Pimi çekilmiş fetva bombaları patlamaya başladı. Bir elimizde aşılanmış tespihler, diğer elimizde prosedürler, reçeteler varmışçasına, turnayı beyninden vurarak, teşhisi akşamdan koyarak çok bilmişliğimizin hatrı kalmasın diyerek eşcinsellerin gezegenine de falso füzelerini yollamış olduk... Bu durumu, uzayda bir Kırkpınar güreşçisi görüp “ bilmediğimiz bir yağlı cisim dünyamıza çarpacak” kıvamında kurgusuzca bir bilim komedisi repliğine benzetmeye başladım. Umarım iyi benzetmişimdir zira bu durumda benzetilen olmak istemem.
Ortalıkta odun sıkıp tahta eksiltmeyi marifet sanan, her konuda laf etmese bunun statik bir gaf olduğunu düşünüp bölgesel spazmlar yaşayan çok bilmişler ordusu görüyorum. Biz bunlara “laf etmese ölücüler derneği”ndeki Don Kişot İslamcılar diyoruz azizim. Neyse, eşcinselliğin ne olup ne olmadığı üzerine biyolojik saptamalar, fizyolojik manevralar, onun üzerine psikobuğz edici taklalar atacak değilim. Dediğim gibi kişilerin cinsel tercihleri de dinsel tercihleri de umrumu ırgalamaz. Haddimin alacağı olsun! Başka sefere, ama bu konuda hadsiz olup can sıkmam istemem.
Kavaf’ın sözlerini alıp “ bu bir hastalık değil sapmadır” diyerek kafa göz teşhislere girişip bununla günlerdir tavaf eyleyen adamlara gülerek bakıyorum. Kentin içinde eşcinsel nüfusu eliyle koymuş gibi bulup güya bunun üzerinden ‘bree gafiller görmez misiniz’ manifestoları çeken bazı kuruluşların tazyikli basın bültenlerini de gülerek izliyorum tabii...
TURP GİBİSİNİZ MAŞALLAH
Birincisi biz eşcinsel kimlikle yeni mi tanışıyoruz, yani Lut Kavmi yeni mi helak oldu, ikincisi sapma yani bilinçli eğilim yaftasını yapıştıracak teşhisi nerde koydunuz, üçüncüsü diyelim ki bu insanlar hastayız dediler -ki bir çoğu diyor- bunun üzerine ‘hayır sen hasta değilsin turp gibisin maşallah’ dercesine alaysı bir cüreti nerden alıyoruz. Bu ne savunma yazısıdır ne de kaşınma yazısı, sadece izafi ağırlık diyelim. Daha da önemlisi, fetva hatlarını “Hocam bizim abdest en yakın nereye gider?” gibi sorulara açarak polifonik cevazlar veren Diyanet yani büyük otorite, eşcinseller için ne yaptı? Hiç... Diyelim dini zaaflar söz konusu, diyelim ki bu eğilim bastırıldı... Alarmlar çaldı, kimlikler serildi diyelim ki, ne olacak? Ne yapacaksınız, çözüm ‘aman evladımdan ırak olsunlar’ deyip tahtalara kafa atıp tü tü tü yapıp tükürükten bir veryansınla ötekileştirmek midir? Açılımsa açılım konusu buyrun!
Hayır anlamadığım bu insanlar ‘hastayız’ diyor bizimkiler ‘aaa çok günah’ zurnasından repertuar fetvalar püskürtüyor.. Hastalığa günah teşhisi koymak gaddarlığın alameti olsa gerek! Tuhaflığın coğrafyası bizde! Zihinsel infazları da biliriz. Bir şeyi ya da alayını unutmuş olduğumuz başka komedi de şu; sanatın, yazarlığın, modanın yani ünün içindeki eşcinsel kimliğe tahammülümüz var da garipliğin eşcinsellerine neden tahammülümüz yok işte bunu hiç anlamıyorum.
Esra Elönü - Star
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder