"İzmir Polisinin Tavrı Nefret Suçlarını Önlemiyor; Artırıyor"
Avukat Özsoy, "Bir haftada bir gey ve transseksüel kadının öldürüldüğü, bir transseksüel kadının da bıçaklı saldırıya uğradığı İzmir'de polisin tavrının LGBTT'lere yönelik şiddeti arttırdığını" söyledi. "Polisi nefret suçlarını önlemeye yönelik adımlar atmaya" çağırdı.
İzmir'de Siyah Pembe Üçgen Derneği'nden avukat Elif Ceylan Özsoy'un bianet'e verdiği bilgiye göre 17-24 Temmuz tarihleri arasında bir gey ve bir transseksüel kadın öldürüldü, bir başka transseksüel kadın da bıçaklanarak yaralandı. Olayların failleri yakalanmış değil.
Eski İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'ın izlediği Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transeksüel (LGBTT) bireyleri yok sayma ve kentin dışına sürme uygulamalarının sürdüğünü belirten Özsoy'un anlattığına göre Derneğin 1 Ağustos'ta, yaşanan olayları protesto etmesinin ardından polis eyleme katılan iki transseksüeli karakola götürerek tehdit etti.
Özsoy'la İzmir'de LGBTT'lere yönelik artan şiddeti ve polisin tavrını konuştuk.
"Halk LGBTT'leri de, onlara yönelik şiddeti de görmüyor"
"İzmir'de genel bir görmezden gelme var. İstanbul ve Ankara gibi büyük şehir olmasına rağmen daha çok büyük bir kasaba havası taşıyor olmasının da getirdiği bu tavır LGBTT bireylere yapılan olumsuz uygulamaların da görünmemesine neden oluyor."
Siyah Pembe Üçgen derneği çok sayıda sivil toplum kuruluşunun da desteğiyle 1 Ağustos'ta, Kıbrıs Şehitleri Caddesi'nde yaşanan olayları protesto eylemi yaptı.
Özsoy, sloganlar eşliğinde yaptıkları yürüyüşe hiçbir olumsuz tepkiyle karşılaşmamalarını da bu görmezden gelmeye bağlıyor ve "görünür oldukça halkın ve emniyetin gerçek tepkisini ölçebileceğiz" diyor.
Çapkın'ın özellikle transseksüel kadınları yaşadıkları merkezi yerlerden sistemli bir şekilde kent dışına sürdüğünü, seks işçiliği yapan insanları çalışamaz hale getirdiğini kaydeden Özsoy beklentilerini şöyle aktarıyor:
"Çapkın'ın döneminde yapılan uygulamalar sürüyor. İzmir Emniyeti nefret suçlarını önleyici uygulamalara bir an önce geçmeli. Bir transseksüel kapısının önüne çıktığında ona ceza yazmak, evinin kapısının altından biber sıkmak gibi hukuki olmayan uygulamalar sayesinde nefret suçları da artıyor. Toplumun her alanda körüklediği transfobiyi polisin bu uygulamaları da arttırıyor ve şehirde LGBTT'lere yönelik şiddet ve cinayetler giderek artıyor."
Polisin eyleme katılan iki kişiyi tehdit etmesini "İzmir polisi mağdur olanın mağduriyetini ifade etmesinden rahatsız" diyerek tarif eden Özsoy, "bu tip davranışların bir an önce terk edilmesi gerektiğini ve LGBTT'lere yönelik insan hakları ihlallerinin azaltılması yönünde çalışmalar yapılması gerektiğini" söyledi.(BÇ)
Siyah Pembe Üçgen Derneği, 1 Ağustos'ta İzmir'deki Kıbrıs Şehirleri Caddesi'nde düzenlediği yürüyüşle son bir haftada LGBTT bireylere yönelik yaşanan üç saldırıyı protesto etti.
Derneğin avukatı ve üyesi Elif Ceylan Özsoy'un verdiği bilgiye göre İzmir'de iki hafta önce yaşanan üç olaya ait bilgiler şöyle:
"17 Temmuz gecesi İhsan Darende isimli gey, iki yıldır tanıdığı ve iddiaya göre de ilişkisinin de olduğu bir kişi tarafından,evinde birçok bıçak darbesinin ardından boğularak öldürüldü.
"Biz tam bu olayı araştırırken,transseksüel arkadaşlarımız ,cinayet büro ekiplerinin kendilerine ölmüş bir transseksüele ait fotoğraflar gösterdiklerini ve kimliğini tespit etmeye çalıştıklarını bildirdiler.
"Bunun üzerine yaptığımız araştırmada, Kemalpaşa Jandarma bölgesinden naylona sarılı bir halde transseksüel bir kadına ait cesedin gömülü olarak bulunduğu bilgisine ulaştık.
24 temmuz gecesi ise transseksüel arkadaşımız Zirve, misafirliğe gittiği evde, çalan kapıyı açtığı anda karnından bıçaklandı.Bıçaklayan kişinin Zirve'nin misafir olduğu eve gelmeden önce transseksüel kadınların yaşadığı birçok evi dolaştığını da sonradan bu kadınlardan öğrendik.
Özsoy, "Diğer iki olayda olduğu gibi bu bıçaklı saldırının failinin de kimliğinin tespit edilemediğini ve yakalanmadığını" anlattı.(BÇ)
Bawer Çakır - BİA Net
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder