12 Aralık 2020 Cumartesi

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici: Eşcinsellik bizim toplumumuzun yaşayış tarzı olamaz, reddediyoruz!

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici  40'a konuk oldu! 

LGBTİ BİZİM TOPLUMUMUZUN YAŞAYIŞ TARZI OLAMAZ, REDDEDİYORUZ! VE MÜSAADE EDİLMEMESİNİ İSTİYORUZ! 

JÜLİDE ATEŞ: LGBTİ BİREYLERİN ÖZLÜK HAKLARINA NASIL BAKIYORSUNUZ?

MUSTAFA DESTİCİ: Türkiye’de gündeme geldiğinden beri İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkıyoruz, sadece bugün ya da son yıllarda karşı çıkıyor değiliz; lakin bizimle birlikte başka karşı çıkan olmadığı için bu Türkiye’nin gündemine gelmedi. Özellikle Ak Parti içerisinden  eski, yeni bir takım siyasetçiler de bunun yanlış olduğunu, Müslüman Türk Toplumu’nun örf ve adetlerine, inancına uygun olmadığını; hatta ‘yanlış yaptık Allah bizi affetsiz’ diyecek noktaya gelince bu Türkiye’de konuşulmaya başlandı. Türkiye eğer kadının hakkını daha yüksek seviyede korumak istiyorsa ki korumalı; o zaman bunu Meclis’te yeni kanunlarla yapabilir ya da mevcut kanunu daha da geliştirebilir ve kadın haklarını geliştirebilir. 

Biz bireylerin özgürlüklerinin de terör ve şiddete bulaşmadığı sürece verilmesinden yanayız ama, diğer tarafından bakın insanlık var olduktan bugüne kadar, Hz. Adem’den bugüne kadar hangi inanca, hangi etnik kökene, hangi çoğrafyada, hangi toplulukta yaşamış olursa olsun, bir genel ahlak var. Bizim kendimise has ahlakımız var; Müslümanların Kuran ahlakı; bir de evrensel bir ahlak var. Evrensel ahlak kurallarının hiçbir de, yeryüzünde ister ilahi olsun ister olmasın; hiçbir inanç sistemi de sizin dediğini LGBTİ gibi, yaşamları normal görmemiştir, doğru görmemiştir, yanlış olarak değerlendirmiştir ve bir sapkınlık olarak değerlendirmiştir. Ben de bunu açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum; bu bizim ne Türk örf ve adetinde var, ne İslam inancında, öğretisinde, Kuran’da var, bu bizim toplumumuzun yaşayış tarzı olamaz, bunu reddediyoruz ve buna müsaade edilmemesini istiyoruz. 

HUYSUZ VİRJİN’E BİR BAŞSAĞLIĞI MESAJINI NEDEN ÇOK GÖRDÜNÜZ?  

JÜLİDE ATEŞ: 2020 yılının olumsuz haberlerinden biri de Huysuz Virjin adıyla geniş kitlelere ulaşan Sn. Seyfi Dursunoğlu’nun ölümüydü. Kendisi 2012 yılında bir tv programına katıldı ve o dönem RTÜK Başkanı Zahid Akman tarafından nasıl yasaklandığını anlatmıştı. Dursunoğlu’nun ölümünden sonra pek çok kişi de başsağlığı dileğinde bulunmuştu; CHP, İyi Parti, Deva Partisi’nin mesajlarını çok iyi hatırlayalım. Fakat bir taziye mesajı vermeyen partiler Ak Parti, MHP, Saadet Partisi ve sizin partiniz Büyük Birlik Partisi. Yıllarca Zeki Müren’i sanat güneşi diye bağrına basan, sanatını taçlandıran, onurlandıran bir Türk Halkı’ndan bahsediyoruz; keza Bülent Ersoy’un… Bu anlamda Seyfi Dursunoğlu gibi halkın gönlüne taht kurmuş bir insana bir din adamı şefkatiyle bir başsağlığı mesajını neden çok gördünüz? 

TÜRKİYE HUYSUZ VİRJİN’DEN NASIL VE NE ZAMAN VAZGEÇTİ?

MUSTAFA DESTİCİ: Türkiye bana göre Huysuz Virjin’den hiçbir zaman vazgeçmedi. Gerçek ismiyle Seyfi Dursunoğlu’nu hep beğenerek izliyoruz, ama tabii onun sanat yönüyle, hayatının yaşamının herhalde vatandaşlarımız, inançlı kesimler, dindar kesimler, maneviyatçı kesimler, milliyetçi kesimler farklı değerlendirdi diye düşünüyorum. Yani sanat yönüne saygı duydular ama, diğer yaşam tarzına kabullenemediler… Ben buna da saygı duymak gerek diye düşünüyorum; her insanı her yönüyle kabul edemezsiniz. Bizim insan olarak ve düşünce hayatımızda bize öğretilen ve bizim hayatımızda uygulamaya çalıştığımız şu ki, insanların iyi yönlerini faydalı yönlerini görmeliyiz, toplum tarafından beğenilen yönlerini görmeliyiz; bu anlamıyla ben Seyfi Dursunoğlu’nu Türk Toplumunun sanat hayatına önemli katkılar yapmış birisi olarak değerlendiriyorum.  Köyle ilk tv geldiği yıllarda onu izlediğimi hatırlıyorum şu anda köy kahvelerinde, o yerlerde toplanıldığında ve ondan sonra oralarda izledik. Ben kendisini saygıyla anıyorum. Kaynak: Mustafa Destici, 40'a konuk oldu! 

https://www.medyaege.com.tr/mustafa-destici-40a-konuk-oldu-158919h.htm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder