Amerikan toplumu ve siyasetini uzun zamandır iki karşıt kampa bölen eşcinsellerin evliliği konusundaki anlaşmazlıkta bir sonuca mı gidiliyor?
Anayasa Mahkemesi, giderek halkın çoğunluğu tarafından desteklenir hale gelen eşcinsel evliliklerin lehine oy kullanıp tarihi bir karar mı alacak, yoksa evli eşcinsellerin federal destek almasına getirilen engeli devam mı ettirecek?
İki gündür adeta eşcinsel evliliklerin kaderini tartıştığı oturumlarını dün akşam tamamlayan Mahkeme’nin, bu konuda Haziran ayından önce bir karar açıklaması beklenmiyor. Ancak toplantılarda yapılan konuşmalar, yargıçların, evil eşcinsel çiftleri kamu desteğinden mahrum bırakan yasayı değiştirmeye hazır olduğuna ilişkin önemli ipuçları verdi.
Günlük hayattan eşcinsellik üzerine
Hemen her zaman liberal eğilimli olan New York da, zaten 2011’de eşcinsel evlilikleri yasal hale getirmişti.
Eşcinsel olduğunu hiçbir zaman saklamamış olan bir komşumun, işte böyle bir eyalette ve ülkenin nispeten liberalliğe doğru kaydığı bir zamanda, karı-koca olan komşularıyla kavgaya tutuştuğuna tanık olmak beni şaşırttı. İsmini “David” olarak vereceğim komşum, muhataplarına “siz kadın ya da erkek olmayı seçtiniz mi ki, ben de eşcinsel olmayı seçeyim” diye çıkışıyordu.
Ülkedeki muhafazakar çevrelerin ağırlığı hala yadsınamayacak biçimde hissediliyor ve özellikle TV kanallarında her bir liberal görüşün aksini savunan yorumcular mevcut; ama arka arkaya yapılan kamuoyu yoklamaları da toplumun büyük çoğunluğunun artık eşcinsel evlilikleri desteklediğini gösteriyor.
Sanat ve eğlence dünyasına damgasını vuran ünlülerin eşcinsel evlilikler lehine söyledikleri sözler, Facebook ve Twitter’da sık sık boy göstermeye başladı.
Eşcinsel olduğunu 1997’de oynadığı bir TV komedisinde canlı olarak açıklayarak bir ilk’e imza atan, ardından da ünlü TIME dergisine kapak olan Ellen DeGeneres’ın sözleri, üç yıldır “kocası” ile evli olan eşcinsel komşum David’in isyan dolu cümlelerini hatırlatıyordu:
“Bize ‘siz lezbiyensiniz, normal çocuk büyütemezsiniz’ diyorlar. Peki ben bir anne ve babayla büyüdümde ne oldu? Yine lezbiyen olmadım mı?...”
Toplantının son gününde 1996 tarihli “Evliliği Koruma Yasası”nı ele alan mahkemenin dokuz yargıcının çoğunluğu, Amerikan hukukunun “evlilik” kavramına nasıl baktığını temelden değiştirecek adımı atmaktan yana olduğunu ortaya koydu.
Dört liberal ve dört muhafazakar yargıç arasında ikiye bölünmüş olan mahkemede sonucu belirleyecek oyu elinde tutan yargıç Anthony M. Kennedy, konuşmasında sık sık “kimlerin evlenmiş sayılacağının federal güçlere değil, eyaletlere bırakılması gerektiği” temasını savundu.
Yargıç Kennedy, böylece, 1000’i aşkın federal yardım ve program desteğini sadece karşıt cinsten evlenenlere tanıyan 1996 tarihli yasanın bu bölümünü yürürlükten kaldırmak için diğer liberal yargıçlarla birlikte oy kullanmaya hazır olduğunun işaretini verdi. Oyu kilit önemde olan Kennedy’nin bu duruşu, eşcinsel evlilikleri destekleyenleri umutlandırdı.
Öncelikli olarak 9 eyalet etkilenecek
Bu yasayla getirilen yasağın yürürlükten kaldırılması halinde, eşcinsel evliliklere izin veren dokuz eyaletteki evli eşcinsel çiftlerin federal yardımlardan yararlanmasının önü açılmış olacak.
Siyasi görüşlerine göre ikiye bölünmüş olan mahkemenin liberal kanadına mensup dört yargıcı da, 1996 tarihli yasanın anayasaya uygunluğunu sorguladı. Bunlar arasında yeralan Yargıç Ruth Bader Ginsburg, yasanın sonuç itibarıyla “iki çeşit” evlilik yarattığını savundu ve bunlardan birini “tam evlilik”, diğerini ise “ bir çeşit az yağlı süt evliliği” olarak nitelendirdi.
Evliliğin tek tanımı
Eski başkan George W. Bush’un başsavcılığı görevinde bulunan ve yasayı Temsilciler Meclisi’ndeki Cumhuriyetçiler adına savunan Paul D. Clement ise, federal hükümetin tüm ülke çapında “evliliğin ne olduğu” konusunda tek bir tanım yapma hakkı bulunduğunu kaydetti.
Yıllar boyunca evliliğin geleneksel tanımını dikkate alan sayısız yasa çıkarıldığına dikkat çeken Clement, “Kongre, 1996 yasasını kabul ettiği zaman, tek bir eyaletin bile evlilik tanımına eşcinselleri de katması halinde bu yasaların da değiştirilecek olmasından endişe duyuluyordu. O nedenle Kongre’nin 1996’da söylemek istediği şey şuydu: Durun bir dakika. Burada bir ara verelim. Bu, çok eski bir kurumun yeniden tanımlanmasıdır.” dedi.
Yasanın özü
Yasa, eski başkanlardan Bill Clinton döneminde kabul edilmiş, ancak Clinton daha sonra yaptığı açıklamada yasayı imzalayarak hata yaptığını bildirmişti. “Evliliği Koruma” yasası, evli olan eşcinsel çiftlerin kadın ve erkekler arasındaki evliliğinin verdiği haklardan yararlanmalarını engelliyor. Bunların arasında miras, vergi kolaylıkları ve sağlık yardımları gibi konular bulunuyor.
Dünkü tartışmalar, mahkemenin, California eyaletinde 2008 yılında halkoyuyla yürürlüğe giren ve eşcinsel evliliği engelleyen “8. Öneri” adlı yasaya yapılan itirazı dinlemesinden bir gün sonraya denk geldi.
Mahkemenin görüşmeye aldığı dava, 2009 yılında eşi öldükten sonra “Evliliğin Korunması” yasası nedeniyle 350 bin dolar veraset vergisi ödemek zorunda kalan 83 yaşındaki eşcinsel Edith Windsor tarafından açılmıştı. Obama yönetimi Windsor’un davasında taraf olmayacağını 2011 yılında açıklayarak yasanın iptalini desteklediğini üstü kapalı olarak ifade etmişti.
Anayasa Mahkemesi’ndeki oturumlar nedeniyle yüzlerce eylemci Mahkeme binası önünde toplandı. Eylemciler arasında, davalardaki farklı görüşleri destekleyen karşıt gruplar yer aldı.
Mahkeme, eşcinsel evliliklere eşit haklar tanıyan bir yasanın önünü açarsa, bu kararla 1967 yılında 'ırklar arası' evliliğe izin veren dava sonucuyla karşılaştırılabilecek tarihi bir adım atmış olacak.
Sema Emiroğlu - BBC Türkçe
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder