3 Ekim 2016 Pazartesi

Elma yediğimizde neden acıkırız, kara delik ve çikolata hakkında bilmedikleriniz, dünya kaç milyar insan alır?

Elma yediğimizde neden acıkırız?
Elma yediğimizde sanki hiçbir şey yememiş gibi hissederiz. Hatta açlığımızı bastırmak için yediysek hemen ardından daha fazla acıkıyoruz. Çünkü elmanın yüzde 85’i sudan, yüzde 12’si karbonhidrattan ibaret. Bu nedenle yediğimizde tokluk hissi yaratmaz.
Ancak elma yemenin açlık hissine sebep olması, onun bir meyve olmasındankaynaklanıyor. Meyvelerde bulunan doğal şeker, yani früktoz beynin özellikle dikkat ve ödüllendirme mekanizmalarını etkileyerek bu birimlerde daha fazla nöral aktivite oluşmasını sağlar. Bunu şöyle de yorumlayabiliriz; beynimiz meyve yediğimizde ödül olarak bazı kimyasallar salgılıyor, dikkat seviyemizi artıyor.
Araştırmacılar bu ödül mekanizmasını tekrar hareket geçirmek için açlık hissettiğimizi söylüyor. Çünkü früktoz beynin bazı mekanizmalarını harekete geçirirken çok önemli bir uyarıcıyı atlıyor. Örneğin insülin hormonunu uyarmayı başaramaz. İnsülin salgılanmadığında az önce bir şeyler yemiş gibi olmuyor, açlık hissetmeye devam ediyoruz.
Bir kara deliğin içine nükleer bomba atsak ne olur?
Karadelikler madde ve enerjiyi yutmalarıyla ünlü. Bunun için, sınırlarını belirleyen olay ufkuna yakalanmak yeterli. O noktadan sonra yutulmayı beklemeye gerek yok. Çünkü olay ufkuna giren her şey o anda kara deliğin kütlesine ekleniyor. Bir başka deyişle zaten yutulmuş olarak varsayılıyor.
Bir karadeliğin içine giren her şey onun kütlesini artırmasını, böylece daha güçlü olmasını sağlar. İçine çok güçlü bir patlayıcı ya da nükleer bomba yollamak da bu nedenle biraz daha büyümesine sebep olur. Özetle bir karadeliği, içine atılan herhangi bir şeyle “öldürmek” mümkün değil.
Çikolata
Her yıl 7,2 milyon ton çikolata tüketiliyor. İçerdiği şeker nedeniyle sağlıksız olduğu söylense de kakao son derece güçlü bir antioksidan olan flavonoidlere sahip. Bu antioksidanların bazıları kandaki nitrik oksit oranını yükseltip damarları rahatlatıyor.
Bu da kan dolaşımını sağlıklı seviyeye getirip kan basıncını düşürüyor. Aynı etken madde vücudun insulin duyarlılığını da dengeleyip kan şekerini kontrol altına aldığı için şeker hastalığı riskini düşürüyor. Ancak bunların gerçekleşmesi için yenilen çikolatanın flavonoidler açısından zengin olması gerek.
Örneğin beyaz çikolata bunun için uygun değil çünkü kakao oranı çok düşük. Sütlü çikolata da çok fazla süt ve şeker içerdiği için kakaonun faydalarını sunamıyor. Acı çikolatadaysa kakao oranı çok yüksek.
Dolayısıyla çikolatadan mahrum kalmadan tüm bu yararlı özelliklerini lehinize kullanmak istiyorsanız mutlaka kakao oranı yüksek olanı tercih etmeniz gerek. Çikolatanın keyif verici nitelikte bir lezzeti olmasını sağlayan şeyse yine kakaonun bizzat kendisi.
Kakao içindeki teobromin adlı alkaloit ona müthiş kokusunu ve tadını veriyor. Anavatanı Güney Amerika’da ona bu nedenle Tanrıların Yiyeceği deniyor.
Dünya en fazla kaç tane insanı barındırabilir? İnsan nüfusu için bir limit var mı?
Bazı bilim insanları dünyanın bu konuda bir limiti olduğunu düşünürken, diğerleri buna katılmıyor. Limit olduğunu söyleyenler, bunun 10 milyar insana karşılık geldiğini belirtiyor. Bunlardan biri Harvard Üniversitesi sosyobiyologlarından Edward Wilson.
Wilson, gezegenimizin sunduğu kaynakları ne hızla tükettiğimizden yol çıkarak, dengenin bozulacağı bir nokta olacağını, onu aştığımızda dünyanın destekleyebileceği maksimum insan sayısına varmış olacağımızı söylüyor. Ancak 10 milyar sayısı, öncelikle besin kaynakları düşünülerek ortaya atılmış bir tahmin. Bazı bilim insanlarıysa gezegenimizin çok daha fazla insanı rahatlıkla besleyebilecek düzeyde olduğunu, böyle bir üst limit bulunmadığını ileri sürmekte.
Yapılan hesaplar, 2100 yılına kadar insan nüfusunun 10 milyara ulaşacağını gösteriyor. Diğer taraftan Birleşmiş Milletler raporlarına göre aileler git gide küçülmekte. 230 ülkeden elde edilen veriler, günümüzde insanların önemli bir bölümünün çocuk sahibi olmak istemediğini gösterdi. Küresel üreme oranı bu şekilde azalarak devam ederse nüfusun kendini yenileme seviyesi de düşeceği için, insan nüfusunun bu yüzyılın sonunda 9 ila 10 milyar arasında sabitleneceği söyleniyor.

Kaynak: Popular Science, Mayıs 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder