20 Mart 2011 Pazar

Babam gay olacağım diye çok korkmuştu

Geçtiğimiz yıl ‘Mağara Adamı’ olarak sahneye çıkan Alper Kul, bu kez ‘Babamın Oğlu’ adını verdiği oyunla, babası Fikret Kul’un hayatını deşifre ediyor. Her cumartesi gecesi BKM Mutfak’ta sahnelediği 80 dakikalık oyun için kahkaha garantisi veren Alper Kul, “Babamla aramızda 26 yaş olsa da iki arkadaş gibiyiz. Birbirimize ‘Tosun Paşa’ filmindeki gibi ‘Lütfü’ deriz” diyor. İşte baba oğulun kendileri ve ilişkileri hakkında anlattıkları...
...
* Oğlunuz, oyuncu olduğunu söylediğinde gerçekten gay olacağını mı düşündünüz?

F.K.: Evet gerçekten çok korktum. Ben onu otobüs işine alıştırmaya çalıştım. “Otobüslerle ilgili bir şey yapar” derken “Oyuncu olacağım” diye geldi. Orada da yine mahalle baskısı var. Sanatçıların çoğu o dönemde kamuoyu tarafından hep öyle biliniyordu. Herkes inanıyordu.
A.K.: Ben otogarda çalıştım. İnanılmaz bir labarotuvar. İnsan sarrafı olmuştum. Karşıdan gördüğümde kimin nereden geldiğini, memleketini hemen anlayabiliyordum. Orası çok maskülen, herkesin ‘Kurtlar Vadisi’ karakteri gibi gezdiği bir yer. Ben kendimi öyle hissedemedim. Babam böyle bir model ararken oyuncu olacağım dediğimde kafasında oturtamadı adam.

Benim oğlum gay olacak diye korktu. Toplumsal olarak baktığımızda da oğlunun sanatçı olmasındansa silah taşımasını yeğleyen bir toplum haline geldik. Barlarda falan hep beni takip etti. Zor bir dönemdi benim için. Hatta işler bir ara o kadar ters gitti ki, ‘Hamam’ filminde rol aldım diye babam benden iyice endişelenmeye başlamıştı.

* Gay olmadığını nereden öğrendiniz peki?

A.K.: Özele girmeyelim ama test etti. (gülüyor) Bir baba ve oğulun dramıdır bu. Ben de rüştümü ispatlayacağım diye o kadar saçma bir durum içinde kaldım ki, abarttım durumu. Bir sürü kız getirmeye başladım eve.
F.K.: “Oyuncu olacağım” deyince başta karşı çıktık ama sonra yine kararına saygı duyduk ve destek verdik. “Nerede mutlu olmak istiyorsa orada olsun” dedik.

* Alper Bey, evlenmeye niyetiniz yok gibi. Bu gidişle görücü usulüne razı olacaksınız...


A.K.: Onu da yaptılar. Beni görmeye kız geldi (Gülüyor). Kaç erkeğe görücü gelir ki?
F.K.: Evlenmesini çok istiyoruz. Son bir iki seneye kadar baskı yapıyorduk. Son bir yıldır ise Alper’e hiç baskı yapmadık. Onca arkadaşının içinde; boşanmayan, iyi evliliği olan sadece bir arkadaşı var. Bu tabloyu görünce korktuk açıkçası. Birilerinin hayalini yıkmaktansa evlenmesin daha iyi.

A.K.: “Evleneceğim” ya da “Evlenmeyeceğim” demek çok büyük laflar. Kadın erkek ilişkilerinde çok başarısız bir projeyim. Karar verme konusunda kritik bir dönemde olduğumun farkındayım ama çok bencil, belki de fevri biriyim. Zaten eskisi gibi ilişkiler kalmadı ki.

İlker Gezici - Sabah

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder