30 Kasım 2009 Pazartesi

Gay'i Oynarım,Kado'yu Oynamam

* İlk sinema filminiz Mahsun Kırmızıgül’ün “Güneşi Gördüm”ü... Birçok diziden sonra sinema filminde oynamak, oyunculuğunuza neler kattı?
- Açıkçası dizi oyunculuğunu çok ciddiye almıyorum ve kariyerimin “Güneşi Gördüm” ile başladığına inanıyorum. Öte yandan kendimi “sinema oyuncusu” olarak da görmüyorum, sadece sinema oyuncusu adayıyım. Bir hedefim var. Her filmde çok farklı bir karakteri oynamak. Bunun sözünü kendime verdim.
* “Her rolü oynarım” mı diyorsunuz?
- Benim için “şunu oynarım, bunu oynamam” diye bir şey söz konusu bile değil. En azından sinema açısında öyle. Mesela televizyonda komedi oynamam. Ama sinemada oynarım, oynayacağım da...
* Ama bir röportajınızda “Güneşi Gördüm’de travestiyi asla oynamazdım” demiştiniz.
- Ben Cemal Toktaş’ın canlandırdığı Kado’yu oynamam dedim. Gay’i oynarım, Kado’yu oynamam...
* Neden?
- Kado rolü bana göre değil çünkü. Benim gibi fizikli bir adam nasıl Kado’yu oynasın? Boyum 1.95... Gerçi Taksim’de 2 metre boyunda, topuklu ayakkabı giymiş travesti de görüyorum. Olabilir... Ama Kado olmazdı. Ben daha dram bir hikaye çekebilirim...
* Nasıl dram?
- Benim oynayacağım, şöyle bir rol olabilir: Doğulu bir tiptir, gelmiştir Taksim’de hayatını kazanmaya çalışıyordur. Peruk takıyordur, ya gay’dir ya da travesti... Böyle bir hikayede oynayabilirim. Adam gibi senaryo olursa tabii... Ama ben Kado’yu oynayamam. O kast bana olmaz.
* Birçok oyuncu “Türkiye’de asla bir gay’i oynamam” diyor...
- Niye istemiyorlar; gay diyecekler diye... Oysa benim gay olmadığımı birileri zaten biliyordur! Sonuçta benim o rolle bir bağ kurabilmem önemli, senaryonun çok iyi olması önemli. Onun dışındakiler teferruat yani.
Sema Eren - Hürriyet Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder