CHP'den eşcinsel sapkınlara bir destek daha!
CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke'den eşcinsel sapkınlara destek mesajı geldi.
CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, sapkın LGBTİ'lilere destek mesajı yayınladı.
Böke, eşcinsel sapkınlığın insan hakları olduğunu iddia ederek sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki hesabından sapkınların sözde haftasını kutlamaya kalktı.
İşte CHP Milletvekili'nin o skandal tweeti:
Kılıçdaroğlu da fahri LGBT'li ilan edilmişti!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da, bir televizyon programında sapkınlara destek çıktığı için LGBT’nin fahri üyesi yapılmıştı.
https://www.yeniakit.com.tr/haber/chpden-escinsel-sapkinlara-bir-destek-daha-1552140.html
Şimdi de Tarlabaşı'na dadandılar! Arap, Kürt ve Roman çocuklara LGBT ve PKK propagandası
İstanbul Tarlabaşı’na dadanan sapık ve terör sevicilerin; Türk, Kürt, Arap ve Roman çocuklarına LGBTİ ve PKK propagandası yaptıkları ortaya çıktı.
Yurtdışından fonlanan LGBTİ dernekleri İstanbul Tarlabaşı'na dadandı. İHA'da yer alan haberde, Tarlabaşı Toplum Merkezi adındaki derneğin, bölgedeki Türk, Kürt, Arap ve Roman çocuklarına, eşcinsellik ve PKK propagandası yaptığı ifade edildi.
Terör sevici HDP ile işbirliği içindeler
Derneğin, Kobani olaylarında çocuklara yönelik dergi çıkarttığı ve bu dergiler aracılığıyla onlara PKK terör örgütünün propagandasını yaptığı belirtildi. Terör sevici HDP ile iş birliği içinde olduğu vurgulanan derneğin, Arap, Türk ve Roman çocuklarına Kürtçe eğitimi verdiği de söylendi.
'Parlayan Çocuklar' dergisinde PKK propagandası
Söz konusu dernek tarafından çıkartılan 'Parlayan Çocuklar' isimli dergide, 'Kobane Konuşmaları' adlı bir yazı kaleme alındığı ve çocukların ağzından PKK/PYD propagandası yaptığı ortaya çıktı. 2019 yılında açılan derneğin, çocuklara yönelik bütün faaliyetlerinde LGBTİ'li sapkınlığın temsillerinin kullanılması da ayrıca dikkat çekti.
Osmanlı Devleti'nin iftira ile itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı dergide yer alan bir bölümde, ecdadımız Osmanlı, 'çocukların ağzı' ile şöyle karalandı:
"Mühürsüz oy bizi etkiliyor. Osmanlı Devleti gibi yönetilmekten korkuyoruz çünkü orda kız çocuklar öldürülüyordu ya da okula gönderilmiyordu."
Dertleri Rektör değil taşkınlık! Boğaziçililerden İstanbul Adliyesi önünde sapkınlık provokasyonu
Boğaziçi Üniversitesi'nin Kuzey Kampüsü önünde 25 Mart'ta gerçekleşen eyleme ilişkin ikinci duruşma başladı. İstanbul Adliyesi'nde görülen duruşma öncesinde bir araya gelen Boğaziçililer, eşcinsel sapkınlık provokasyonuna soyundu.
Prof. Dr. Melih Bulu'yu bahane ederek provokasyona soyunan Boğaziçililerin duruşmaları görülmeye devam ediyor. 25 Mart'ta üniversitenin Kuzey Kampüsü'nde gerçekleşen protestoda taşkınlık çıkartan 12 öğrenci görünümlü provokatörün ikinci duruşması İstanbul Adliye'sinde görülmeye başladı.
Sapkınlık provokasyonu!
Kuzey Kampüsü'nde yaşananlara ilişkin duruşma başlamadan önce İstanbul Adliyesi önünde buluşan Boğaziçililer, eşcinsel sapkınlık provokasyonuna soyundu. Ellerinde sapkınları temsil eden paçavralarla adliye önünde basın açıklaması yapan grup, Prof. Dr. Melih Bulu'nun sadece bir bahane olduğunu yine ispatladı. Adliye önünde yapılan basın açıklamasında, kışkırtıcı ifadeler kullanılarak, "Bugün, 29. Onur Yürüyüşü'ne yapılan hukuksuz ve insanlık dışı saldırının sadece bir gün sonrasında, LGBTİ+'ların varoluşlarının yargılandığı usulsüz bir davada arkadaşlarımıza destek olmak için toplandık. Cumartesi günü gözaltına alınan, polis şiddetine ve işkencesine maruz kalan, yaşama hakları ve güvenli alanları hiçe sayılan lubunyaları buradan selamlıyoruz. LGBTİ+ fobisinin her alanda tezahür ettiği bu toplum ve devlet yapısının onur yürüyüşümüze tahammülünün olmadığını görüyoruz ancak biz, dün de gösterdiğimiz üzere bu baskılardan korkmuyoruz, alışın, barışın, buradayız diyoruz." denildi.
Boğaziçi Üniversitesi'nin sapkınlara her zaman omuz vereceğini belirten öğrenci görünümlü provokatörler, açıklamalarına şöyle devam etti:
"Gökkuşağı bayrağı taşımayı suç göstermeye çalışan iktidarın LGBTİ+ düşmanlığını toplumun her katmanına yaymaya çalıştığını görüyoruz. Birçok kimlik ve yönelimin sembolü olan bu bayrağın kapsayıcılığından korkanlar, kendi dışlayıcı ve yalnızlaştırıcı politikalarının kurbanı olmaya mahkumdur. Bu yalnızlaştırıcı politikalarını direnişimizde de kullanmaya çalışan devlete en büyük cevabı yine boğaziçi direnişi 'LGBTİ+ hakları insan haklarıdır!' diyerek vermiş ve bu hak mücadelesine omuz vermekten geri durmayacağını her eyleminde son sesiyle haykırmıştır. Bu direnişe emek veren arkadaşlarımızı korkutmak ve sindirmek amacıyla açılan bu davaları tanımadığımızı, hukukun tesisinin toplumsal mücadele ile olacağını söylüyoruz."
'Merdivenleri, meydanları renklerimizle boyadık'
"Kayyum Melih Bulu’nun da devletin LGBTİ+ fobik pratiklerini kampüsümüzde yaygınlaştıracağını ve güvenli alanlarımızı yok etmeye çalışacağını Mehmed Özkan’ın okulumuza atanmasından itibaren biliyorduk. Bu kayyumun da ilk icraatlerinden biri kulübümüz, BÜLGBTİ+'yı, kapatmak oldu, biz ise tüm kulüplerimiz BÜLGBTİ+’dır diyerek cevap verdik. Siz bizleri direnişimizden koparmaya çalıştıkça bizler daha sıkı kenetlendik ve merdivenleri, meydanları, sokakları renklerimizle boyadık. Onur Haftası da Boğaziçi direnişimiz de gösteriyor ki LGBTİ+'lar asla yalnız değildir."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder