28 Mart 2013 Perşembe

"LGBT’leri korumayan bir siyasetçinin başkasına ahlak dersi vermeye hakkı olamaz."

Başbakan Erdoğan'ın Hollanda'da yaptığı "eşcinselliğin kendi İslam kültürüne uymadığı" açıklamasıyla ilgili Kaos GL'den Ali Erol'un Gay Star News'tan gazeteci Dan Littauer'e verdiği yorum:

TC Başbakanının görüşü ne yeni ne de orijinal. Aslında herkes bilir siyaset kurumunun cinsel özgürlükler konusundaki tavrı kültürleri de dinleri de aşar. Bütün kültürler ve inançlar kendilerini biricik ve tek olarak gördüklerinden değişime ve özgürlüklere karşı direnç gösterirler. Diğer kültürleri ve toplumları eleştirirken sergilenen bu ikiyüzlü tavır kendi kültürü ve toplumunun monoblok olduğunu iddia eder.

Diğer taraftan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu heteroseksist tavrıyla TC’nin kuruluş ideolojisini de sahiplenmiş ve yeniden üretmiş oluyor. TC hâkim siyaset kurumunu batının teknolojisini alalım ama kültürüne karşı koyalım ideolojisiyle kurdu. Erdoğan da şimdi Hollanda ile ticareti daha da geliştirme konusunda hiçbir tereddüde düşmeden anlaşıyor ama bir çocuğun da hakkı olabileceğini, sevgi ve güvenlik ihtiyacının temel şart olduğunu ideolojik zihin dünyası kabul etmiyor. Bu noktada da daha önce binlerce örneğini gördüğümüz gibi seksist ve homofobik ikiyüzlülüğe İslam dini bahane ediliyor. Kendi ülkesinde LGBT’lerin yaşam hakkını korumak için bile yasal önlem almaya yanaşmayan bir siyasetçinin başkasına ahlak dersi vermeye hakkı olamaz.

Bu arada bırakalım dünyanın başka bölgelerini Türkiye’de bile İslam kültürü yekpare değildir. Haliyle Başbakan Erdoğan kendi siyaseti adına konuşuyor. Türkiye’de kadınlar, Kürtler, aleviler, LGBT’ler gibi toplumun farklı kesimleri özgürlük için mücadele ederken Başbakan hala “tek millet, tek din, tek dil ve tek cinsiyet” ile devam edebileceğine inanıyor. Dramatik olan ise bu tavrını demokrasi ve özgürlük olarak sunabiliyor.

Kaos GL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder