27 ülke Türkiye'yi İstanbul Sözleşmesi'nin feshi bildirimini geri çekmeye çağırdı
Avrupa Konseyi'nden 27 ülke, İstanbul Sözleşmesi'ne dair yayımladıkları ortak açıklamayla "Türkiye’yi fesih bildirimini geri çekmeye çağırıyoruz" dedi.
Avrupa Konseyi'nden 27 ülke, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararına dair ortak açıklama yayımladı. Açıklamada "Türk Hükümeti'ni fesih bildirimini geri çekmeye ve İstanbul Sözleşmesi'ne olan bağlılığını yenilemeye çağırıyoruz" denildi.
Avusturya, Belçika, Hırvatistan, Kıbrıs, Danimarka, Estonya, Fransa, Almanya, Yunanistan, İzlanda, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Malta, Monako, Karadağ, Hollanda, Kuzey Makedonya, Norveç, Portekiz, Sırbistan, Sloventa, İspanya, İsveç, İsviçre, Birleşik Krallık ve Finlandiya tarafından yayımlandı.
Açıklamanın tam metni şöyle:
“Avrupa'da her yıl 3.000'den fazla kadın partnerleri veya aile üyeleri tarafından öldürülüyor ve çok daha fazlası da yaralanıyor veya taciz ediliyor. İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen, Kadına Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadele edilmesinin yanı sıra mağdurların korunması ve faillerin adalet karşısına çıkarılmasını sağlamak için en geniş kapsamlı yasal araçtır.
İstanbul Sözleşmesi kadınların, çocukların, ailelerin ve tüm toplumların yaşamları üzerinde belgelenmiş olumlu bir etkiye sahip olmuştur. Diğer faydaların yanı sıra, Sözleşmenin uygulanması, mevzuatı, destek hizmetlerini, profesyonellerin eğitilmesini ve bilinçlendirmeyi iyileştirmiştir. Tüm Avrupa Konseyi üye Devletlerini, Sözleşmeyi onaylamaya; sözleşmenin standartlarından ve GREVIO tarafından sunulan özel öneriler, incelemeler ve destekten yararlanmaya çağırıyoruz.
Türkiye Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararından dolayı derin üzüntü duyuyoruz. Bu kararın, Türkiye'de kadın haklarının korunmasını tehlikeye attığı ve Avrupa ve ötesindeki tüm kadın ve erkeklere rahatsız edici bir mesaj ilettiği için kararın anlaşılması zor. Sözleşme'nin onuncu yıldönümünün arifesinde ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin tüm dünyada önemli ölçüde arttığı bir salgın zamanında, kadınları ve kız çocuklarını şiddetten korumaya yönelik bu önemli yasal araç, sözleşmeye adını veren ilk imzacı ülke tarafından isteyerek zayıflatılıyor. Sözleşmenin feshi, dünya kadınlarının BM Kadının Statüsü Komisyonu'nda toplandığı sırada gerçekleşti. Ayrıca bu karar, 1995 Pekin Kararnamesi ve Platform Eyleminden bu yana en önemli uluslararası kadın hakları konferansı olan Paris'te düzenlenen Generation Equality Forum sırasında Türkiye'nin 1 Temmuz'da Sözleşmeden çekilmesi anlamına gelecektir.
Türkiye'nin sözleşmeden çekilmesi, ortak kurallara dayalı çok taraflı düzenimiz açısından da hayal kırıklığı yaratan bir mesaj oluşturuyor. İstanbul Sözleşmesi gibi uluslararası insan hakları belgelerinin, kadın hakları da dahil olmak üzere tüm insan haklarının savunulduğunun garanti altına almaya yardımcı olduğunu takdir ediyoruz. Ulusal tedbirler tek başına aynı koruma düzeyine ulaşmaz.
HDP İstanbul Sözleşmesi için Danıştay'a başvurdu
HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Acar-Başaran, “Biz hala hukuka inanan Anayasa ilke edinen hukukçular olduğunu biliyoruz. İnanıyoruz ki bu başvuruları birilerinin kulaklarına fısıldadığı yaklaşımla değil hukukun kendilerine verdiği yetki ve toplumsal vicdan sonucunda değerlendireceklerdir” dedi.
https://bianet.org/kadin/toplumsal-cinsiyet/241728-hdp-istanbul-sozlesmesi-icin-danistay-a-basvurdu
TGS'den İstanbul Sözleşmesi haberleri bilgi notu
“Haber aracılığıyla kişileri, grupları hedef göstermenin, örtülü veya açık nefret dili kullanmanın gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını bıkmadan hatırlatmalıyız.”
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu, İstanbul Sözleşmesi haberlerine ilişkin bilgi notu yayınladı.
Not, “Sevgili meslektaşlarımız, İlk imzacı Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğinin ilân edilmesi başta kadınlar ve LGBTİ+’lar olmak üzere tüm ülkenin gündeminde” diye başlıyor.
“Her gün hem insan hakları hem siyasilerin açıklamaları hem de sözleşmeyi karalamaya yönelik iddiaları haberleştirmek durumundayız” diyen Komisyon, Sözleşme’yle ilgili hukuki durum, haberlerdeki teknik detaylar ve dil kullanımına yönelik etik kuralları hatırlattı.
"LGBTİ+'ları unutmamalıyız"
İstanbul Sözleşmesi’nin LGBTİ+’ları da koruduğunu vurgulayan Komisyon, “İstanbul Sözleşmesi’nin sadece kadınları değil LGBTİ+’ları da koruduğunun tüm karalama ve hedef gösterme kampanyalarına rağmen ısrarla hatırlatılması gerekiyor. Erkek şiddetine maruz kalanların sayısı ile İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması arasında bağ kuran haberler yapıldığında, LGBTİ+’ların da bu korumanın altında bulunduğunu akılda tutmak gerekiyor. Şiddet gören kadınlarla birlikte LGBTİ+’ların sayısını da vermek iyi olur” dedi.
Komisyon ayrıca, İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili negatif kampanyadaki LGBTİ+’larla ilgili nefret söylemini gözden kaçırmamayı önererek şöyle devam etti:
“Haber aracılığıyla kişileri, grupları hedef göstermenin, örtülü veya açık nefret dili kullanmanın gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını bıkmadan hatırlatmalıyız.
“Resmi ağızlardan veya kurumlardan yapılan açıklamalardaki ayrımcı ifadeleri olduğu gibi başlığa taşımamaya özen göstermeliyiz. Bu ifadeleri tırnak içine almak dahi aynı dili yeniden üretmemize neden oluyor.
“Sözleşmeden çıkılmasıyla ilgili kişilere mikrofon uzatırken LGBTİ+’ları unutmamalıyız.”
Komisyon notun devamında hukuki duruma ilişkin bilgiler de paylaştı.
'Sözleşmeyi değil, cinayetleri engelleyin'
Çorum Kadın Meclisi ve Çorum Kadın Platformu, İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanmasını sağlamak amacıyla "Kararı Geri Çek, Sözleşmeyi Uygula" eylemini Saat Kulesi meydanında gerçekleştirdi.
https://www.yaylahaber.com.tr/siyaset/sozlesmeyi-degil-cinayetleri-engelleyin-h127395.html
Kadıköy Aylak kafe önünde teşhir eylemi
Bugün (31 Mart) Kadın ve LGBTİ+ örgütleri, aktivistleri Kadıköy'de bulunan Aylak Kafe önünde bir araya gelerek, geçtiğimiz günlerde Trans kadınlara yönelik şiddeti teşhir ederek kafeyi boykot etmeye çağırdı.
Kadın ve LGBT+ Kadıköy’de Aylak Kafe önünde yaşanan bir araya gelerek şiddeti teşhir ederek, kafenin boykot edilmesi çağrısı yaptı.
Yapılan açıklamayı Yağmur Yurtsever okudu. Yapılan açıklamada, “27 Mart tarihinde önünde durduğumuz Aylak bar/pub da bir trans kadına fiziksel ve psikolojik şiddet uygulanmıştır. Mekan işletmecisi YEKTA ATAÇ ve Aylak Barla ilişkili üç erkek mekan içerisinde saldırdıkları kadına sokak boyunca şiddet uygulamış, etrafta toplanan insanların müdahalesine kadar saldırılara devam etmişlerdir.
Uyguladıkları transfobik ve kadın düşmanı şiddeti aklamak için olay sonrasında sosyal medyada mağdur suçlayıcı ifadeleri ve iftiraları yaygınlaştırmışlardır. Birçok şovenist ve transfobik kişinin mağdura yönelttikleri lince destek olmuşlardır” şeklinde yaşananları aktardı.
Yurtsever, mekanın, yapılan görüşmede asla özür dilemeyeceklerini, yaşanılan olayı basit bir tatsızlık olarak gördüklerini söylediğini dile getirerek, “Ayrıca mağdurun içeride kimseye fiziksel temasta bulunduğunu görmediklerini kabul etmişlerdir.
Mekan içerisindeki kamera kayıtlarının talep edilmesi üzerine mekan sahibi kameraların olayın yaşandığı yeri görmediğini söylemiştir. Fakat olayın yaşandığı koridorda 2 adet çalışır durumda kamera mevcuttur. Bu görüntüleri saklamakla yetinmeyen işletme, sokaktaki diğer esnafın da kendi kamera görüntülerini yayınlamasını engellemektedir” şeklinde açıklamasını sürdür.
https://ozgurgelecek23.net/kadikoy-aylak-kafe-onunde-teshir-eylemi/
Beşiktaş İskelesi’nde 50 kadın, çocuk ve LGBTİ+’nın hikayeleri okundu
Feministler, tek adamın kararıyla feshedilen İstanbul Sözleşmesi için İstanbul Sözleşmesi'ni Uygula Kampanya Grubunun çağrısıyla saat 18.30'da Beşiktaş İskelesi önünde buluştular
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder