tarihinde belediyede düzenlenen törenle nikah kıymıştı.
Fransız Savcı, yaptığı itirazın istinaf mahkemesinde reddedilmesinin ardından kararı temyiz için Yargıtay'a başvurmuştu.
Yargıtay'da aralık ayında yapılan duruşmada savunma makamı, evliliğin iptal edilmesinin "ayırımcılığın yasaklanması ile ilgili yasayı ihlal anlamına geldiği" görüşünü savunmuştu.
Fransa'da, uzun tartışmaların ardından, kilise ile sağ partilerin muhalefetine rağmen eşcinsel evliliğe izin veren yasa 2013 yılında yürürlüğe girmişti.

www.timeturk.com

Jüri üyesinden homofobik sözler

Amerika Yetenek Sizsiniz jüri üyesi ve ünlü radyo programcısı Howard Stern ünlü şarkıcı Sam Smith'e radyo programı sırasında ağır eleştirilerde bulundu.

''Sam Smith çok çirkin, şişman ve gay görünüşlü gay mi değil mi bilmiyorum ama bana gay gibi görünüyor şarkısı ve sesi güzel olduğu için genç kızlar O'na tapıyor işte güzel sesin ve şarkının önemi'' dedi. Geçtiğimiz aralık ayında yılın şarkısı, yılın albümü dahil 6 dalda Grammy'e aday gösterilen şarkıcı ''Duyduklarıma inanamıyorum ve göz ardı ediyorum'' demekle yetindi.

CNN Türk

GÖKÇE BAHADIR: 25'İMDE BAŞLADIM 30'UMDA AYRILDIM


Gökçe Bahadır izleyici sorularını yanıtlarken, 25’inde başladığı ‘Yaprak Dökümü’nden 30 yaşında ayrıldığını, orada çok güzel bir iş yapmanın ne demek olduğunu gördüğünü...

“Kötü de olsa, sesimi sevmesem de yine söylerdim şarkıyı. Ama etrafım tarafından sevilen bir sesim var. Sesimle ilgili sahnede bir şeyler yapmak istiyorum. Bu müzikal, kabare olabilir. Bununla ilgili düşünce ve yapmak istediğim şeyler var. Dans etmeyi seviyorum. İşimiz görsel olduğu için bu bir bütün. Müzikal, dans etmek, şarkı söylemek, oynamak, birer performanstır. Bir oyuncu olarak kendimizi zenginleştirmemiz mümkün. Oynadığım ‘Kurusıkı’ isimli oyunda küçük bir dans sahnem var. Dansı orada kullanıyorum. Kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Evde bazen kendi kendime dans ediyorum. Böylece stres atıp,  deşarj olmuş, hem de kendime bir şeyler katmış oluyorum. Dans etmek benim için terapi gibi.  Kuru Sıkı’da Arap müziği Mezdeke ile oynuyorum. Göbek atmayı çok severim.”

Hürriyet

Yunanistan'da yeni kabine kuruldu


Varoufakis, devir teslim töreninde, kendisini tebrik eden selefi Gikas Harduvelis'e teşekkürlerini sundu. (Hürriyet)

'LGBTİ'lere yapılan ayrımcılık, mevzuattan değil uygulamadan kaynaklanıyor'

CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, Türkiye'deki hak ihlallerini sadece hükümetin görmediğini söyledi

CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a, BM İnsan Hakları Konseyi’nin, Evrensel Periyodik İzleme Toplantısı'nda 122 ülkenin Türkiye ile ilgili sorular sorduğunu ve tavsiyelerde bulunduğunu söyledi ve “Bu kadar ülkenin soru sorması, bugüne kadar görülmeyen büyük bir rakam. Demek ki uluslararası toplum Türkiye'deki insan hakları konusunda endişe taşıyor” dedi.

Rıza Türmen, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, BM İnsan Hakları Konseyi’nin, insan haklarına dair durumun gözden geçirildiği Evrensel Periyodik İzleme Toplantısı'nda Türkiye ile ilgili sorulara verdiği yanıtları masaya yatırdı.

Türmen,  ifade özgürlüğü, internete erişimin yasaklanması, yargının bağımsızlığı, cinsel yönelim ve kimlik konularında da sorular sorulduğunu, Türkiye'nin AİHM'in kararlarını uygulamamasının üzerinde de durulduğunu anlattı.

Arınç’ın sorulara çok enteresan yanıtlar verdiğini ifade eden Türmen, "LGBT ile ilgili soruya, 'mevzuatımızda LGBT'lere yönelik ayrımcı bir hüküm bulunmamaktadır' yanıtını verdi. Yani Arınç'ın ayrımcılıktan anladığı, mevzuatta yazılı olup olmaması.' Bu doğru bir anlayış değil. LGBT'lilere yapılan ayrımcılık mevzuattan kaynaklanmıyor, uygulamadan kaynaklanıyor" dedi.

Arınç'ın, Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili soruya, “Hrant Dink'in ölüm yıldönümü vesilesiyle Başbakan mesaj yayımladı. Bu da ülkemizin bu davaya verdiği önemi gösteriyor" yanıtını verdiğini anlatan Türmen, "Burada önemli olan mesaj yayımlanması değil, etkin bir soruşturma yapılmamasıdır. Kamu görevlileri için soruşturma izni 8 yıl sonra veriliyor" dedi.

'Havuz medyası bakımından çoğulculuk var'

İfade özgürlüğü sorusuna Arınç’ın, “Türkiye'de basın organları bakımından tam bir çoğulculuk hakim" yanıtı verdiğini söyleyen Türmen,  "Evet  çoğulculuk var, havuz medyası bakımından çoğulculuk vardır, işadamları havuza para atmaktadır. Türkiye'de basına her türlü baskı vardır, oto sansür uygulanmaktadır, gazeteciler tutuklanmaktadır, bazı gazeteciler işsiz bırakılmaktadır. En son Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan sansür ortadadır" dedi.

Türmen, "Bütün bunlar şunu gösteriyor Türkiye ile ilgili bir rapor çıkacak ve Türkiye'deki insan hakları konusunda ciddi bir endişe var. Bütün Avrupa Türkiye'deki insan hakları ihlallerini görüyor ama bunu görmeyen, gözden kaçıran bir tek Hükümet, Hükümet bunu görmek istemiyor. Türkiye'nin hiçbir dönemde, askeri darbe dönemleri de dahil olmak üzere dış itibarı bu kadar sıfıra, dibe vurmamıştır, bu kadar itibar kaybına uğramamıştır. Türkiye'nin, sınırlarının dışına çıktığınız zaman, insan hakları, demokrasi, hukuk devleti açısından itibarı sıfırdır. Hükümetin bunları görmeyerek, 'iç ve dış çevreler itibarımızı zedeliyor' demesi doğru bir ifade değildir. Bu kadar eleştiri var, insan kendisine döner bakar ve 'acaba nerede yanlış yapıyoruz' der ama bunu demiyorlar" dedi.

Hülya Karabağlı

T24

28 Ocak 2015 Çarşamba

İzmirli trans kadın Viyana`da öldürüldü

İzmir'den Viyana'ya iltica eden trans kadın Hande Ö, evinde öldürülmüş olarak bulundu.

Avusturya'nın başkenti Viyana'da Hande Ö. isimli trans kadın evinde öldürülmüş olarak bulundu.

Altı aydır Viyana'da yaşayan ve iltica işlemleri süren trans kadın Hande Ö. evinde, elleri arkadan bağlanmış ve bir havlu ile boğularak öldürülmüş şekilde bulundu.

ORF Wien'in haberine göre; Hande Ö.'nün bir arkadaşının şüphesi üzerine harekete geçen polis ve itfaiye ekipleri, Hande'nin yaşadığı evin kapısını kırarak içeri girdi. İzmir'den Viyana'ya iltica eden trans kadının cansız bedeni evinde bulundu.

Kendisinden uzun süredir haber alınamayan Hande'nin bir hafta kadar önce öldürülmüş olduğu tahmin ediliyor. Avusturya basınında çıkan haberlerde "bir 'erkeğin' cesedine ulaşıldığı" yönündeki ifadeler, trans kadının katledilmesine karşı duyarsızlığı gözler önüne serdi.

http://www.etha.com.tr/Haber/2015/01/27/guncel/viyanada-trans-kadin-cinayeti/

Arınç'tan 'LGBTİ'ler ayrımcılığa uğramıyor' iddiası

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, BM İnsan Hakları Konseyi'nde yaptığı konuşmada, LGBTİ'lere yönelik ayrımcılığın bir devlet politikası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Arınç, 'haksız tahrik' iddialarının doğru olmadığı savundu.

CENEVRE- İnsan Haklarından Sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cenevre'deki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi'nde gerçekleşen Evrensel Periyodik İnceleme oturumuna katıldı.

LGBTİ'lere (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks) yönelik ayrımcı ve cinsiyetçi uygulamaları görmezden gelen Arınç, "Hangi kimlikle olursa olsun herkesle demokratik bir ilişki" kurmaya çalıştıkları iddia etti. "Mevzuatımızda LGBT'lere yönelik ayrımcı bir hüküm bulunmamaktadır" diyen Arınç, özel bir düzenleme olmamasının LGBTİ'lerin haklarının olmadığı anlamına gelmediğini savundu.

Anayasa'nın 90. maddesine göre İstanbul Sözleşmesi'nde yer alan "cinsel yönelim" ifadesini hatırlatan Arınç, nefret suçlarına ilişkin soruşturma yürütüldüğünü ifade etti. LGBTİ'lere yönelik ayrımcılığın bir devlet politikası olduğunu bir kez daha kanıtlayan Arınç, "haksız tahrik" iddialarının ise doğru olmadığını öne sürdü. Arınç daha önce de "kadınlar yüksek sesle kahkaha atamaz" sözleriyle gündeme gelmişti.

Bu arada Evrensel Periyodik İnceleme Türkiye oturumunda BM üyesi devletler, Türkiye’ye insan haklarına ilişkin tavsiyelerini sundu.
İfade ve toplanma özgürlüğü, kadın cinayetleri, toplumsal cinsiyet eşitliği ve yargı bağımsızlığı tavsiyelerde en sık tekrarlanan konu başlıkları arasında yer aldı. Hırvatistan, Almanya ve Slovenya temsilcileri vicdanî ret hakkının tanınması gerektiğinin altını çizdi.
11 ülke de Türkiye’ye cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığın önlenmesine ilişkin tavsiyelerini sundu, bu konuda mevzuat değişikliği önerdi.

BM'nin resmi internet sitesinden canlı yayınlanan oturum, Türkçe'ye hatalı şekilde çevrildi. Konuşmalarda geçen "cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği" ifadeleri Türkçe'ye "cinsel tercih ve toplumsal kimlik" olarak aktarıldı.

TÜRKİYE'NİN 10 SAYFALIK LGBTİ KARNESİ
Kaos GL üyesi Ezgi Koçak'ın da katılacağı oturuma ilişkin Aralık ayında "Türkiye'de LGBT Yurttaşlara Yönelik İnsan Hakları İhlalleri" başlıklı ön rapor yayınlanmıştı. Raporda, Türkiye'de cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği temelli insan hakları ihlallerine yer verilmişti. Bu ihlaller arasında LGBT vatandaşlara yönelik şiddet eylemleri, ayrımcı iç hukuk uygulamaları, keyfi idari tedbirler ve devlet görevlilerinin LGBT toplumuna yönelik düşmanca yaklaşımı konusunda örnekler yer almıştı.

http://www.etha.com.tr/Haber/2015/01/27/guncel/arinc-lgbtler-ayrimciliga-ugramiyor/

Birleşmiş Milletler'in 2010 yılından başlayarak dört yılda bir her ülke için yaptığı hak ihlalleri Evrensel Periyodik İzlemesi (EPİ) toplantısı bugün Türkiye için yapıldı.
Cenevre'de yapılan toplantıda Türkiye'yi temsilen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Bülent Arınç konuştu.

(Eşcinsellere mevzuat koruması
Arınç konuşmasında ayrıca Türkiye'deki mevzuatta lezbiyen, gey, biseksüel transseksüel ve interseksüel kişilere yönelik ayrımcı bir hüküm bulunmadığını da söyledi.
Arınç "Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin herkesin kanun önünde eşitliği ilkesi anayasanın 10. maddesiyle düzenlenmiştir" dedi.
Toplantıya Türkiye’den ayrı raporlarla katkı sunan sivil toplum kuruluşlarından LGBTİ bireyleri temsil edenler ise BM’ye gönderdikleri değerlendirmede, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliği nedeniyle gerçekleşen cinayetlere dikkat çekti.
Bu raporda "AKP hükümeti temsilcilerinin LGBTİ bireyler hakkında aşağılayıcı açıklamalar yaptığı" söylendi.
Sivil Toplum Kuruluşları ayrıca Türkiye’nin bu turda sunduğu raporun cinsel yönelim, cinsiyet kimliği veya LGBTİ sorunlarıyla ilgili herhangi bir referans içermediğini belirtti.

BBC Türkçe)

SYRİZA LGBTİ haklarını güvenceye alacak

Seçim programında LGBTİ'lerin haklarının kurumsal güvenceye alınmasını savunan SYRİZA, nefret suçlarıyla mücadeleyi de gündeminde tutuyor.

Yunanistan'da iktidara gelen Radikal Sol Koalisyon'un (SYRİZA) ayrımcılığa uğrayan toplumsal kesimlere yönelik politikaları herkesi heyecanlandırıyor. SYRİZA, seçim sürecinde birlikte çalışan 8 LGBTİ örgütüyle bir araya gelerek vaatlerini açıklayan ilk partilerden biri.

EŞCİNSEL EVLİLİK KURUSALLAŞMALI
SYRİZA'nın kuruluş konferansında alınan kararlara göre; eşcinsel çiftler için evliliğin tam ve eşit haklarla kurumsallaşması destekleniyor. Eşcinsel çiftlerin evlat edinmesine gerektiğini de savunan SYRİZA, bu konuda incelemelerde bulunuyor. Cinsiyet kimliğinin Yunan devleti tarafından tanınması ve translara belgelerinin cinsiyet geçiş ameliyatı şartı aranmaksızın verilmesini temel bir gündem olarak ele alan SYRİZA, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması için çalışmalara yer vereceğini ifade ediyor.

NEFRET SUÇLARIYLA MÜCADELE
SYRİZA'nın kuruluş konferansında yapılan açıklamalardan bazıları şöyle:

-Öğretmenlere ve okul çalışanlarına yönelik uygun eğitimler verilmesi, okulların düzgün işleyişi ve tüm kimliklerin saygı gördüğü bir okul ortamının temin altına alınması için temel şartlardan biridir. Bu doğrultuda, SYRİZA okul çalışanlarını bilgilendirmeye ve eğitmeye yönelik önlemlerin alınmasını ve öncelikli olarak insanları bilgilendirmeye ve ayrımcılıkla etkili mücadeleye yönelik bir medya kampanyası oluşturulmasını hedeflemektedir.

-Yeni ırkçılık karşıtı yasanın nefret söylemine karşı hükümlerinin etkili bir biçimde uygulanması, ülkemizdeki homofobik saldırı ve nefret suçlarıyla mücadele için yapılması gerekenlerin en azıdır. SYRİZA, bu hükümlerin uygulanmasını desteklemektedir ve ilgili yapılarla işbirliği halinde yasal çerçeveye uyumlu hale getirilmesini temin altına alacaktır.

-Zorunlu eğitim müfredatında uygun eğitimi almış öğretmenler, modern kitaplar ve her türlü cinsel ifade ve cinsiyet kimliğine gönderme yapan cinsel eğitimin yer almasının ülkemizdeki homofobiyle mücadelede hayatî olduğuna inanmaktayız. Bu doğrultuda çalışmayı ve özel önlemler almayı vaat ediyoruz.

Etha