19 Haziran 2013 Çarşamba

Gezi ruhu durarak geziniyor

Gezi Parkı boşaltıldı, ama Gezi ruhu gezintisine son sürat devam ediyor.

Bu ruhu anlamak için kıyılara yanaşmayanlar türlü komplo teorileriyle işi başka okyanuslara doğru çekedursun, Gezi eylemi orantısız bir zekayla kaldığı yerden sürüyor aslında.
Önceki gün duran adam’ı konuştuk mesela.
Taksim’in ortasında öylece durmaya başlamıştı.
Hiç hareket etmeden, konuşmadan, öylece, yerinde sabit...
Sonra vatandaşlardan biri onun böyle durmasına kıl oldu ve polise haber verdi.
Duran adama kıl olan adam kameralara şöyle diyordu:
“Öyle duruyor bir saattir, dedim bomba filan vardır üzerinde.”
Polisler gelip duran adamın üstünü başını aradı.

Duran adam hâlâ yerinden kıpırdamıyor, konuşmuyor, onlara da bakmıyordu.
Duran adam eylemi herkesi öyle etkiledi ki, bir anda onun gibi başka adam ve kadınlar da kendi sokaklarında durmaya başladı! Ve durduk yere durmuş fotoğraflarını sosyal medyada paylaştılar.
Galiba bu başlangıç. Önümüzdeki günlerde bunun gibi başka yaratıcı eylem biçimleri ortaya çıkacağı kesin.
Tüm bu eylemler karşısında güvenlik güçlerinin aklına gelen tek şey ise hep gözaltı oluyor.
İyi de hangi gerekçeyle? Bir insan durmak istiyorsa durur.
Ama işte durmak geriye kalanlar için en acayip tehdit.
Çünkü: Herkes sokakta hızlı hızlı yürürken biri duruyor.
Çünkü: Herkes sokakta hızlı hızlı konuşurken biri konuşmuyor, sabit bir şekilde sadece bakıyor.
Dolayısıyla duran kişi dikkat çekiyor. Diğerlerini de etkiliyor.
“Niye duruyor ki?” diye soruyorlar.
Yolda bir kaza olunca herkes kafasını aynı yöne çevirip hiçbir şey yapmadan bakar ya, aynı şekilde herkes duran kişiyi dikizlemeye başlıyor.
“Neden durdu, neden? Neden?” sorarak...
Çünkü: Durmak insanların kafasını karıştırıyor.
Dolayısıyla, tam da Bienal’lik olan bu eylemi yapmış ilk duran adama bin tebrik.
Zincirleme bir duygu fırtınasını ironik bir şekilde hiçbir şey yapmadan tetiklediği için...

Bunlar gerçekten uygulanabilir mi

Onur Baştürk - Hürriyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder