18 Ağustos 2013 Pazar

Eşcinseller ve türbanlılar

Türkiye’de birbirine zıt gibi görünen ama aslında birbirlerine çok yakın duran iki toplumsal grup var: eşcinseller ve türbanlılar...

Bu iki grup arasında sistematik bir dayanışma yok. Yakın durmalarının sebebi ise sadece başkalarının onlara yaklaşımındaki benzerlik... Çünkü her iki grup da ne çekiyorsa aynı mantaliteden çekiyor...

Türban bir tercih; giyenler kendini daha iyi daha mutlu daha doğru daha Müslüman hissediyor olabilirler... Dolayısıyla başkalarının onların bu seçimini tartışmaya, tartmaya, iyi veya kötü olduğu yönünde ipuçları aramaya hakkı yok. Çünkü örtünmek tümüyle kişinin kendisiyle ilgili bir mesele. Bize düşen ise kişilerin bu tercihine burnumuzu sokmamak ve kabul etmek...

Ancak Türkiye’de bu konuda yapılmaması gereken ne varsa hepsi yapıldı: Hatta türban, oylanması gereken bir olgu olarak bile görüldü. Kadınların devlet dairelerinde, okullarda, Meclis’te türbanlarıyla var olmaları ciddi bir tabuydu ve bu tabu hâlâ da yıkılmış değil. Mevcut yasal engellerin kaldırılması için birilerinin toplu olarak onay vermeleri gerekiyor... Oysa tercihler ne onaylanabilir ne de oylanabilir...

Eşcinsellik ise bir yönelim... Dolayısıyla tercihlerde olduğu gibi yönelimde de o insanların bu farklılığını tartışmaya, tartmaya, iyi veya kötü olduğu yönünde ipuçları aramaya başkalarının hakkı yok. Kimseyi ırkı ve rengi nedeniyle tartışmaya ve reddetmeye hakkımız olmadığı gibi eşcinselleri de tartışmak değil kabul etmek zorundayız.

Ancak türbanlılara nasıl bakılıyor ve nasıl davranılıyorsa eşcinsellere de aynı şekilde bakılıyor ve davranılıyor. Onlar da kendi kimlikleriyle, oldukları gibi kamusal alanın her miliminde var olmak istiyorlar ama buna engeller çıkarılıyor; tıpkı türbanlılara çıkarıldığı gibi...

Eşcinseller şimdi yeni yazılan anayasada yer almak istiyorlar. Onlar da yasalar tarafından tanınmak, ve diğer vatandaşlarla eşit olduklarını anayasal olarak garanti altına almak istiyorlar... Hatta Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda bu konuda medeni adımlar atılıyor. Örneğin AK Parti ve MHP’nin karşı çıkışı nedeniyle, ‘Eşitlik’ maddesinde “cinsel yönelim” ifadesi kullanılamadı ama maddenin gerekçesinde kullanıldı. Bu şu demek; eşcinseller anayasaya girdi, kabul gördü...

Henüz yolun başındayken, yeni anayasadan daha fazlasını koparmak ise eşcinsellerin kendi elinde... Daha fazla gayret göstermeliler...

Hıdır Geviş - Taraf

2 yorum:

  1. bir bez parçasıyla benim varlığım aynı kefeye konamaz, karşılaştırılamaz bile !!

    YanıtlaSil
  2. http://halilkandok.blogspot.com/2013/08/escinsel-haklar-kulturel-tercihlerle.html

    Dün yazmıştım, bugün yayınladım.

    YanıtlaSil